“Görüşme”den önce biz “Görüş”ümüzü paylaşalım
-DEM ve Devlet Bahçeli Neden Görüş’üyor?-
Bugün DEM-Devlet Bahçeli’sinin görüşmesine saatler kala “ŞAH”a dair öngörümüzü paylaşmak istedim.
Kulağım(ız)da küpe gibi durur: Siyaset satrancında;
Medya; hamleleri haber verir. Haberciler, her gün hamle haberleri geçer ve reyting için haber üzerinde “zıplar”lar… Çoğu zaman hamlelerin seyrine göre sürekli süreçleri “gündem dönme dolabı”na dönüştürüler…”Şaşkınlık-İhtimaller” dönüp durur… Türkiye’de “Ana akım medya” genelde İktidar-Muhalefet tarafından yayın yaptıkları için gerçekte ne olup bittiğini bu kanallardan takip etmek zor. Çoğunun suflörü siyasetçilerdir.
Analistler; Hamlenin hangi taşla yapıldığını ve bu taşın kullanılma sebebini izaha çalışırlar. Genelde Uluslararası akademisyenler, güvenlik uzmanları, dış politika analistleri ve gazeteciler “Analist” sıfatıyla yorum yaparlar. Fakat yorumlar “Kalıp” ve “Mükerrer analiz” içerir. Yani taş ile ilgili ezberlerini güncel olaylara uyarlarlar. Analistlerin de çoğu iktidar-muhalefet kavgasında safları belli olanlardır. Sağlıklı analiz almak zordur.
Stratejistler; Satrancı oynayan oyuncunun aklına odaklıdırlar. Oyunun bütününde yürütülen taktikleri öngörmeye çalışırlar. Stratejistlerin çoğu da Batı-Doğu ülkeleri tercihlerine göre öngörüde bulunurlar.
Hamle, Taş ve Strateji.. Üçü de önemli. Ancak esas olan “ŞAH”ır. Bütün stratejiler, taşlar ve hamleler ŞAH’a yaklaşmak ve “MAT!…” etmek amaçlıdır. O nedenle; soru şudur: Bu oyunda ŞAH nedir?
PKK ve Siyasi kadrosunun birlikte “DEM”lediği ŞAH çok nettir: “Butik Kürt Devleti” kurmak. Kırk yıldır bütün hamleler, taşlar ve strateji, bu ŞAH’a odaklıdır. Bütün süreçler bu hedefe doğrudur.
Ne PKK/PYD ve ne de DEM’lenen süreçler bu hedeften vazgeçecek değiller.
Sadece satrançta bazen oyun hamle sırasının gelmesinden kaynaklı “uzun süre düşünme” taktiğine dönüşür.
Devlet Bahçeli “APO gelsin meclise PKK’yı lağvettiğini söylesin!…” derken; gerçekleşmeyeceğini bilerek; DEM’lenmiş ayrılıkçı Kürtçülere, “Butik Kürt Devleti” hedefine doğru örgütlenmiş siyasi yapılara “ŞAH hedefinizi terkedin!…” çağrısında bulunuyor. Mümkün mü? Değil!…
Ayrılıkçı Kürtçüler ve Butik Devlet ŞAH’ına yönelmişler sadece bu sonuca “ŞAH!… MAT!…” demeye yakınken; oyunun seyri sebebiyle bunu yapamıyorlar ve bu nedenle oyun süresi uzayacak!…
Peki Bahçeli “ŞAH’ı Unutun!…” yerine ne önerecek? Çok net: Ekmeğinize bakın!… Yani Türkiye’de ve Suriye’de sadece ekmeğinize bakın. Siyaset üretin, ticaret yapın ve mevcut yaşadığınız ülkenin vatandaşı olarak herkes gibi ekmeğinize bakın!… Vatandaş kalın ve devletinize bağlı çalışın!…. Mümkün mü? Değil!
Peki DEM’lenmiş ayrılıkçı Kürtçüler ve Butik Devlet için kırk yıldır mücadele edenler Ekmeklerine bakarlar mı? Tabi ki Hayır!… Sadece satrançtaki oyunun seyrinden kaynaklı “Hamle-Taş” ilişkisini gözden geçirmekle meşguller. Peki hangi Taş-Hamle hareketi var kafalarında? “Meşru Siyasi Muhatap” olmak?
Bu şu demek: Artık DEM ile Suriye’deki Kürtlerin kuracağı Parti “Eş Parti” olacak!… Yani ayrılıkçı Kürtçüler hem Türkiye’de hem Suriye’de “Meşru siyasi muhatap” olmayı deneyecekler. Ve artık ayrılıkçı Kürtçülüğe “DEM”lenmiş olanlar hem Türkiye iç siyasetinde hem de Suriye iç siyasetinde güçlenmiş olacaklar. Türkiye-Suriye ilişkilerinin her aşamasında artık iki “DEM” olacak; biri Türkiye’de demlenmiş ayrılıkçı Kürtçüler diğeri de Suriye’deki “DEM””lenmiş ayrılıkçı Kürtçüler….
Evet, Butik Devlet kurmaya çok yaklaştığını düşünen ayrılıkçı Kürtçüler “askeri” açıdan artık sonuç almaları çok zorlaştı. Ancak siyasi muhatap olarak güçlendiler. Bel ki Butik Devlet öncesi Bir Federatif/Özerk ŞAH’a yaklaşmak isteyeceklerdir bir B planı olarak.
Türkiye’de seçim sonuçlarını etkileyecek oy potansiyeline ulaşmış DEM’lenmişler; aynı siyasi gücü Suriye’de elde etmek peşindeler. Bu bağlamda sonuç almaları mümkün.
Peki Türkiye’nin ŞAH’ı nedir? Suriye’de bir ŞAH’ı var mıdır?
Devlet Bahçeli bu diyalogla şu mesajı veriyor: “Bu benim ŞAH’si meselem!…”. CB Erdoğan bu diyaloğa ne diyor: “Eyvallah ŞAH’ım Eyvallah!…”.
ŞAH’sen ben şunu takip ediyorum: Suriye bir sömürge ülkesi idi. Acaba Türkiye “Sömürgeci” rolüne düşmeden nasıl bir Türkiye Yüzyılına Suriye ile birlikte yürüyecek? Buna Devletin hangi yönü hazır? Kimler neye hazır?
ŞAH’sım adına “Türkiye’nin Güney Raporu” kitabımızla kendi sorumuza kendi cevabımızı verme gayretinde olduk.
Devam edeceğiz…






















