CHP ne diyordu: “Parlamenter sisteme dönmeliyiz; Cumhurbaşkanlığı sistemi diktatör üretiyor; bize göre değil!… “. O zaman CHP’nin adayı olacak kişi Parlamenter sisteme dönüş için hemen start verecek. Hani Kılıçdaroğlu seçilseydi; ilk işi Parlamenter sisteme dönmek olacaktı ya; Hani Kılıçdaroğlu dönülecek eski sistemde Cumhurbaşkanı Meral Akşener de Başbakan olacaktı!…
Şimdi CHP bu iddiasından, hedefinden vaz mı geçti? Geçmediyse; O zaman İmamoğlu Cumhurbaşkanı; MAnsur Yavaş Başbakan mı olacak? Oysa Başbakan demek Yürütmenin başı demek. O zaman Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı olması lazım; İmamoğlu’nun Başbakan.
Hani Davutoğlu, Babacan, Akşener ve diğerleri hep beraber Parlamenter sisteme dönemyi istemişlerdi. Ne oldu!
Aslında; hepsi birer politik ayak oyunları; Yedi Cumhurbaşkanlığı yardımcısı olacaktı…
Vatandaşın en büyük derdi: Muhalefet partilerin durumu. Vatandaşın işi gerçekten zor.
CHP şimdi şuna hazırlanıyormuş; “Parlamenter sisteme dönmek için anayasa değişikliği yapacak sayıda vekil lazım; zor görülüyor… O nedenle Cumhurbaşkanlığı sistemine devam edeceğiz; fakat yetkilerini azaltacağız!…
Şimdi… Mansur Yavaş neyin peşinde; bir iradenin onu Cumhurbaşkanı yapmasını istiyor; Fakat bu irade “Halk iradesi” değil!… Çünkü Halkın adayı değil!…
İmamoğlu Halkın iradesinin kendinden yana olduğunu düşünüyor; Yavaş’a göre bu ihtimal daha kuvvetli. Ancak bu irade de Erdoğan düşmanlarının iradesi; O da %50+1 e yetmiyor…
Geriye tek seçenek kalıyor: DEM Partisi…
DEM’in adayı Yavaş değil; İmamoğlu. Zaten Kent İttifakı kapsamında DEM partisinin verdiği listeyi meclis üyesi yapan ve işe alan İmamoğlu.
İmamoğlu’nu destekleyen AB ülkelerindeki lobiler aynı zamanda DEM’in destekçisi lobiler…
Yavaş’ın AB-ABD merkezli destekçi Lobisi yok. Yavaş’ın tek Lobisi: Devlet içindeki Milliyetçi kanat!… Bu kanadın da halkı ikna etmesi zor. Bu kanat İmamoğlu’nun olmaması için her yolu deniyor. Yani Mansur Yavaş yanlısı kim varsa; hepsi İmamoğlu karşısında….
Dolayısıyla Cumhur İttifakı zaman kazanıyor. Bu zaman içinde ekonomi ve halkla ilişkileri çözdü çözdü!… Çözemedi; “Ne olursa olsun; Yeter artık!…” diyen kitle büyür.
Bu kitle kar topu gibi ve eğimli yolun başında yuvarlanıyor…
İşte Yavaş’ın bütün planını Çığ bittikten sonra ortaya çıkmak. O nedenle konuşmuyor. Çünkü konuştukça şansı azalacak!
( Özel not: İktidara gelince Silivriyi kapatalım! demişya sayın Yavaş. Oysa Silivride yatanların ezici çoğunlu bırakın hükümeti; devleti yıkmak ve toplumu ifsad etmek isteyen mahkumlarla dolu!… Dediğim gibi; Konuştukça şansı yavaşlıyor olacak!…)






















