✍ Yazar: Servet Hocaoğulları
Türkiye’de kültür alanındaki politikaların eksikliği ve kültür-sanat dünyasının karşılaştığı sorunlar gündeme taşınıyor. Kültür-Turizm Bakanlığı neden ilerleme kaydedemiyor? Ajansların rolü ne?
Kültürün Politik Malzeme Olamayışı
Türkiye’de “Kültür” bir “Politik malzeme” veya “İktidar sermayesi” değildir. Ne Belediye başkanı, ne Milletvekili ne de Cumhurbaşkanı kültür alanındaki fikir, aksiyon, proje sebebiyle tercih edilmez. Hatta Türk seçmenin oy verirken aklının ucundan kültüre dair bir şey geçmez!
Bu nedenle Kültür-Turizm Bakanlığı bir “Politik enstrüman” değildir. Seçmenin hesap sorma listesinde de kültür adına bir gündem yoktur.
Bakanlığın Algısı: Nesneleşmiş Kültür ve Yüksek Eğlence
Bakanlığın “Kültür Politikası”ndan anladığı sadece iki etkinlik vardır: Turizme hizmet eden nesneleştirilmiş kültür ve halk için yüksek eğlence etkinlikleri.
Oysa bir bakanlık mekanizması, politika üretmeli, standartlar getirmeli, kültürel kodları yasal güvence altına almalı ve kültür-sanat-düşün insanlarını keşfetmeli, etkinleştirmeli ve yüceltmelidir.
Tekerlek Yerine Tekerleme
Birçok sebeple Türkiye’de kültür “tekerlekler” üzerinde değil, “tekerleme” üzerindedir. Bu nedenle mesafe alınamaz; tekrar tekrar aynı döngüye girilir ve bu döngü “gelenek” diye pazarlanır. Bakanlık, dört mevsim yazdaymış gibi “Siesta modunda” çalışır.
Türkiye’de bir de bitmeyen tartışma vardır: Kültür ve Turizm Bakanlığı ayrılsın mı, birlikte mi kalsın? Bu tartışmanın arkasında esasen istihdam ve kariyer mücadeleleri vardır. Çünkü yıllardır bakanlığın yaptığı, ödüller ve etkinliklerle popülizmi beslemekten ibarettir.
Ajansların Yükselişi ve Taşeron Kültür
Rahmetli Özal döneminde tanıştığımız ve AK Parti döneminde altın çağını yaşayan “Ajanslar”, bakanlığın kültür politikalarında belirleyici aktör haline geldi. Devletin kültür aklının bu ajanslara bırakılması, “MİT’i taşerona devretmek kadar stratejik bir gaflet” olarak nitelendiriliyor.
Ajanslar, “en kolay organize edilen, en çok para getiren” konser, sergi, gezi, söyleşi gibi etkinliklere odaklanıyor. Kültür-sanat dünyasındaki pek çok isim de ajansların “kast kataloğunda” yer kapmak için çabalıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kültür Alanındaki Sitemi
CB Sayın Erdoğan, defalarca “kültür alanında istenilen noktaya gelinemediğini” dile getirdi. Ancak bu öz eleştiriler 15 yıldır bir değişim yaratmadı.
Bunun başlıca üç sebebi öne çıkıyor:
- Kültür turizme tabi oldu, “otel kültürü” içinde eritildi.
- Kültür insanları, ihale alan ajansların kast ekibine dönüştü.
- Bakanlık, kabinenin dinlenme odası gibi görüldü; en sık değişen bakan adresi oldu.
Yine Ayrılma Tartışmaları ve Tekerleme Döngüsü
Bugün yeniden Kültür ve Turizm’in ayrılması gündemde. Ancak bu tartışma da “tekerleme” çarkında dönüp duruyor. Kulislerde, bakanlık beklentisi içinde terleyen kültür insanları da bu döngünün bir parçası haline geliyor.
Son Söz: “Kumaş Bu” mu, Masadaki Kumaşlar mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kumaş bu!” dediği söylense de, yazara göre sorun kumaşta değil, masaya getirilen kumaşlarda. Kültür politikası doğru mekanizmaya kavuşmadıkça, Türkiye’de kültür alanında gerçek bir ilerleme sağlanamayacak.






















