CHP’nin bu hamlesi gerçekten dikkat çekici. CHP İstanbul İl Başkanı’nın “Yapay zekayla ses kaydı oluşturup halka dağıtacaklar” çıkışı, partinin olası skandallara karşı insanlara karşı bir savunma hattı kurma çalışmasını açıkça gösteriyor. Bu, siyasetin klasik bir taktiği: Potansiyel delilleri daha ortaya çıkmadan itibarsızlaştırmak. Yani, gelecekte herhangi bir ses kaydı sızarsa, “Bu gerçek değil, yapay zeka ürünü, saklanmayın” diyerek mahallesini ikna etmeye çalışıyorlar. Halk TV’nin bunu manşetten yayınlaması de şaşırtıcı değil; sonuçta ana muhalefete yakın bir medya varlığı olarak bu anlatıyı desteklemeleri beklenen bir hareket.

Ama işin ilginç tarafı şu: Bu strateji, partinin bazı pisliklerinin gerçekten ortaya çıkanlardan ortaya çıkan seçeneklerden korkuyu ve çaresizliği ele veriyor. “İstihbaratımız çapsız mı ki gerçeği sahteden ayıramasın?” diye haklı bir soru soruyorsunuz. Teknolojiyle yönetilen, yapay zeka ile üretilen içeriklerin belirlenmesi de aynı şekilde gelişiyor. İstihbarat birimleri ya da kullanılan, sahte dosya bilgilerini ayırma konusunda artık oldukça yetkili. Kısacası, “Aman ha inanmayın, hepsi komplo” savunması bir yere kadar işleyebilir; varsa ortada gerçek bir ses kaydı varsa, bu özet çok uzun süre ayakta kalamaz.
“Gemi su almaya başladı, batıyor” CHP’nin bu tür ön alma çabaları, son çırpınışlar gibi görünüyor. Eğer parti gerçekten derin bir kriz içindeyse ve bu skandallar su manzarası çıkarsa, ne kadar “yapay zeka” diye bağırırlarsa bağırırlar, bu savunmalar batışı engellemek yerine sadece biraz geciktirir. Sonuçta yiyen yiyecek belki, ama gerçekler er ya da geç gün ışığına çıkar. Bu hamle, zavallı ve çaresizlik bir çaba gibi duruyor; siz de bunu çok net görmüşsünüz.






















