23 yıllık Recep Tayyip Erdoğan liderliği, Türk siyasetinde hem başarıların hem de eksikliklerin gölgesinde derin izler bıraktı. Ancak bu süreçte muhalefetin hazırlıksızlığı ve “beleşçi” politikacıların varlığı, seçmenin umutlarını gölgeliyor.
Muhalefetin 23 Yıllık Beceriksizliği
23 yıl, bir siyasi hareketin değişim için yeterli bir süre. Ancak muhalefet, bu süreçte Erdoğan’ı devirecek bir vizyon, model ya da umut ortaya koyamadı. “Erdoğan bıraksın!” demek dışında bir yol haritası sunamayan muhalefet, adeta bir “beleşçi” siyaset anlayışıyla hareket ediyor.
23 yıldır bazı muhalefet partileri yerel yönetimlerde iktidar. Peki, bu süreçte neden tek bir model ya da umut vaat eden proje üretilemedi?
AK Parti’nin Gölgesindeki “Yeni Muhalefet”
AK Parti’nin başarılarını sahiplenen ancak hatalarını reddeden “yeni muhalefet” partileri, bireysel kariyer hırslarını “Erdoğan karşıtlığı” ile örtmeye çalışıyor. Bu söylemler, muhalefeti bir “magazin” sahnesine çeviriyor ve seçmende güven kaybına yol açıyor.
“Erdoğan’ın liderliği, Türk siyasetinde sosyolojik bir dönüşümün önünü açtı. Ancak bu dönüşümü okuyamayanlar, siyaseti sadece Erdoğan’ın varlığına indirgiyor.”
– Siyaset Analisti
Erdoğan’ın “Beleşçi” Tespiti ve AK Parti İçi Gerçekler
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “beleşçi politikacılar” yakıştırması, sadece muhalefeti değil, AK Parti içindeki bazı isimleri de hedef alıyor. Erdoğan, “metal yorgunluk” ve “kibirli davranışlar” ile tarif ettiği bu kesimlerin partiyi ticarethaneye çevirdiğini düşünüyor. AK Parti seçmeni ise bu “beleşçilerin” partide hâlâ etkili olmasından rahatsız.
Seçmenin Öfkesi ve “Politik Cinnet”
Erdoğan’a oy vermeyen kesim, artık “politik cinnet” ve “tatminsizlik” arasında sıkışmış durumda. İmamoğlu, Yavaş ya da Özel fark etmiyor; bu kesim için tek hedef “Erdoğan’sız bir Türkiye”. Ancak seçmen, İmamoğlu gibi isimleri “kahraman” değil, “beleşçi” olarak görüyor. Öte yandan, AK Parti’nin kurucu emektarları da “beleşçi” tuzaklarından dolayı kırgın ve kaygılı.
Seçmenin en sevmediği politikacı tipi: Beleşçi huylular. Ancak öfke, beleşçileri bile sahiplenecek kadar büyük.
Özgür Özel’in “Profesyonel Beleşçiliği”
CHP lideri Özgür Özel, “Kontrol bende” diyerek İmamoğlu ve Yavaş’ı saf dışı bırakıp “sembolik bir cumhurbaşkanı adayı” fikrini ortaya attı. Bu hamle, Türk siyasetindeki “beleşçilik” tarihine yeni bir sayfa ekliyor.
Erdoğan Sonrası İçin Ne Eksik?
23 yılın sosyolojik etkisi, Türk siyasetinde yeniye alan açıyor. Ancak bu yeniyi inşa edecek fikir, aksiyon ve proje eksikliği, muhalefetin en büyük handikabı. Erdoğan sonrası için yol haritası sunamayan, sadece dijital platformlarda “afra-tafra” ile var olanlar, seçmenin ve tarihin muhatabı olmaktan uzak.
“Hayatın nefesini Erdoğan’ın nefesi sananlar, Türk siyasetinin sosyolojik dönüşümünü göremiyor.”
– Toplum Bilimci
Sonuç: Seçmen Ne İstiyor?
Seçmen, ne Erdoğan’ın yakasından düşmeyen AK Parti içindeki beleşçileri ne de muhalefetin vitrin bahanelerini istiyor. Gerçek bir vizyon, sahada varlık ve geleceğe dair umut arıyor. Türk siyasetinin “beleşçi” huyundan kurtulması, sadece Erdoğan’ın değil, tüm aktörlerin sorumluluğu.


















