1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Devlet Neden CHP’yi Dizayn Ediyor?Mutlak Butlan Neden “Gelecek”!

Devlet Neden CHP’yi Dizayn Ediyor?Mutlak Butlan Neden “Gelecek”!

featured
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP 38. Olağan Kurultay’ı açılış konuşmasını gerçekleştirdi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na, eşi Sayın Selvi Kılıçdaroğlu da eşlik etti. (Fotoğraf: Alp Eren Kaya)
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklamı kaldır

Devlet Neden CHP’yi Dizayn Ediyor?
Mutlak Butlan Neden “Gelecek”!

  • Kılıçdaroğlu “Devlet Aklı”nın mı Derin Devletin mi Adamı?

Bizim öngörümüz/iddiamız CHP’ye “Mutlak Butlan” kararı gelecek! Neden? Çünkü CHP bir “Soruşturma” geçirmiyor; CHP “Dönüştürülme” programına alındı. İşte gerekçeleri:

1) REJİMİ KURAN CHP’DEN CHP’Yİ KURAN DEVLETE GELİNDİ!

CHP sadece “Rejimi kuran parti” olarak kendini Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi olarak görmüyor/kanmıyor; Aynı zamanda iki pratiğe alışmış: Toplum Mühendisliği ve Devletin imkanlarını sömürmek. İkisini de AK Parti döneminde kaybetti!…

CHP toplum mühendisliği ve devletin imkanlarını sömürme pratiğinden olunca; kafasını duvardan duvara vuran bir “Politik Deli” gibi… Artık ne darbeleri imdadına yetiştirebiliyor ne de devlet aklı ona bir yol gösteriyor… Hatta Derin devlet bile Kar küreci gibi artık ön açmıyor.

CHP tüm bu travmaları “terk edilmişlik” durumundan yaşamıyor; Aynı zamanda “Batıcı” jokerini de aktifleştiremiyor; Çağdaş, seküler, laik, demokratik, Batıcı sıfatlarını yücelten ve destekleyen Batı/Avrupa/ABD desteğinde de bir fetret dönemi yaşıyor.

CHP tüm bu olup bitenlerde şu soruya cevap bulamıyor: Tüm bu operasyonları bizzat Cumhuriyet Devleti mi yapıyor? Yoksa Erdoğan ve onun devletteki “derin ekip”i mi? CHP ısrarla ikincisi olduğuna kendisini ikna etmeye çalışıyor! Çünkü birinci seçeneğin ihtimali bile CHP’yi çıldırtır; cinnetleştirir… Hatta terörize eder!.

CHP’nin içinde, İmamoğlu liderliğinde “Devlet CHP’yi tekrar bulsun! CHP tekrar rejimi kursun!” girişimi özü itibariyle Atatürkçü olmadığından; sözü itibariyle de halkçı kalmadığından; kelimenin tam karşılığıyla ” Rejim Mafyası” hinliği ve cesaretiyle örgütlendiğinden… Devlet aklı kendisini CHP’ye kayyum atadı!

CHP tıpkı kırık ayna gibi! Birleştirsen bile parçaları; baktığında; yüzünü parçalı gösterecek!. Devlet aklı CHP’yi tavuk kovalar gibi kovalıyor; üstelik bunu Çerçioğlu’na atfedilen replikle “16 metre kare” içinde yapıyor.

Kritik soru şu: Kılıçdaroğlu “Mutlak Butlan” gündeminde; her seferinde neden iki kelimenin ısrarla şu cümlelerin altını çiziyor: “Çalmadım!… Genel Merkez beni içeri almasa bile; herhangi bir ofisten yönetim CHP’yi!… Mutlak Butlanla; Ben CHP’yi tekrar devralacağım; bu tekrar genel başkan olacağım anlamına gelmez; Ancak rayından çıkarılmış, hırsızlarla anılan CHP’yi tekrar itibarlı, aslına dönüştüreceğim!…”

Bu şu demek: Kılıçdaroğlu “Mutlak Butlan” kararından emin!…. Hatta CHP’den AK Partiye geçişler bile Kılıçdaroğlu’nun Mutlak Butlan ile CHP’nin başına geçmesinin gerekçeli kararını oluşturmaktan ibaret; Değilse AK Parti Aydın’ın AK Partiye geçişine ihtiyacı yok; hatta riski çok!…

“Mutlak Butlan Kararı” gelecek!… Kılıçdaroğlu adeta CHP’ye atanan “İçeriden Kayyum” gibi hızla hazırlandığı planı uygulamaya başlayacak. Yani Devlet CHP’yi tekrar Kılıçdaroğlu üzerinden dizayna devam edecek; zaten daha önce de bu yol haritası üzereydi!… Kalındığı yerden devam edilecek.

2) KILIÇDAROĞLU NEDEN “SARAYA KARŞI!

