Yayıncı: Analiz Vakti Özel Haber Yayın Tarihi: 2025-08-06
Gazze ve Batı Şeria’da günlerdir süren saldırılar, kadın-çocuk demeden can alıyor. Dünya sessiz, insanlığın vicdanı esir alınıyor.
Gazze ve Batı Şeria’da siyonist işgalci İsrail’in yürüttüğü saldırılar, kadın ve çocukların kanıyla beslenen bir vahşete dönüşmüş durumda. İnsanlık bu büyük felaketin karşısında hâlâ sessizliğini koruyor. Sokaklar bombaların gölgesinde, açlık ve korkunun pençesinde. Filistin halkı yok edilmek istenirken, dünya “barış” adı altında sessiz bir tasfiye planına seyirci kalıyor.
Kan ve Gözyaşı Dolu Günler
Son haftalarda Gazze’den yükselen her duman, çocuk çığlıklarıyla birleşiyor. Hastaneler yıkılmış, okullar hedef alınmış, sivil evler enkaza dönüşmüş durumda. İsrail güçleri, “güvenlik operasyonu” adı altında sistematik bir kıyım yürütüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre son bir ayda binlerce kadın ve çocuk hayatını kaybetti, on binlercesi yaralandı.
Uluslararası Sessizlik: Dünya Ne Bekliyor?
“İnsanlık düşmanı caniler kadın-çocuk demeden katliam yaparken, dünya daha neyi bekliyor?” sorusu Filistin sokaklarında yankılanıyor. Uluslararası toplumun sessizliği, saldırganlara cesaret veriyor. Fransa, İngiltere, Kanada gibi ülkeler “Filistin’i tanıyoruz” derken, gerçekte Filistin topraklarını yok etmenin altyapısını hazırlıyor.
“Devlet” adı veriliyor ama toprak yok. “Barış” diyorlar ama insanlar açlıktan ölüyor. “Çözüm” vaat ediyorlar ama direnişi yok etmek istiyorlar.
Bir İşgalden Fazlası: Küresel Tasfiye Planı
Bu artık sıradan bir işgal değil, küresel bir tasfiye planıdır. İsrail’in asıl hedefi Gazze veya Batı Şeria değil, insanlığın vicdanıdır. Filistinlilerin tarih sahnesinden silinmesi için masa başında oyunlar oynanıyor. Trump gibi siyasetçiler, Batı Şeria’yı ilhak planına “egemenlik” süsü vermeye hazırlanıyor.
İsrail’in efendileri açıkça konuşuyor: Batı Şeria’yı ilhak edeceğiz. Gazze’yi turistik bir sahil kasabasına çevireceğiz. Direnişi tamamen yok edeceğiz. Fakat unuttukları bir hakikat var: Filistin masa başında doğmadı, imzalarla teslim olmaz.
Filistin’in Direniş İradesi
Yıkılan evlerden, bombalanan sokaklardan yükselen bir hakikat var: Toprak tanklarla alınmaz. Halk aç bırakılarak yenilmez. İnanç bombalarla gömülmez. İsrail’in bütün vahşetine rağmen Filistin halkı teslim olmuyor. Çünkü Filistin için savaş yenilince değil, vazgeçince kaybedilir.
Sözde Çözümler, Gerçekte Tuzaklar
Batılı güçlerin “Filistin devletini tanıma” girişimleri büyük bir aldatmacadan ibaret. Uluslararası diplomasi, Filistinlileri tarihten silmenin ön hazırlığını yapıyor. “Tanıyoruz” dedikleri Filistin, topraksız ve halkı açlığa mahkûm edilmiş bir ülke olacak.
Bu aldatmacaya karşı Filistin halkı direniyor. Çünkü onlar biliyor ki özgürlük, masalarda değil, sokaklarda verilen bir mücadelenin sonucudur. Adalet, işgalcinin izniyle değil, işgalin sona ermesiyle gelir.
Dünyaya Çağrı: Sessizliğinizi Bozun
İnsanlık bu vahşete sessiz kalmaya devam ettikçe, Filistin’deki her çocuk ölümü tüm insanlığa işlenmiş bir suçtur. Uluslararası toplum, sessizliğiyle bu suça ortak oluyor. Dünyanın her köşesinde insanlar, bu zulme karşı ayağa kalkmalı, adalet talep etmelidir.
Filistinli çocukların açlıktan öldüğü, bombaların altında can verdiği bir dünyada insan hakları, özgürlük ve adaletten söz etmek anlamsızdır. Siyonistlere anladıkları dilden cevap verilmedikçe, bu vahşet durmayacak.
📣 UZMAN GÖRÜŞLERİ
Dr. Selim Karahan – Ortadoğu Uzmanı: “İsrail’in uyguladığı politikalar bir işgalin ötesinde, sistematik bir tasfiye planıdır. Uluslararası toplum, bu duruma sadece sözlü kınamalarla değil, somut yaptırımlarla karşılık vermelidir.”
Prof. Leyla Aydın – İnsan Hakları Hukukçusu: “Gazze’de yaşananlar açıkça savaş suçudur. Çocukların açlıktan ölmesine seyirci kalmak insanlık suçuna ortak olmaktır.”
Gazze’nin yerle bir edilen sokaklarından yükselen direnişin mesajı nettir: Toprak teslim olmaz, halk teslim olmaz, inanç teslim olmaz. Filistin, masa başında kaybedilmeyecek kadar hakikidir. Dünya, bu vahşete göz yumdukça insanlığın vicdanı kanamaya devam edecek.
























