📝 Türkiye’nin gündeminde bugün iki önemli başlık vardı: “Terörsüz Türkiye Komisyonu” ilk toplantısını yaptı, “Yüksek Askeri Şura (YAŞ)” kararları ise TSK’da terfiler ve emeklilikleri belirledi.
Darbe ve Terör: Türkiye’nin Kaderini Etkileyen İki Kritik Süreç
Türkiye’de darbe ve terör kavramları, uzun yıllardır siyasetin en tartışmalı başlıkları arasında yer alıyor. YAŞ kararlarının geçmişte sık sık “darbenin zeminini hazırlayan atamalar” olarak tartışıldığı biliniyor. Bugün yine aynı soru gündemde: Türkiye’de darbe yapan kim? Cevap net: TSK. Peki, TSK’ya rağmen darbe yapılabilir mi?
CHP ve Muhalefetin Çifte Standardı
Bazı siyasi partilere göre darbe, “Cumhuriyeti kurtarma ve devrimleri koruma hamlesi” iken terör, ülkenin bütünlüğüne kasteden bir süreç olarak görülüyor. CHP’ye göre başarısız darbe girişimleri iktidarın tiyatrosu, terör olayları ise “kent uzlaşısı” veya “tezkereye hayır” konuları olabiliyor.
Kendini milliyetçi olarak tanımlayan bazı partiler için ise terörist “hain”, darbeci “kahraman” olabiliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın YAŞ Kararları
Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Başkomutan” sıfatıyla TSK içindeki terfi, atama ve emeklilik kararlarını imzaladı. Kararların “teamüllere” ve “darbeci olmayan liste” anlayışına göre hazırlandığı belirtiliyor.
Aynı saatlerde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında Terörsüz Türkiye Komisyonu ilk toplantısını yaptı. Amaç, demokrasi, barış ve kardeşlik zemininde bir daha terörün yaşanmaması için önlemler almak.
23 Yıllık İktidar ve Çözülmeyen Sorunlar
Peki Erdoğan, 23 yıllık iktidarında darbe tehdidiyle karşılaştı mı? Evet. Peki terörsüz bir Türkiye hedefine ulaşabildi mi? Maalesef birkaç kez başa dönmek zorunda kaldı. Bugünkü YAŞ ve komisyon toplantıları, geçmişten farklı sonuçlar üretebilir mi? Belki, ama garantisi yok. Çünkü darbelerin ve terörün arkasında küresel güçler geçmişte vardı, bugün de var.
15 Temmuz’un Halk Mesajı
15 Temmuz darbe girişimini halk durdurdu ve ilk kez “Darbe hükümete değil, milli iradeye karşı yapılmıştır” mesajı verildi. Bu nedenle her darbe girişimi artık 15 Temmuz gerçeğini dikkate almak zorunda.
Peki terörsüz Türkiye çağrısını halk mı yürütüyor? Temsili olarak evet; çünkü Cumhur İttifakı bu süreci temsil ediyor. Ancak sosyolojik olarak hayır; DEM ve seçmeni “silahsız taleplerimiz var” derken geçmişteki “silahlı taleplerden” vazgeçip geçmediği belirsiz.
Darbesiz Talepler, Terörsüz Talepler
Her darbe sonrası askerlerin talepleri olurdu. Peki artık “darbesiz talepler” var mı? YAŞ kararları bu sorunun cevabını arıyor. Benzer şekilde seçmen, ekonomik krizlere rağmen “Darbesiz ve Terörsüz Türkiye” sürecine destek verecek mi, yoksa iki yıl sonra sandıkta iktidarı değiştirecek mi?
Eğer değiştirirse, bu süreci CHP-DEM ittifakı tamamlayabilecek mi? Ekonomiye dair vaatleri ne olacak? Yoksa süreç, halk arasında söylendiği gibi “Zeytini Cumhur İttifakı yoracak, başka ittifak yiyecek” mantığıyla mı sonuçlanacak?
Tarihin bugünkü notu: Su ve zeytin yağı bir kez daha karıştırıldı.
Türkiye, darbesiz ve terörsüz bir gelecek umudunu, iki kritik toplantının sonuçlarına bağlamış durumda.






















