– Ben buna İstihbarat Zekası derim! –
HAKAN FİDAN “ŞAŞIRTMA”YA DEVAM ETTİ!
– “Lider’e Demir Atmak” Hamlesi” –
AK Partiyi kesintisiz 23 yıl iktidarda tutan omurga/demir atma, tereddütsüz: Erdoğan’ın liderliği!
( Hatırlatma…Hatta; İçinde Erdoğan kelimesi geçen bir cümle/paragraf eğer tam anlaşılmıyorsa; toplumda “Erdoğan’ın aleyhinde mi?!” acaba diye gardını alan seçmen ile; “İnşallah Erdoğan’ın aleyhindedir!…” diye heveslenen seçmen arasında “Bildiğini okumak/okutmak” kavgası başlar ve bitmez!… Yani zaten politik kültürümüz özü itibari ile “anlamak” değil “anlatmak” üzeredir ve tarafgircedir!… Nitekim Sayın Hakan Fidan’ın programdaki stratejisi de algılanmayacaktır!…)
***
Hakan Fidan ismi ne MİT başkanlığı ne de şimdi Dış İşleri Başkanı olması sebebiyle “gündem”de değil. Erdoğan sonrası öngörülerinde ismi yedekte/seçenekte tutulunca; İktidar açısından “Erken fitne” diye tepki konusudur; muhalefet açısından ise “Erken seçim!” malzemesi olarak kullanılmaktadır… )
Fakat bir de “Taraf-Bertaraf” alanı dışında alanlar var: “Büyük Fotoğrafta Yer Almak” seçeneği var ki; Hakan Fidan’ın bugüne kadar katıldığı programlar içinde “İşte bu farklı!…” dedirten bir içerik ve finalle bitti.
Hakan Fidan’ın bugüne kadarki programları içinde bu programı tek geçerim! “Al sana bomba gündemler!” serisini şarjör boşaltır gibi dizdi. Hatta MİT başkanı mı Dış İşleri Başkanı mı; ayrışmasına izin vermeden konuştu!…
***
Muhalefet tarafından “KAAN” üzerinden örgütlenen polemiklere cevap da veren Sayın Fidan ” Yerli-Milli Üretim üzerine söz söyletmem; başarıya gölge düşürtmem!…” diye; tartışmaya adının kapalı olduğunu beyan etti…
Ancak programın sonunda günlerce “tartışma”ya değil fakat “müzakere”ye davet edici/kapı açıcı bir yorumda hatta tespitte bulundu:
İşte sayın Fidan’dan kritik hamlenin sözleri: ” AB ülkelerinin hepsinin ana meseleleri tek merkezden zaten çözülüyor; Hükümetlerin değişmesi bazı konular haricinde AB ülkelerinin durumunu etkilemiyor; Ancak bizim ülkemiz bu durumda değil!… Bizi AB’ye de almadılar. Dolayısıyla biz AB’ye demir atmadık! Başka yere de yönelip atmadık! Geriye tek şey(seçenek) kaldı: “Lidere Demir Atmak!”…Bu çok önemliydi. Sayın Erdoğan bu söz konusu “Lidere Demir Atmak” seçeneğinin somut örneği oldu bizim için. Onun küresel liderliğinde Türkiye altyapısının önemli bir kısmını çözdü. Geriye kalan kısmının da Erdoğan liderliğinde tamamlanması için çok daha uzun süre başımızda kalması gerekiyor. Zaten dünya ülkeleri de bu noktada aynı şeyi düşünüyor… Sayın Erdoğan ile tamamlanması gereken konular var; bunlar tamamlandıktan sonra Türkiye de AB gibi sistemini oturtmuş, ilkelerin ,kuralların işlediği bir sisteme-mekanizmaya kavuşacaktır…. O nedenle Sayın Erdoğan’ın büyük liderliği önemli ve bu ülke için kaçınılmaz olan “Lidere Demir Atmak” süreci onunla tamamlanmalıdır!… Çok ama çok önemli tarihi bir aşamadayız!..”.
İşte… Hakan Fidanın bu yorumu, tespiti, açıklaması için çok net iki cümle kurulabilir.
Birinci seçenek: Hakan Fidan “Fitne” ateşi yakılmasın diye; Liderine sadakatini açıkça ilen etti ve Erdoğan’ın neden tekrar seçilmesi gerektiğini gerekçelendirdi.
İkinci seçenek: Hakan Fidan “Demir atacak liman” olmayınca; Türkiye “Lidere demir atmak!” seçeneğine yöneldi; Bundan muradın tamamlanması için daha tamamlanması gereken konular var; Onlar tamamlandıktan sonra ; Türkiye artık “Lidere” değil “Sistem”e demir atacak!… dedi.
Birinci seçenek 23 yıldır kesintisiz Erdoğan’a oy verenlerin gözünü kırpmadan algılayacağı seçenek.
İkinci seçenek: Erdoğan sonrası üzerine senaryoları çalışanlar açısından ise; Fidan bir “Dürbün” tutuşturuyor meraklı akıllara!…
Bu şu demek; ŞAH’sen öngörüm: KAAN konusu bu yorum karşısında Filin üstüne konan karınca gibi kalacak!…
Bence; müzakereye çağrı bu! Ve bana göre düşünülmeden ( yani bir yol haritasın matuf olmadan…) ortaya konmuş bir tespit-yorum değil!…
( Bakmayın siz muhalefet zekasına; Onlar “Lidere demir atmak” terkibi üzerinde tepineceklerdir… )
Fakat ve Dikkat!
Konuya en yabancı kişi bile bu açıklamaları şöyle anlayacaktır: “Liderlik dönemi kapanacak; Sistem dönemi gelecek!… Demek ki…Bunun olması için Erdoğan liderliğinde işlerin tamamlanması ve bu aşamaya gelmesi lazım! Gelirse; zaten artık “Lider” aramayacağız; Hükümetler gelir gider; Fakat sistem işler aşamasına geçeceğiz!…”.
Ben buna istihbarat zekası derim!… İkincisi ben buna Fidan’ın “Ben KAAN eşiğinde konuşmam!…” CV’sini ortaya koymak derim.
Fidan’ın bütün cümlelerinde; İçinde hem sadakat var; hem övgü var; hem de gerçekçiliklerden örülmüş bir politik kolyeyi geleceğin boynuna asmak var!…
Yedi yılı aşkındır “Erdoğan sonrası….” başlığında çok yazıp-çizmişliğim var; “Erdoğan hayatta! Ne sonrası!” diyen çok kabuller-ezberlenmiş duruşlar da gördüm!…
Ancak; Sayın Fidan Erdoğan sonrası için neyin üstünde çalıştıklarından bir “Bukle” sunuyor! Hem de KAAN sonrası kendisinden sadakat beklenirken!
İşte ben buna “Türk Devlet Aklının Halkı Hazırlama Antremanı” derim!… Müzakere için de “on numara” gündem!
Fidan’ın şu sözü ise “rövaşata” gibi: “Biz paktlara değil Lidere demir attık!…”.
Bu da mı Gol değil!…






















