1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. BAE’nin Bölgesel Hesabı Nasıl Bozuldu?

BAE’nin Bölgesel Hesabı Nasıl Bozuldu?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

📝 İsrail destekli BAE’nin 10 yılda kurmaya çalıştığı bölgesel düzen, Suudi Arabistan merkezli hamlelerle 10 gün içinde çöktü. Yemen’den Somali’ye dengeler kökten değişti.

Olay ne?
Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), İsrail’le kurduğu örtülü–açık ittifak üzerinden Yemen, Somali, Sudan ve Arap Denizi hattında inşa etmeye çalıştığı nüfuz mimarisi, kısa sürede tersine döndü.
Neden önemli?
Çünkü bu çöküş, yalnızca bir ülkenin dış politikasının iflası değil; Ortadoğu–Afrika–Hint Okyanusu üçgeninde güç dengesinin yeniden yazılması anlamına geliyor.
Kimleri ilgilendiriyor?
Başta Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan, Somali, Sudan olmak üzere; İsrail, Hindistan ve küresel deniz ticaretini izleyen tüm aktörleri.


BAE’nin “çevreleme” stratejisi neden çöktü?

Birleşik Arap Emirlikleri, son on yılda agresif bir vekâlet gücü stratejisi izledi. Amaç netti:
– Suudi Arabistan’ı güneyden ve deniz hatlarından çevrelemek,
– Kızıldeniz–Arap Denizi geçişini kontrol altına almak,
– İsrail’le çıkar uyumlu, Türkiye karşıtı bir jeopolitik kuşak kurmak.

Bu hattın merkezinde Yemen, kilidinde ise Somali–Somaliland vardı. Ancak planın en zayıf noktası şuydu: Yerel meşruiyet yoktu. BAE, sahada satın alınan milisler ve geçici ittifaklar üzerinden ilerledi.


Yemen kırılma noktası: Zübeydi hamlesi ters tepti

BAE’nin desteklediği Güney Yemen Geçiş Konseyi lideri Aydarus Zübeydi, Güney Yemen’de fiili bağımsızlık ilanına hazırlanırken denge değişti.
Bu adım, Suudi Arabistan için doğrudan milli güvenlik tehdidi anlamına geliyordu.

Riyad’ın tepkisi gecikmedi:
– Yemen meşru hükümeti, BAE ile tüm ilişkileri kesti,
– BAE bağlantılı askeri unsurlara 24 saatlik çekilme ültimatomu verildi,
– Zübeydi ve bağlı güçlere teslim ol çağrısı yapıldı.

Bu, diplomasinin bittiği, sahada karar verileceği andı.


3 saatlik operasyon, 10 yıllık planı sildi

Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu, Yemen’de sınırlı ama hedefi net bir operasyon başlattı.
Sonuç çarpıcıydı:
Hadramut ve Mehra, yalnızca 3 saat içinde Zübeydi güçlerinden temizlendi.

Bu askeri tablo iki şeyi gösterdi:

  1. BAE’nin Yemen’deki milis ağları dirençsizdi,
  2. Sahadaki aşiret dengeleri Riyad’dan yana hızla değişti.

Zübeydi önce Somaliland, ardından Abu Dabi’ye kaçtı. Bu kaçış, BAE için yalnızca askeri değil, psikolojik bir yenilgiydi.


Deniz hattında darbe: Fuceyre–Yemen gemileri

Suudi Arabistan’ın, BAE’nin Fuceyre Limanı’ndan Yemen’e mühimmat taşıyan iki gemiye el koyması kritik bir mesajdı:
“Deniz kontrolü sende değil.”

Bu hamle, Arap Denizi ve Kızıldeniz çevresindeki tüm aktörlere şunu ilan etti:
BAE’nin lojistik üstünlüğü artık tartışmalıydı.


Somali ve Sudan: Zincirleme kopuş

Yemen’deki çöküş dalga dalga yayıldı.

Somali, BAE ile yaptığı tüm anlaşmaları iptal etti.
– Bin Zayed’e ait askeri üsler kapatıldı,
– BAE fiilen ülkeden çıkarıldı.

Ardından Sudan sahneye çıktı. Hartum yönetimi, BAE’nin desteklediği Hızlı Destek Güçlerine karşı kapsamlı bir operasyon başlattı.
Sonuç:
– HDG, Hartum’dan tamamen çıkarıldı,
– Kritik bölgeler yeniden devlet kontrolüne geçti.

Bu iki adım, BAE’nin Afrika Boynuzu’ndaki stratejik tutunma noktalarını bir anda yok etti.


Somaliland hamlesi neden geri tepti?

İsrail’in Somaliland’i tanıması, BAE eksenli yeni bir blok oluşturma girişimiydi.
Ancak beklenmeyen gelişme şuydu:

Hindistan, Somaliland’i tanımaya hazırlanırken Suudi Arabistan’ı karşısına almaktan kaçındı ve geri adım attı.

Bu geri çekilme, BAE’nin uluslararası yalnızlığını görünür kıldı.


Ankara–Riyad–İslamabad hattı: Yeni denge mi?

Son on günün belki de en kritik sonucu, Ankara–Riyad–İslamabad ekseninin hızla yakınlaşması oldu.
Türkiye ile Suudi Arabistan’ın çıkarları;
Suriye,
Yemen,
Somali,
Sudan,
Arap Denizi hattında açık biçimde örtüşüyor.

Bu tablo, Riyad’ın tarihinde belki de ilk kez kendisini bu kadar çok cepheli tehdit altında hissettiğini gösteriyor. Çözüm ise net: Türkiye ile stratejik yakınlaşma.

Bu çerçevede atılan diplomatik adımlar tesadüf değil:
– Somali Cumhurbaşkanı önce Ankara, ardından Riyad’ı ziyaret etti,
– Sudan yönetimi aynı diplomatik hattı izledi.


Bin Selman’ın hamlesi: Sahadan tasfiye

Muhammed bin Selman, BAE’yi doğrudan hedef alarak sahada tasfiye stratejisi uyguladı.
Bu süreçte:
– BAE’nin Yemen’deki 10 yıllık yatırımları çöktü,
– Somali tamamen kaybedildi,
– Arap Denizi’ndeki liman ve ada projeleri işlevsiz kaldı,
– Uluslararası mahkemelere taşınabilecek dosyalar masaya kondu.


Bin Zayed neden yalnız kaldı?

Muhammed bin Zayed için en yıkıcı tablo şu:
– Arabuluculuk yapacak tek bir bölgesel güç yok,
– Sahada destek verecek müttefik kalmadı,
– İsrail desteği, bölgesel meşruiyet üretmeye yetmedi.

BAE’nin “imparatorluk” hayali, yerel gerçeklerle çarpışınca dağıldı.


📣 ANALİZ VAKTİ GÖRÜŞÜ

Analiz Vakti – Jeopolitik Değerlendirme:
“BAE’nin çöküşü ani değil; yanlış aktörlere, yapay ittifaklara ve sahte meşruiyete dayanan bir projenin doğal sonucudur.”

Analiz Vakti:
“Bu süreç, Ortadoğu’da kalıcı gücün parayla değil; sahadaki toplumsal karşılık ve devlet aklıyla kurulduğunu bir kez daha göstermiştir.”


Okuyucuya not


Kaynak: Analiz Vakti Özel Haber – https://www.analizvakti.com/

Yayıncı Kaynak: Analiz Vakti Özel Haber

BAE’nin Bölgesel Hesabı Nasıl Bozuldu?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.