Yazar: Servet Hocaoğulları
İYİ Partinin Anatomisi: Milliyetçilikten Marjinalleşmeye Uzanan Yol
Milliyetçilik, tarih boyunca halkın kendisini yüceltme aracı olarak varlığını korudu. Ancak son yıllarda Türkiye siyasetinde “milliyetçilik” adı altında gelişen bazı siyasi hareketler, bu temel çizgiden kopuş sinyalleri veriyor. Bu bağlamda en dikkat çekici örneklerden biri İYİ Parti olarak öne çıkıyor.
Milliyetçilik Neden Marjinalleşmez?
Milliyetçilik, doğası gereği halkın kendini yüceltmesini sağlayan bir ideolojidir. “Toplumsal fıtrat” dediğimiz bu olgu, din, dil ve kültürel değerler üzerinden halkın birlik duygusunu pekiştirir. Dolayısıyla milliyetçilik, normal şartlar altında marjinalleşmeye kapalıdır.
Ancak, zaman zaman “aşırı milliyetçi” ya da “kafatasçı” gibi ithamlar kullanılarak milliyetçilik saptırılmak istenir. Teorik olarak bile halkın kendi yücelişine karşı bir hareketin uzun süre varlığını koruması imkânsızdır. Bu girişimlerde bulunanlar tarih boyunca halk tarafından tasfiye edilmiştir.
İYİ Parti: Marjinalleşmeye Giden Yol
İYİ Parti’nin siyasi yolculuğu, “Milliyetçilikten kopuş” ve “öteki üretimi” gibi iki ana hata üzerinden değerlendirilebilir. Bu iki etken, partinin halk nezdinde marjinalleşmesine zemin hazırlıyor.
1️⃣ Kopuş: Halkın Demokratik Siciline Saldırı
Milliyetçilik, halkın demokrasi yoluyla kendini yüceltmesini esas alır. Ancak İYİ Parti, AK Parti’nin 25 yıllık iktidar sürecini “hırsızlık ve Türk düşmanlığı tarihi” şeklinde hedef alarak halkın tercihlerine hakaret eden bir dil kullanıyor. Bu yaklaşım, milliyetçiliğin ruhuna aykırı bir kopuş yaratıyor.
Ayrıca, İYİ Parti lider kadrosu, milliyetçiliği ulusalcılıkla eşitleyerek büyük bir stratejik hata yapıyor. Ulusalcılıkta esas olan “devletin kendini yüceltmesi”dir, bu da halkın kendini yüceltme sürecinden sapmaya neden oluyor. CHP’nin geçmişte düştüğü bu tuzak, İYİ Parti’nin de karşısına dikilmiş durumda.
2️⃣ Öteki Üretimi: Ayrıştırıcı Dilin Tehlikesi
Milliyetçilik tarih boyunca sadece Türk ve İslam düşmanlığını “öteki” olarak tanımladı. Fakat ulusalcı bir bakış açısına kayan İYİ Parti, bu çerçeveyi genişleterek Kürtleri bile belirsiz bir öteki konumuna sürükleyebilecek söylemler kullanıyor.
“PKK ile masaya oturmayız” çıkışı, teröre karşı net bir duruş gibi görünse de “Terörsüz Türkiye için başka çözüm önerisi” sunamaması, halkın beklentisini boşa çıkarıyor. Bu eksiklik, partiye “marjinalleşme riski” olarak geri dönüyor.
Stratejik Fırsatlar ve Kaçırılan Avans
İYİ Parti, kurulduğu ilk yıllarda halktan büyük bir “parti avansı” aldı. Bu destek, parti liderlerinin kişisel karizmalarından ziyade, halkın alternatif arayışından kaynaklandı. Ancak bu avans doğru yönetilemedi. TBMM’deki kritik komisyonlarda alınan kararlar, halkın beklentilerini karşılayamadı.
Özellikle “Terörsüz Türkiye” konusundaki tavır, partinin gelecekte “dernekleşme riski”ne sürüklenebileceğinin sinyalini veriyor. Bu durum, seçmenin yeni alternatifler aramasına neden oluyor.
Sonuç: “Sonu İYİ Olmadı” Notuna Doğru
İYİ Parti, milliyetçiliği ulusalcılığa indirgeyerek ve halkın demokrasi siciline saldırarak kendi eliyle marjinalleşme sürecini hızlandırıyor. Eğer parti bu stratejik hatalardan dönmezse, ilk seçimlerde ciddi bir oy kaybı yaşayabilir.
Bugün gelinen noktada, İYİ Parti için en büyük tehlike “lider krizi” değil, milliyetçilik çizgisinden koparak halk desteğini kaybetme tehlikesidir. Halkın verdiği avans hâlâ duruyor, ancak başka adreslere kayma ihtimali giderek güçleniyor.






















