Darbe Girişimi Sınırları Aştı
15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe girişimi yalnızca Türkiye’nin iç gündemini değil, uluslararası siyaseti de yakından etkiledi. Türkiye’nin NATO üyesi olması, Avrupa ile güçlü ekonomik bağlara sahip bulunması ve bulunduğu coğrafyanın stratejik önemi nedeniyle dünyanın birçok ülkesi gelişmeleri saat saat takip etti.
Başkentlerden peş peşe açıklamalar gelirken, diplomatik temaslar hız kazandı. Birçok ülke, Türkiye’deki anayasal düzenin korunması gerektiğini vurgularken, bazı açıklamaların zamanlaması ve içeriği uzun süre tartışıldı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin İlk Açıklamaları
Darbe girişiminin ilk saatlerinde Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, taraflara itidal çağrısında bulunan açıklamalar yaptı.
İlerleyen saatlerde ise seçilmiş hükümete destek mesajları verildi ve Türkiye’deki demokratik kurumların korunmasının önemine dikkat çekildi.
Ancak darbe girişiminin ardından en çok tartışılan konulardan biri, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in uzun yıllardır ABD’de yaşıyor olmasıydı.
Türkiye, Gülen’in iadesi için resmî başvurular yaptı. ABD ise iade sürecinin kendi hukuk sistemi çerçevesinde değerlendirileceğini açıkladı.
Bu konu, iki ülke ilişkilerinde uzun süre gündemde kaldı.
Avrupa Birliği’nin Yaklaşımı
Avrupa Birliği kurumları ve birçok Avrupa ülkesi darbe girişimini kınayan açıklamalar yaptı.
AB yetkilileri;
- anayasal düzenin korunması,
- demokratik kurumların desteklenmesi,
- hukuk devleti ilkelerinin gözetilmesi
gerektiğini vurguladı.
İlerleyen dönemde OHAL uygulamaları ve yargı süreçleri de Avrupa kurumlarının değerlendirmelerine konu oldu.
Bu nedenle Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde zaman zaman görüş ayrılıkları yaşandı.
NATO’dan Mesajlar
Türkiye’nin NATO üyesi olması nedeniyle ittifak da gelişmeleri yakından takip etti.
NATO Genel Sekreterliği tarafından yapılan açıklamalarda;
- demokratik kurumlara destek,
- anayasal düzenin korunması,
- Türkiye’nin güvenliğinin önem taşıdığı
ifade edildi.
Darbe girişiminin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nde yaşanan personel değişiklikleri, NATO görevlerinde de çeşitli idari düzenlemeleri beraberinde getirdi.
Rusya’nın Tutumu
Rusya, darbe girişimini yakından izleyen ülkeler arasında yer aldı.
Moskova yönetimi, Türkiye’deki anayasal düzenin korunmasına yönelik açıklamalar yaptı.
15 Temmuz’dan sonraki süreçte Türkiye ile Rusya arasındaki diplomatik temasların hız kazandığı ve iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni bir döneme girdiği değerlendirildi.
Orta Doğu Ülkelerinin Açıklamaları
Orta Doğu’daki birçok ülke de darbe girişimine ilişkin mesajlar yayımladı.
Bazı ülkeler seçilmiş hükümete açık destek verirken, bazı ülkeler ise gelişmeleri dikkatle izlediklerini belirten açıklamalar yapmakla yetindi.
Bölgesel güvenlik dengeleri açısından Türkiye’deki gelişmeler, komşu ülkeler tarafından da yakından takip edildi.
Birleşmiş Milletler’in Değerlendirmesi
Birleşmiş Milletler yetkilileri, Türkiye’deki gelişmeleri izlediklerini açıkladı.
Yapılan değerlendirmelerde;
- şiddetin sona ermesi,
- demokratik düzenin korunması,
- hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlı kalınması
gerektiği ifade edildi.
Fetullah Gülen’in İadesi Tartışmaları
15 Temmuz sonrasında uluslararası gündemin en önemli başlıklarından biri Fetullah Gülen’in iade süreci oldu.
Türkiye, hazırlanan dosyalar kapsamında ABD makamlarına çok sayıda belge sundu.
Ankara, Gülen’in darbe girişimiyle bağlantılı olduğu yönündeki değerlendirmelerini diplomatik kanallardan iletti.
ABD makamları ise iade taleplerinin kendi yargı sistemi tarafından incelendiğini belirtti.
Bu süreç yıllar boyunca iki ülke arasındaki ilişkilerde tartışılan başlıklardan biri olmayı sürdürdü.
Yurt Dışındaki FETÖ Yapılanmaları
15 Temmuz sonrasında Türkiye, yalnızca ülke içinde değil, yurt dışında faaliyet gösterdiği değerlendirilen FETÖ bağlantılı okul, vakıf ve kuruluşlara ilişkin de diplomatik girişimlerde bulundu.
Bazı ülkeler bu kurumlara yönelik farklı kararlar alırken, bazı ülkelerde ise faaliyetler devam etti.
Bu süreç, Türkiye’nin dış politika gündeminde önemli yer tuttu.
Uluslararası Medyanın Yaklaşımı
Darbe girişimi dünya basınında geniş yer buldu.
Uluslararası medya kuruluşları;
- İstanbul ve Ankara’daki gelişmeleri,
- TBMM’nin bombalanmasını,
- halkın sokaklara çıkmasını,
- güvenlik güçlerinin müdahalesini
anbean takip etti.
Farklı yayın organlarının olayları değerlendirme biçimleri ise ülkeden ülkeye değişiklik gösterdi.
Diplomaside Yeni Dönem
15 Temmuz sonrasında Türkiye’nin güvenlik politikaları kadar dış politika öncelikleri de yeniden şekillendi.
Terörle mücadele, istihbarat paylaşımı, uluslararası adli iş birlikleri ve diplomatik temaslar daha yoğun şekilde gündeme geldi.
Türkiye, darbe girişimiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşlara ilişkin uluslararası alanda çok sayıda girişimde bulundu.
Küresel Etkileri Devam Eden Bir Olay
15 Temmuz darbe girişimi yalnızca Türkiye’nin iç meselesi olarak kalmadı.
Uluslararası hukuk, diplomasi, güvenlik ve terörle mücadele alanlarında etkileri yıllarca süren bir gelişme olarak dünya siyasetindeki yerini aldı.
Aradan geçen yıllara rağmen darbe girişimi, Türkiye’nin dış ilişkilerinde referans verilen önemli olaylardan biri olmaya devam ediyor.
Bir Sonraki Bölümde
Serimizin dokuzuncu bölümünde;
15 Temmuz yargı sürecinin perde arkası ele alınacak.
- Çatı Davası,
- Akıncı Üssü Davası,
- Boğaziçi Köprüsü Davası,
- TRT Davası,
- Yargıtay kararları,
- İstinaf süreçleri,
- Deliller ve mahkeme kararları,
ayrıntılı biçimde incelenecek.






















