Asurlular, kazandıkları her zaferin ardından, ele geçirdikleri savaş tutsaklarına büyük işkenceler yapıyor, işgal ettikleri ülkelerdeki insanları ya öldürüyor ya da sürgüne gönderip ülkeyi sistemli biçimde yok ediyorlardı. Ayrıca yazılı kaynaklardan öğrendiğimize göre, herhangi bir isyan her zaman kanlı bir şekilde hızla bastırılıyordu. Askerî seferlerin yer aldığı yıllıklar ve savaş sahnelerini gösteren kabartmalar, Asur ordusunun teslim olmayan düşmanlara karşı uyguladığı acımasız cezalandırma yöntemleri konusunda net bilgiler vermektedir. Kayıtlardaki şiddet sahneleri kabartma olarak Asur saraylarının duvarlarını süslemiştir. Bu savaşlara dair çok sayıda belgeden bir kaç örnek vermek gerekirse, bunlardan biri M.Ö. 883-859 yılları arasında hüküm süren II. Ashurnasirpal’a aittir:





“Bize teslim olmayan şehirleri işgal ettim. Şehirde yaşayanların diri diri derilerini yüzdürerek şehrin duvarlarına astım. Genç erkek ve kızlarını yaktım. Kestiğim kafalarla şehrin önüne sütun yaptırdım.”
“YIKTIRDIM, YIKINTILARI ATEŞE VERDİM”
III. Salmanassar’ın yıllıklarında ise Geç Hitit krallıklarının oluşturduğu bir koalisyonla savaştığını, onları yenilgiye uğrattığını ve onlardan haraç aldığını anlatır ve şöyle der:
“Gurgum’dan ayrılarak Sam’al’lı Haianu’nun tahkimli kenti Lutibu kentine ulaştım. Sam’al’lı Haianu, Patina’lı Sapalulme, Bit-Adini’li adam Ahuni ve Karkamış’lı Sangara birbirlerine güvendiler ve savaşa hazırlandılar. Onlar bana savaş açtılar. Efendim Asur’un verdiği sözle benden önce giden korkunç silahlarım ve kutsanmış yüce gücümle onlarla savaştım ve onları yendim. Savaşçılarını kılıçla yere serdim, yağmur gibi üzerlerine yağdım, Tanrı Adad gibi, vücutlarını hendeklere yığdım, büyük ovayı savaşçıların cesetleriyle doldurdum ve kanlarıyla dağları kırmızı yün gibi kırmızıya boyadım. Onlardan sayısız savaş arabası ve koşumlu atlar aldım. Kentin önüne başlardan oluşan bir kule diktirdim ve kentlerini yaktım, yıktım ve yok ettim.”
Asur kralı Sanherib ise Babil’i istila ettiğinde Babil ülkesini adeta haritadan silmiştir. Geride bıraktığı şey yıkıntıdan başka bir şey değildir. Bu olay yazılı kaynaklarda şöyle anlatılmaktadır:
“Kentin dış duvarlarını ve evlerini temellerinden zirvesine kadar yıktırdım, yıkıntıları ateşe verdirdim. Şehrin ortasından geçmekte olan su kanallarını kazdırarak kullanılmaz hale getirdim, şehrin tamamını su altında bıraktım. Yıllar sonra o şehre gelenlerin görmemesi için tapınakları ve tanrı heykellerini tahrip ettirdim.”
Asur ordusu şehirden çekilirken, geride sularla kaplı, çamur ve balçık içinde bir şehir bırakmıştı. Ayrıca Kral Sanherib, bu askerî başarılarını Ninive Sarayı’nın duvarlarına kabartma olarak yaptırmıştı. Bu kabartmalarda işlenen konular arasında ise kafa kesme, deri yüzme ve kazığa oturtma sahneleri bulunmaktadır. Son büyük Asur Kralı Asurbanipal ise uzun süren kuşatmalardan sonra düşmanlarını yendiği bir savaştan sonra düzenlenen geçit töreninde, kendisini taşıyacak arabayı esir aldığı 4 krala çektirtmiştir. Mutlak zafer bu olsa gerek.






















