Halk, Devleti Dedikodu ile Teslim Alabilir mi?
Ruh(sal) Hasta(sı) Sosyal Medya Fenomenleri Paralel Devlet mi?
- İktidarın Dezenformasyonla İmtihanı-
ABD/CIA ve TSK/Deniz Kuvvetleri/Gölcük ( Ekibi) iş birliği ile Türkiye’de ilk defa uygulanacak bir operasyon için mutabakata varırlar: Sahte Dijital Evrak Üretme / Sahte E-İmzalı yazışmalar / Sahte sosyal medya konuşmaları / Montajlanmış tapeler. Bu mutabakattan amaç ne? Refahyol hükümetini düşürmek! Düşürdüler!…
ABD/CIA direktörlüğünde “hükümeti düşürmek”i başarmış olan TSK içindeki bu iş birlikçi ekip; yine CIA tarafından aynı yöntemlerle bu sefer “Ay Işığı-Balyoz-Ergenekon” etkitetli operasyonlarda tasfiye edildiler. Yani CIA’den sahte dijital evrak-tape eğitimi alan ekip yine aynı yöntemler TSK içinden tasfiye edildiler.
Refah yol hükümetini düşürme ( 28 Şubat süreci) ve Ergenekon davalarında bu sahte dijital evrak-tape üretme asistanlığı yapmış bir yapı vardı: FETÖ
17-25 Aralık operasyonundan 15 Temmuz gecesine kadarki süreçte FETÖ bu yöntemi ( CIA rehberliğindeki eğitimle) kullandı. Şimdi FETÖ’nün iddiası: CIA aynı yöntemle onları tasfiye ediyor.
Nitekim Devlet öğrendi-gördü ki; MİT-BAKANLIKLAR dahil tüm resmi kurumların Yazılım-Altyapı-Kamera-Bilgisayar Ağı aslında CIA’ye bağlı çalışıyor. Nitekim MİT-Bakanlıkların binaları hızla farklı yerlerde inşa edildi ve genel kontrol devlette olacak şekilde yapılandırıldı. Temel strateji “Sahte Dijital evrak-tape üretme” saldırısını ( Siber saldırılar dahil) engellemek; Mümkünse en aza indirgemek, Olanı da yakalamak, bertaraf etmek, yargıya vermek….
Büyük oranda başarılı oldu Devlet. Fakat Devlet bir şeyi unuttu: Halk! Evet, Halk!
Çünkü sahte dijital evrak-tape üretme becerisi halkın içine de yerleştirilmişti. Yani halk bir yolla bu sahteciliğe bulaştırıldı. Devletin CIA ile baş etmesi olası: Çünkü çok teknik bir takip ve operasyonla CIA tezgahlarını kontrol mümkün! Fakat Halkı kontrol etmek neredeyse imkansız!
Nitekim 15 Temmuz gecesinden bu yana sahte dijital evrak-tape üreten bizzat halkın içinden ve İktidar ne bu konuda tedbir aldı ne de operasyon yapabiliyor. Hatta “Cahilce” bir yöntem kullanıyor: “Bu dezenformasyon!….”
Devlet/İktidarın “Bu dezenformasyon!….” demesi veya “Sosyal Medyada olup-bitene itibar etmeyin! resmi açıklamayı esas alın!” çağrısı; sahte dijital evrak-tape üretme karşısında “Cahilce” bir duruş. Özellikle “Cahilce” diyorum Çünkü gerçekten halkın (içinden) üretilen sahte dijital evrak-tape karşısında tedbirsizlik ve süreci yöneteme ancak bu “teşhis kavramı” olarak ifade edilebilir.
