1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Çağlayan “Halk” mı “Devlet” mi?

Çağlayan “Halk” mı “Devlet” mi?

- Kritik soru: Erken Seçimi gerektiren "Durum" nedir?-Trump'ın adayı Erdoğan mı İmamoğlu mu?Usanmadan tekrar edelim: Türk Devlet Aklı bütün planlarını Erdoğan-Bahçeli sonrasına yönelik yapıyor ve bunu bizzat Erdoğan-Bahçeli ikilisi ile müzakere ederek yürütüyor

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklamı kaldır

– Kritik soru: Erken Seçimi gerektiren “Durum” nedir?-

Trump’ın adayı Erdoğan mı İmamoğlu mu?

Usanmadan tekrar edelim: Türk Devlet Aklı bütün planlarını Erdoğan-Bahçeli sonrasına yönelik yapıyor ve bunu bizzat Erdoğan-Bahçeli ikilisi ile müzakere ederek yürütüyor. Bu planda ne İmamoğlu var ne de Yavaş. Müzakere masasında en kritik dosya: Halka kimi seçtireceğiz? Daha doğrusu Halkın eğilimini yönlendirip hangi isimle Türkiye Cumhuriyeti devleti yoluna devam edecek?

Bunun için sadece bugüne kadar Cumhurbaşkanı/Başbakan seçilmiş olan isimlerin hepsini hatırlamamız yeter. Hiç biri, İmamoğlu’nun planladığı/heveslendiği yöntemle olmadılar. İmamoğlu da bunun istisnası olmayacak’oldurulmayacak. Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Yavuz Ağıralioğlu, Ümit Özdağ… gibi saymakla bitmeyecek hiç biri ismin ve partinin esamesi okunmayacak. Çünkü yüzyıldır devleti seçilenler yönetmiyor. Seçilenler “Hükümet etmek” ile yetkilidir.

Usanmadan söyleyelim: Devletin iki kanadı vardır: Halk ve Dünya/Uluslararası İlişkiler… Yani devlet dediğiniz mekanizmanın tek yüzü/yönü yok. Dolayısıyla sadece halkın seçtikleri ile yönetim oluşmaz. Ayrıca devletin diğer yüzü/yönü var: Dünya’ya/Uluslararası ilişkilere akredite/kabul edilme performansı var.

Sorun ne? Sorun: CHP’nin yüzünün hiç bir zaman halka dönük olmaması. “Devleti kuran parti” ayağına ( Ki burada ciddi bir Atatürk sömürüsü vardır…) sadece ve sadece devletin dünyaya/uluslararası ilişkilere yüzü dönük tarafında yol almaya çalışması. Sürekli Batı/Küresel güçlere gidip gidip iktidar için destek istemesi bundan. İmamoğlu’nun başkan olduğunun ilk aylarında “İstanbul tarihinde benim kadar Batı dünyasının büyükelçileri ile bir araya gelen olmadı!…” diye hava atmasının sebebi bu!…

Erdoğan’ın “Halkımın dışında güç tanımam!…” diye yola çıkıp; daha sonra ABD ve AB referansları için devletin diğer yüzü ile yüzleşmesi bundan.

Erdoğan devletin iki yüzü/yönü ile akredite olmuş bir lider. O nedenle Devlet aklı Erdoğan’ı devre dışı bırakma düğmesine basmadan; Erdoğan kalır… Zaten kalmaktadır.

Usanmdan hatırlatalım: Seçmen başka! Halk başka!… Seçmen “hükümet belirleyen aktör”dür. Halk ise “Devlete Hükümet teklifinde bulunur! Kabul edilip edilmediğini izler!”.

Halk 50 yıldır CHP’yi Devlete önermiyor!… Yine önermeyecek!.

İmamoğlu iki defadır seçimi Halk sebebiyle kazanmadı. Seçmen ittifakı ile ( Partilerin seçmenlerinin ittifakı ile) kazandı. Halk İmamoğlu’nu onaylamış değil. Halk henüz Mansur Yavaş’ı da onaylamış değil. İmamoğlu ve Yavaş “muhalif seçmen”in elindeki seçenekler…

Yargı mı? Yargı siyasallaşmaz! Yargı sadece “DEV”letleşir!…

Erdoğan’ı bir şiiri sebebiyle mahkum eden Yargı da siyasallaşmamıştı! DEV’letleşmişti!…

İmamoğlu ve Yavaş şunu görmüyor/göstermek istemiyor. Erdoğan artık gücünü “Devletin değişmiş olması”ndan alıyor!… Yani 22 yıl içinde; özellikle 15 Temmuz sonrası iyice hızlandı: Devlet değişti! “Devlet Aklı”kın dili, yönü, stratejisi dönüştü!… Gerçekten karşımızda AK Parti öncesi olan Devlet mekanizması yok!…

Dolayısıyla “Çağlayan” aslında Devlet!

Şimdi İmamoğlu onun kapısı önünde mini miting düzenleyip; Parmak sallayacak! Aklı sıra Erdoğan’dan talimat alan Hakimlere adalet dersi verecek!…

İmamoğlu’nun aldığı cezayı istinafta bekleten Erdoğan’dan talimat bekleyen hakimler değil; aksine bekleten bizzat Devlet!…

O zaman bir gerçekle yüzleşelim ve soralım: Değişmiş devletin Halk stratejisi/projesi nedir? Yani bu yeni devlet mekanizmasının halka bakışı nedir?

