Gece ve Kar
Aynada kendimi görür gibiyim; saçlarım gece, akları kar. Vakit sabaha karşı; ölüm şafak, bir başka aleme uyanır gibi. Üşüyen bir kuş misali kalbim; yarin penceresine konmuş umut gibi. Yaş 55, kar tanelerini saymaya çabalayan çocuk neşesi gibi ömrüm. Biliyorum, bütün kardan adamlar benim hayalim; bir çocuğun mevsim oyuncağı gibiyim. Bir de bembeyaz ve tertemiz kelimelerim var; her evin kapısına yağan sır gibi. İşte öyle bir şehir hikayesi benimkisi; gece yarısı parkta donup ölmüş bir yetimin son duası gibi. Kartpostallar vardı eskiden; kar beyazı, gelin duvağı ürkekliğinde resmedilmiş; işte öyle pulsuz gönderilmiş mektup gibiyim bu vakitte. Gece ve kar; ilki günahlarım ve kendisiyle gelen dua gibi; lapa lapa göz yaşlarıyla gökten inen.
( “Bu saatte uyku tulumunda huzursuz fakat titrek dudaklarda duaya yatalak kalmışlar için” Filiminden.)


[ad_2]






