Her gün milyonlarca insan ( Dolayısıyla halkın hatırı sayılır bir kesimi) sahte dijital evrak-tape-yazışma üretiyor; kurgusal senaryolardan oluşan “Kanalıma hoş geldiniz!” diyerek ağını atıyor; Ne düğü belirsiz binlerce insan “Sokak Röportajı” adı altında sosyal provakasyon üretiyor; Şöhret budalası ve çoğu ruh hastası tipler ( Diyanet mensubu, MEB mensubu, STK yöneticisi… v.s.) İktidarın cevap vermek zorunda kaldığı hezeyanları boca ediyor; Ve neredeyse her gün iktidar ve muhalefet medyası halk tarafından üretilmiş bu sahte dijital evrak-tape-video üzerinde gündem-analiz adı altında tepiniyor.
“sosyal medyada çok dolaşan!…” denilerek; veya adli bir soruşturmada savcıya ifade veren kişinin “şu cümlesi…” denilerek; bizzat halk(ın ezici çoğunluğu) CIA’ye ye taş çıkartacak etkide sahte dijital evrak-tape-video-onlıne yazışma üretiyor…
İktidar “Bu dezenformasyon!” diyerek veya “Sosyal Medyayı esas almayın!” çağrısı yaparak işin içinden çıkılmaz süreçlerde boğuluyor.
“Sahte diploma” soruşturması, eski bir soruşturma olmasınının yanında, neredeyse diplomalı herkesi “şaibeli toplum” algısı içinde iktidara operasyona çekecek şekilde ele alıp işliyor; 24 saatte bizzat halk yüzbinlerce skeç-video çekip akla zarar her türlü devletle alay-istihza-aşağılama ürününü sosyal medyada etkinleştiriyor…
On binlerce insan “Bununda diplomasi sahte!” diyerek on binlerce ismi liste olarak dolaştırıyor!….
Yani “CIA bu performans karşısında halt etmiş!…” dedirtecek ve bizzat halk tarafından kendi devletine yönelik ( sırf iktidar düşmanlığı ve muhalif olmanın dayanılmaz zevki ile) boca ediyor!
İktidar bu büyük problem karşısında “Bunlar dezenformasyon; sosyal medyada dolaşanlara itibar etmeyin!…” diye işin içinden sözde informatik olarak çıktığını-çıkacağını sanıyor!
Binlerce Youtuber soytarı kendi kanalında her türlü sahte yorumla resmi kurumların hepsini hedef gösterip kamu çalışanların diplomasının sahte olduğunu iddia ediyor; işin eğlencesini de yapıyor…. Fakat 24 saat içinde Adalet bunları “Gel bakalım; isim veriyorsun! Açık adres hedef gösteriyorsun! Belgeleri alalım!” demiyor!
Neden?
Çünkü bu sahte dijital evrakları-videoları-tapeleri-yazışmaları- yapay zeka destekli kurgusal görselleri üreten bizzat halk!
O zaman devletin önünde iki seçenek var.
Devlet ya “Halk bu! Eğleniyor!” deyip işi eşek şakasına vuracak!
Çünkü “Seçim var! Oy veriyor bu halk! Aman!…” diyecek.
Veya Devlet devlet oluşuna yakışır şekilde bunu yasal-sistemli-takipli çözecek! Haber alma özgürlü ile sahte dijital evrak-tape-video üretme ayrışacak!
İktidar, iktidarda kalmak adına; muhalefet de iktidarı devirmek adına; Halkın ( sahte dijital üretim içinde olanları kastediyoruz) bu sahte dijital evrak-tape-video üretmesine “Halk bu! eğleniyor!” diye bakarsa; CIA’nin artık en büyük partneri bizzat halk olmuş demektir!…
Bu arada her olup biteni FETÖ’ye bağlamak da bizzat bu sahte dijital evrak-tape-video düzenleyenlerin ( Halkın hatırı sayılır bir kesimi) kurnazlığı! FETÖ’nün aktif olduğu doğru da; Halkın içinden artık milyonlarca kişiye ulaşmış bu her kese, istediği operasyonu çeken duruma ne diyeceğiz!
“Halk bu! Eğleniyor işte!” mi diyeceğiz!
Bu nasıl bir ahmaklıktır!






















