Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adı sıkça gündeme gelirken, şimdi oklar AK Parti’ye dönüyor. Öyle görünüyor ki, İmamoğlu’nun aldığı akıl, kendi aklının ötesinde bir stratejiyle hareket ediyor. Yakın zamanda ortaya çıkması beklenen bir liste, paraların dağıtıldığı isimleri ifşa edecek ve bu isimler arasında hatırı sayılır sayıda eski ve halen görevde olan AK Partililer de yer alıyor. Bu durum, yolsuzluk gerçeğinin patladığında AK Parti’nin içini oymak için bilerek tasarlanmış bir planın parçası gibi duruyor. Bu defa, İmamoğlu’ndan çok kara para ve usulsüz ihalelerle anılan AK Partililer konuşulacak.
İddialara göre, bu ifşalar AK Parti’nin yıllardır çözemediği iç meselelerini gün yüzüne çıkaracak. Parti içindeki mali usulsüzlüklerin boyutu, kamuoyunda büyük bir yankı uyandırabilir. “Paraların dağıtıldığı isimler” ifadesi, ciddi bir finansal skandalın kapıda olduğunu işaret ediyor. Bu isimlerin çok yakında öğrenilecek olması ise, sürecin hızlandığını ve belki de birilerinin bu bilgiyi sızdırmak için hazır beklediğini gösteriyor. Bu noktada, İmamoğlu’nun adı doğrudan suçlanan taraf olmaktan ziyade, bu oyunu kuran ya da bu oyuna yönlendirilen bir figür olarak öne çıkıyor.
Bülent Arınç’ın adı ise bu olayda dikkat çekici bir şekilde geçiyor. “Tam zemini hazırlamışken” ifadesi, Arınç’ın ya bu ifşaların önünü açan bir aktör olduğunu ya da parti içindeki eleştirileriyle bu tür bir krize zemin hazırladığını ima ediyor. Arınç, daha önce de AK Parti’nin bazı politikalarına karşı çıkmış ve parti içinde reform çağrıları yapmıştı. Şimdi, bu ifşaların onun eleştirilerinin bir sonucu mu olduğu, yoksa daha büyük bir planın parçası mı olduğu sorusu akıllarda. Her iki durumda da, Arınç’ın varlığı bu krizin parti içindeki etkisini daha da derinleştirebilir.
Bu gelişmeler, AK Parti’nin uzun süredir “havalandıramadığı” iç yapısını bir kez daha gözler önüne seriyor. “Yine geç kalıyorsunuz” eleştirisi, parti yönetiminin bu tür sorunlara zamanında müdahale edemediğini ve kontrolü kaybettiğini düşündürüyor. Eğer bu iddialar doğruysa, kara para ve usulsüz ihale skandalları parti içinde bir güven bunalımına yol açabilir. Dahası, kamuoyunda AK Parti’ye duyulan desteğin zaten kırılgan olduğu bir dönemde, bu ifşalar ciddi bir itibar kaybına neden olabilir. Parti içindeki güç dengeleri de bu süreçten etkilenebilir; bazı isimler kendilerini aklamaya çalışırken, diğerleri günah keçisi ilan edilebilir.
Peki, AK Parti bu krizi nasıl yönetecek? Eğer yönetim bu ifşalara hızlı ve şeffaf bir yanıt veremezse, parti hem iç hem de dış politikada zor günler geçirebilir. Öte yandan, bu durum bir fırsat da sunabilir: Parti, bu skandalları bir temizlik operasyonuna çevirip, yolsuzlukla anılan isimleri tasfiye ederek yeniden güven kazanabilir. Ancak bu, kararlı bir liderlik ve cesur adımlar gerektirir—ki sizin de belirttiğiniz gibi, AK Parti bu konuda şimdiye kadar “geç kalmış” görünüyor.
Sonuç olarak, AK Parti’nin önünde kritik bir sınav var. Yaklaşan mali usulsüzlük ifşaları, parti içindeki çatlakları derinleştirebilir ya da bir dönüm noktası olabilir. Bülent Arınç’ın rolü ve İmamoğlu’nun bu plandaki yeri, olaylar geliştikçe netleşecek. Şimdilik tek kesin olan şey, bu ifşaların AK Parti’yi uzun süre meşgul edeceği ve parti içini bir kez daha “havalandırma” fırsatının kaçırılmaması gerektiği.


