“Türk Devlet Tarihi” çalışanlar bilir; Devlet aklı halkçıdır; Derin devlet de “Milliyet”çidir. Şahsi okumalarımdan bir not: Türk Devleti kendi geleceğini Sultana/Padişaha bile emanet etmemiş; Parti liderlerine mi emanet edecek!…

İddiamız şudur: Türk Devlet Aklıyla alay etmeye çalışan ve derin devlet marifetiyle Türk Devlet Aklı’na yeni don biçen başta “Kemalizm” olmak üzere; Atatürk istismarcılığıyla mülhem bütün örgütlenmeler CHP’yi sömürdüler. Ve Jübile yaptılar!…

Geniş halk kitlelerini sürü gören; sürekli bir toplum mühendisliği entrikacılığı içinde kalan bu Atatürk istismarcısı ( Ezici çoğunluğunun Ateist ve Sebataycı olduğunu düşünüyorum…) örgütlerden CHP’yi kurtarmak için Devlet devrede!…

Bir de bu CHP istismarcısı örgütlerin CHP üzerinden ve Atatürkçülük maskesiyle ezip geçtiği geniş halk kitlesinin biriktirdiği enerjiyi/öfkeyi önce Menderes “topu göğsünde yumuşatmak” şeklinde; Özal topu ayağına indirmek marifetinde; Erdoğan ise “vole çakmak” dikkatinde/seriliğinde CHP karşısında dengeledi.

Keskin cümle ile bitirelim: Devlet Aklının (Derin Devlet mutabakatıyla) elinde sadece CHP vardı! Şimdi iki tane var: AK Parti ve CHP!

Dolayısıyla “CHP’den AK Partiye Transfer Fotoğrafı”nı topluma veren bizzat devlet!

Zaten Cumhurbaşkanlığı sisteminde ısrar ediliyorsa; bize göre devletin ısrarı var; o zaman seçmeni iki ana şemsiye altında/iki lokomotif parti üzere dizayn etmek zorunda! O nedenle bize göre işlem tamam: AK Parti ve CHP

Fakat CHP’nin içi-dışı bu plana uygun değildi; operasyona ihtiyacı vardı ve bu operasyon yapılıyor! AK Parti içinde de bir-kaç operasyon ihtiyacı vardı; yapıldı… ve işlem tamam!

Kılıçdaroğlu’nun ” Sarayla uzlaşılmaz; mücadele edilir!…” cümlesi iki türlü okuna bilir; Erdoğan ile ancak mücadele edilir!… Bir de “Saray” derken CHP’nin rejim parolasını tekrar kullanarak CHP seçmenini elinde tutmak planlanıyor.

Hasılı CHP de AK Parti de Devlet Aklı tarafından istenilen misyonda… Peki bu misyon nedir?

3) BAHÇELİ NEDEN “BİR KÜRT BİR ALEVİ CB YARDIMCISI OLABİLİR?” DEDİ…

Sayın Bahçelinin bu cümlesini ( Kapalı toplantıda söylediği bir ara cümle…) ilk duyduğumda tereddütsüz cümle kurdum: “Kastettiği Kılıçdaroğlu ve Demirtaş ismleridir!…”. Bu öngörü bana göre Bahçeli’nin ana stratejisi… Ve tereddütsüz söylüyorum: Bütün partilerin seçmenini hop oturup hop kaldıran bir strateji! Ancak değil yabana atılacak bir plan; şahsi öngörümüz; bu plan saat gibi işletiliyor!…

Peki Cumhurbaşkanının Erdoğan olduğu; fakat iki CB yardımcısının Kılıçdaroğlu ve Demirtaş olduğu bir tablo mümkün mü?

“Özlem Çerçioğlu AK Partiye geçecek!” denildiğinde; buna ne ihtimal verildiyse; burada da aynı ihtimal ve gerekçe var!

Düşünelim…

“Terörsüz Türkiye” yolunda; CB Erdoğan bir büyük fedakarlık yapıyor ve Kılıçdaroğlu ve Demirtaş’ı CB Yardımcısı olarak kabul ediyor?

İmkansız mı? Saçma mı? Hadi canım sende!… mi; Politik salvo mu?

Ben size sorayım; beraber düşünelim…

Terörsüz Türkiye CHP’siz ve DEM’siz mümkün mü?

Cevabınız; Mümkün değil!… ise; Neden Kılıçdaroğlu ve Demirtaş ismi “Saçmalık!” olsun!…

Bakarsınız; Birini CHP diğerini DEM önerecek ya; o zaman Kılıçdaroğlu ve Demirtaş dışında isme bakılır!… Kimler ola bilir ki; Kılıçdaroğlu ve Demirtaş kadar “Devletin teslim aldığı isimler” olsun!

Devlet Neden CHP’yi Dizayn Ediyor?Mutlak Butlan Neden “Gelecek”!
0
Reklamı kaldır

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Reklamı kaldır