Benin ilk gözlemim: Devlet, dünyaya bakan yüzü/yönü açısından yani Uluslararası ilişkiler bağlamında; Halkı bağımsızlaştırdı. Çünkü halkta artık bir ABD, İngiliz, Alman, Fransız hayranlığı/ilgisi kalmadı!… Halkı “Kompleksiz” yaptı. Tabi bir risk aldı devlet:

Kompleksiz halk; Devletine karşı özgüveni olan kalabalık demektir!… Kontrolü zorlaşmış demektir. Hatta “Şımarık kitle” demektir…

Devlet şimdilik bundan memnun!

Kaynak: Servet Hocaoğulları


1. “Devlet Aklı” ve Halk İlişkisi

  • Temel Argüman: Türkiye’de devlet mekanizması, “halk” ve “uluslararası sistem” arasında dengeli bir yapı olarak tanımlanıyor. İktidarın sürekliliği, bu iki yönü de kapsayan bir meşruiyete dayandırılıyor.
  • Erdoğan’ın Konumu: Erdoğan’ın hem halk nezdinde (seçim başarıları) hem de uluslararası ilişkilerde (ABD, AB ile müzakere kapasitesi) meşruiyet sağladığı vurgulanıyor. Bu durum, “devlet aklı”nın onu sistemin merkezinde tuttuğu iddiasını destekliyor.
  • Muhalefet Eleştirisi: CHP ve İmamoğlu’nun, devletin “uluslararası yüzüne” (Batılı devletlerle ilişkilere) odaklanarak halkla bağ kuramadığı öne sürülüyor. İmamoğlu’nun İstanbul seçimlerindeki başarısının, “seçmen ittifaklarına” dayalı olduğu, ancak “halkın genel onayını” alamadığı iddia ediliyor.

2. “Değişen Devlet” ve Muhalefetin Krizi

  • Devletin Dönüşümü: 15 Temmuz sonrası hızlandığı belirtilen devletin yapısal dönüşümüne dikkat çekiliyor. Bu yeni devlet anlayışında, geleneksel Kemalist bürokratik yapının yerini “yerli ve milli” bir paradigmaya bıraktığı, halkın da bu süreçte “komplekssizleştirildiği” (Batı hayranlığının azaldığı) savunuluyor.
  • Muhalefetin Uyumsuzluğu: İmamoğlu ve Yavaş gibi isimlerin, bu değişen devlet-halk ilişkisini okumakta başarısız olduğu iddia ediliyor. Muhalefetin, devletin artık “halkı kontrol etmekten” ziyade “özgüvenli bir kitleyle” yol aldığı gerçeğini görmediği öne sürülüyor.
  • Yargının Rolü: Yargının “siyasallaşmadığı”, ancak “devletleştiği” (devletin bekasına hizmet eden bir araç haline geldiği) vurgulanıyor. Erdoğan’ın geçmişte bir şiir yüzünden mahkûm edilmesi de bu bağlamda “devlet refleksi” olarak yorumlanıyor.

3. Seçimler ve İktidarın Sürekliliği

  • Erken Seçim Senaryosu: Erken seçimi tetikleyecek “durumun”, devletin mevcut dengeleri koruma stratejisiyle ilişkili olduğu ima ediliyor. Halkın tercihlerinin yanı sıra, uluslararası aktörlerin beklentilerinin de seçim zamanlamasını belirleyeceği düşünülüyor.
  • Trump ve Türkiye: Trump’ın Erdoğan’ı desteklemesinin, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerdeki konumuyla bağlantılı olduğu vurgulanıyor. İmamoğlu’nun Batı yanlısı söyleminin, ABD nezdinde “alternatif” olarak sunulsa da halkta karşılık bulmadığı iddia ediliyor.

4. Eleştirel Değerlendirme

  • Devlet-Halk İkilemi: Metnin “devlet” ve “halk” kavramlarını bazen iç içe geçmiş, bazen karşıt kutuplarda ele alması, analizi belirsizleştirebiliyor. Örneğin, “halkın CHP’yi 50 yıldır devlete önermediği” iddiası, seçim sonuçlarıyla çelişebilir (CHP’nin 1970’lerdeki başarıları, 2019 yerel seçimleri).
  • Uluslararası İlişkiler ve İç Politika: Muhalefetin Batı ile temasını “meşruiyet arayışı” olarak yorumlamak, küreselleşen dünyada diplomasinin doğasını göz ardı edebilir. Ayrıca, Erdoğan’ın da uluslararası aktörlerle (Rusya, Körfez ülkeleri) yakın ilişkiler kurduğu unutulmamalı.
  • Yargının Tarafsızlığı: Yargının “devletleşmesi” argümanı, Türkiye’de son yıllarda artan hukuk siyasallaşması eleştirileriyle örtüşse de, bu durumun evrensel hukuk ilkeleriyle ne kadar bağdaştığı tartışmalı.

Sonuç: “Çağlayan” Neresi?

Metnin temel tezi, Türkiye’de siyasi iktidarın ancak devletin dönüşen yapısını ve halkın değişen psikolojisini okuyabilen aktörlerce sürdürülebileceği yönünde. Muhalefetin, “devlet aklı”nın bu yeni kodlarını çözemediği ve Batı odaklı stratejilerle kalıcı başarı elde edemeyeceği öngörülüyor. Ancak bu analiz, halkın siyasi tercihlerini yalnızca “devlet-halk” ikiliğine indirgeme riski taşıyor. Türkiye’deki siyasetin daha karmaşık sosyoekonomik, kültürel ve küresel dinamiklerle şekillendiği unutulmamalı.

Çağlayan “Halk” mı “Devlet” mi?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.