-Bir mutabakatın perde arkası-
İzletilen bir satrançtır.
Hamleleri/Görüneni konuşmak medyacı/yorumcu/polemikçi işi. Özellikle sosyal medyada “anlamak-iz sürmek” yerine “bildiğimi kime okuturum!” heyecanı vardır.Doğal…
Hamlelerin hangi taşlarla yapıldığına dikkat çekmek; uzmanların-analistlerin marifeti. Çoğu “Lobi bilgileri”ne ulaşmak ister ve kendisine aitmiş gibi anlatır. Bu da doğal; meslek ve ekmek heyecanı.
Kısa-Orta vadede olası senaryoları öğrenmeye ve “Oyun kurucu”ların aklını okumaya odaklanmış olanlar var; Stratejistler. Genelde “İstihbarat” ve “Diplomat” temaslıdırlar ve çoğunlukla “Devlet”e hizmet ederler. Çok doğal. duyusal bir kariyer hikayesidir.
Fakat bir de satrancın esas doğası var: ŞAH
ŞAH’ı görmek/tarif etmek; bütün hamlelerin odağını resmetmek!
Uzun soluklu bir projedir bu ve o projenin parçası olmak: Vatanperver
Vatanperver iki tiptir. Birincisi; Basiret-Feraset sahibi olmak; Ki her vatandaş adayıdır bunun. İkincisi de “Süreçleri modelleyen” ve parçası olan aktörler.
Bu fotoğrafta “Suriye Vatanperveri” var mı? diye sormak bizim haddimize değil. Ona öncelikle Suriye halkı karar verecek. Fakat uzanan iki elin birinin ABD eli olduğu zaten kesin. Ahmed El-Şara’nın eli ise seçenekli: Birinci ve yüksek ihtimal: Suriye Sünni Arapların. İkinci ihtimal Arap Müslüman dünya. Üçüncüsü Türkiye. Veya her birini parmak sayacağız ve El-Şara’nın elinin parmaklarına yoracağız. Fakat Abdi’nin eli katıksız ABD.
ŞAH konusuna dönelim. Bizi bilen dostlarla yıllardır müzakere halindeyiz. Yedi yılı aşkındır Mersin-Hakkari hattında saha çalışmaları yaparız. “Türkiye’nin Güney Raporu/Milli Cumhuriyet” ismiyle çalışmalarımızı kitaplaştırdık. Çalışmalarımızı da sürdürüyoruz. Kitapta da söylediğimiz/dikkat çektiğimiz/resmettiğimiz “BÜYÜK FOTOĞRAF” var!…
Kuzeyden (Rusya’dan) Güneye (Suudi Arabistan) DİKEY;
Batı’dan, Akdenizden ( Gaze-Lübnan-Lazkiye-Mersin hattı) Doğu’ya Hazar gölüne kadar; YATAY
Bir OPERASYON KOORDİNATI var.
Dikey hatta Rusya-Türkiye-İsrail mutabakatı;
Yatay hatta ise Türkiye sınırına paralel Arap(Sünni)-Nusayri(Arap)-Kürt mutabakatı… modeli var.
Bu “OPERASYON KOORDİNATI” üzeredir bütün olup bitenler. Daha doğru/yerinde ifadeyle: KOOİRDİNATI unutarak okunamaz gelişmeler.
Bu koordinat öncelikli olarak “İSTİHBARATLARIN ÖDEVİ”dir. Zaten ülkelerin istihbaratları yıllardır bu koordinat üzere çalışıyorlar ve olgunlaştıkça siyasetçilere servis ettiriyorlar. Mutabakat sağlam!…
Lazkiye’deki gibi olaylar bu koordinatı etkilemeyecek. Yani daha nice suikastlar, lokal isyanlar, sivil katliamları… olacak/sürse de; bu koordinat mutabakata varılmış bir koordinat ve sonuçlanma ihtimali yüksek. Daha az kan-daha az masum… hesabı dışında; saat gibi çalışıyor koordinat.
Bu koordinatı izlemenin bir çok yolu var.Erdoğan-Fidan konuşmalarındaki kodlar; İmamoğlu’nu hazırlayan AB lobilerinin tezgah adreslerindeki örgütlenmeler; Devlet bahçelinin “çağrı albümü”… gibi. Fakat bir adres daha var. Ahmed El-Şara
Sadece bir iz sürme/Koordinat dürbünü olarak değil; Ahmed El-Şara isiminin bİyografisi-bibliyografyası ve çok daha önemlisi; Şama’a girdikten sonra verdiği röportajlarda bu koordinata dair verdiği kritik ip uçlarını birleştirmek bize büyük fotoğrafı yani operasyon koordinatını “birinci elden” etkisinde verecektir.
Ahmed El-Şara ismi sadece “Bir kişi” değildir; Son yüzyılda Müslüman coğrafyadaki “Cihad-İslam Devleti-Hilafet” koordinatlarının kesişme grafiğini verecektir.
O nedenle bölgenin bibliyografyasına uzanan ve OPERASYON KOORDİNATI içindeki tarihi rolünü deşifre edeceğiz.
Hem yazılarımızla hem şahsi YouTube kanalımızda her Çarşamba ve C.tesi yayınladığımız “Bu100denTürkiye” müzakereleri videolarıyla. Zaten birçok büyük fotoğraf-koordinat analizimizi kendi kanalımızda paylaşıyoruz. Bekleriz…






















