1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. Bu Yazıyı Okumadan İran’ı Anlayamazsın?

Bu Yazıyı Okumadan İran’ı Anlayamazsın?

İran’da Hz. Hüseyin ve 12 İmam sevgisinin tarihsel arka planı, Sasani hanedanı, Şehribanu ve Pers geleneği üzerinden ele alınıyor. Yazı, Şiiliğin kökenlerine dair farklı bir bakış sunuyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şenay Tek’in yazısı

İran’ın Hz. Hüseyin ve 12 İmam sevdasının sebebini bilenler vardır… Ama çoğu insan bilmez… Hele de şimdiki gençler hiç bilmez… Bunun sebebini bilmezseniz de bildiğiniz her şey yarım kalır…

Evet… Hz. Ömer’in halifeliği döneminde, bugün İran dediğimiz topraklarda Sasani Devleti hüküm sürüyordu…

Bu devlet, 3. yüzyılın başında kurulmuş bir Pers İmparatorluğuydu… Sasaniler dört yüzyıl boyunca Ortadoğu’nun yarısını yönetmişti… Resmî dini ise Zerdüştlüktü…

Perslerden önce bu bölgede yaşayan insanların İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilikten önceki dini olan Zerdüştlük, yaklaşık 3500 yıl önce İran’da Zerdüşt (Zoroaster) tarafından kurulan, dünyanın en eski tek tanrılı vahiy dinlerinden biriydi…

Ahura Mazda’yı yüce tanrı kabul eden bu inanç sistemine göre, Zerdüşt de bu dinin peygamberiydi…

Zerdüştlük, Medler zamanında bölgesel bir din iken, Sasani İmparatorluğu döneminde Perslerin resmî dini olmuştu…

Hazreti Ömer’in halifeliği döneminde, Perslerin bölgede çıkardığı karışıklıklar üzerine, Hz. Ömer’in ordusu 651 yılında Sasani İmparatorluğu’nu fethetmişti

Hazreti Ömer, Sasani Devleti’ni Kadisiye ve Nihavend Savaşları’nda yendiğinde, son Sasani kralı Asya kıtasının içlerine doğru kaçmış, kızı Şehribanu ise esir edilerek Medine’ye getirilmişti

Hz. Ömer, Hz. Ali’ye gelerek, Peygamber Efendimizden “soylunun soyluluğuna saygı duymak ve onu alçaltmamak” yönünde muhabbet işittiğini söylemişti…

Şehribanu bir prenses olduğu için, kendisine denk biriyle, yani Hazreti Hüseyin’le evlendirilmesinin doğru olacağını söyledi…

Hz. Ali, Hz. Ömer’in söylediği hak sözü reddetmedi ve Hz. Hüseyin ile Prenses Şehribanu’yu evlendirdi

Bu evlilikten ilk imam dedikleri Zeynel Abidin Hazretleri doğdu…

Ve dahi bugün bizim adlarını saygıyla andığımız, sevgiyle bağrımıza bastığımız, İranlıların ise şiddetle kutsadığı 12 imam, Hz. Hüseyin ve Sasani hükümdarının kızından dünyaya gelmiş oldu

Hz. Hüseyin’in eşi Sasani kralının kızıydı… Yani dolayısıyla 12 imam Pers soyunun devamı niteliğindeydiHz. Hüseyin ise Perslerin damadıydı

İranlıların Hz. Hüseyin’i şiddetle sevmelerinin sebebi ve bunu bir gelenek hâline getirmelerinin sebebi, onun Peygamber soyundan gelmesi değil, Pers hanedanlığının damadı ve bu soydan gelen 12 imamın soy atası olması hasebiyledir…

Eğer ki Şehribanu Hatun kendi soy bağlarından olmamış olsaydı, İranlılar Hazreti Hüseyin’i ve 12 imamı aynı şiddette severler miydi? Onlara bu şiddette muhabbet beslerler miydi? Orasını bilemeyiz…

Mesela Hz. Hasan Efendimiz de Peygamberimizin soyundandır

Hz. Hüseyin’in de abisidir… O da hanımı tarafından zehirlenerek şehit edilmiştir

Fakat Şiilerin Hz. Hasan Efendimizin adını andıklarını ve ona ağıtlar yaktıklarını pek duymayız… Sadece bu bile durumu açıkça özetlemektedir…

Yani Hz. Hüseyin’i ne sebeple yüreklerine bastıklarını, Hz. Hasan’ı niçin hiç anmadıklarını özetlemektedir…

Bu bilgiler ışığında olaya bakıldığında, İranlı Şiilerin Hz. Ömer’e olan şiddetli düşmanlığının, Hz. Ali’den önce halife olmasından değil, Pers İmparatorluğu’na son vermesinden kaynaklı olduğunu düşünmek, hiç de mantığa aykırı bir durum değildir…

Peygamber Efendimizin;

“Şayet benden sonra bir peygamber gelecek olsaydı, bu kişi Ömer olurdu.”

sözlerine rağmen, Hz. Ömer’i şehit eden katile İran topraklarında türbe yapılmış olması da sanki bu yazdıklarımızı doğrular niteliktedir…

Evet… Aslına bakacak olursak Şiilik de çeşit çeşittir

Mesela bir kısmı; piramidin başına Hz. Hüseyin’i koyar… Onun altına Hz. Ali’yi, onun altına Hz. Muhammed’i, onun altına da 12 imamı koyar…

Bir kısmı; peygamberliğin ilk olarak Hz. Ali’ye geldiğini, Hz. Muhammed’in peygamberliği Hz. Ali’nin elinden aldığını, dolayısıyla Hz. Ali’nin asıl peygamber olduğunu ve soyunun da doğrudan peygamber soyu olduğunu iddia eder…

Bir kısım ise; Hz. Aişe ile Hz. Ali arasında yaşanan savaş dolayısıyla, Hz. Ali’ye taraftar olup diğer sahabeyi ve özellikle Hz. Aişe’yi düşman belleyenlerden oluşur…

Daha bunun gibi birçok değişik inanış şekli ile karşı karşıyayız… (Kalpleri yalnızca Allah bilir.)

Şimdi gelelim bir başka konuya…

Hani sık sık “Acem oyunu” tabirini kullanırız ya… Onun da sebebi şudur;

Ülkenin adı MÖ 6. yüzyıldan 1935 yılına kadar Pers İmparatorluğu, Acemistan gibi isimlerle anılmıştır

Dolayısıyla orada yaşayanlara da Acem denilmiştir…

İranlıların bir ismi de Acem’dir…

Bu topraklarda fitne hiçbir zaman ortadan kalkmadığı ve hep entrikalar döndüğü için “Acem oyunu” söylemi, dilden dile geçerek günümüze kadar gelmiştir

Bu ülkenin ismi 1935 yılında, Şah Rıza Pehlevi döneminden itibaren “İran” olarak kullanılmaya başlanmıştır

Bu yazdığım bilgilerin birçoğunu şimdiki nesil bilmez

Birçoğu gelenekten ötürü gördüğünü uygular

Hz. Hüseyin’i anma törenlerine katılıp göğsünü kanatırcasına döven birçok gence sorsanız, Hz. Hüseyin’e olan bağlılığından dolayı yas tuttuğunu söyler

Doğrudur da…

Çünkü onlar öyle bilir… İşin kökenini bilmez…

İkisi de peygamber torunu olmasına rağmen, neden Hz. Hasan Efendimize değil de Hz. Hüseyin Efendimize ağladığını bilmez

Gelenek böyledir… Onu uygular…

Öyle işte…

Bu Yazıyı Okumadan İran’ı Anlayamazsın?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.