AK Partinin 23 yıllık iktidarında “kendisiyle yarışma” refleksi nasıl kayboldu? TOKİ’den 360 derece şehir vizyonuna, yerel yönetimlerden algı siyasetine uzanan çözülme kodları…
AK Parti’nin Yükseliş Dönemi ve “Kendinden Kopuş” Tartışması
Türk siyasi tarihinde “Yerel Yönetimlerde Yükselme Devri”, kuşkusuz Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oluşuyla başlar ve AK Partinin 23 yıllık aralıksız iktidar sürecinde devam eder.
Hatta 2019–2024 seçim kayıplarına rağmen bu süreç etkisini sürdürür.
Ve eğer bir “TAÇ” aranacaksa, bu TOKİ’dir.
Ancak kritik nokta şu:
AK Parti artık kendisiyle yarışmaktan koptu.
Parti, bunu gizlemek yerine muhalefetin geride kalmışlığını ölçü kabul edip kendini “yarışın hâlâ lideri” olarak göstermeye çalışıyor.
Bu makale, AK Partinin kendisiyle yarışma refleksinden kopuşunun en görünür izlerini TOKİ, yerel yönetimler ve şehirleşme vizyonu üzerinden inceliyor.
TOKİ: Bir Başarı Hikâyesinin “Otomatik Pilota” Bağlanması
TOKİ, uzun yıllar boyunca AK Partinin kendi performansını kendiyle kıyasladığı bir başarı alanıydı.
Ancak bugün TOKİ, otomatik pilota bağlanan, tek tip ve otomasyona dönüşmüş projelerle anılıyor.
Bu eleştiri TOKİ’ye değil—
AK Partinin TOKİ üzerinden kendisiyle yarışmayı bırakmasına.
TOKİ hâlâ yüksek performanslı; fakat şehir-insan ilişkisinin omurgası olan “360 derece yaşam modeli” göz ardı edilmiş durumda.
1) 360 Derece Vizyonundan “Evsel Dönüşüm”e Gerileme
“360 derece vizyonu” şuydu:
Evinizden maksimum 15 dakika yürüyerek sosyal hayatın tüm bileşenlerine erişebileceğiniz, otomobile ihtiyaç hissetmeyeceğiniz bir şehir modeli.
Bu vizyon:
- Refahyol döneminde şekillenmişti,
- AK Partinin 2015’e kadar süren yükseliş döneminin bel kemiğiydi.
Bugün ise bu vizyon yerini:
- “Kentsel Dönüşüm” etiketli fakat gerçekte “Evsel Dönüşüm” çalışmalarına bırakmış durumda.
Her yerde kat karşılığı apartman anlaşmaları “vizyon” diye sunuluyor.
Ve sürekli muhalefetle kıyaslanarak bu gerileme gizleniyor.
TOKİ’nin 360 Derece Vizyona Dönme Sorumluluğu
Özellikle 6 Şubat depremi sonrası 11 ilde yapılan projelerde TOKİ, belediyeleri zorlayarak 360 derece yaşam modelini dayatabilirdi.
Ancak konutlar yüksek hızla yapılırken:
- Yürüme mesafesinde sosyal alanlar,
- Mahalle bütünlüğü,
- İnsan-merkezli kentsel yaşam
ikinci plana itildi.
TOKİ’nin performansı yüksek ama model artık eksik.
Bir müzakere notu olarak kaydedilmeli.
2) AK Partili Belediye Başkanları Neden Partinin Gerisinde?
Bir dönem:
- İstanbul’da Erdoğan,
- Ankara’da Melih Gökçek,
- İnegöl’de Hikmet Şahin
Partisinden önde giden liderlerdi.
Bugün bu gelenek tamamen kayboldu.
Yerel yöneticiler artık:
- Daha az proje, daha çok görünürlük,
- OLGU yerine ALGI,
- Vatandaş yerine takipçi
formülüne yönelmiş durumda.
Bu ise CHP’nin yıllardır eleştirilen modeliyle benzeşme yarattı.
Algı Belediyeciliği: “Yerel Yıldız” Olma Dönemi
Yeni belediye başkanlarının çoğu:
- Kapsamlı şehir vizyonları yerine kısa videolara,
- Gerçek hizmet yerine görünürlüğe,
- Stratejik plan yerine sosyal medya performansına
odaklanıyor.
Bu durum seçim kayıplarında belirleyici olsa da, çoğu başkan yenilgiyi:
- “Ekonomi”
- “Millet İttifakı”
gibi dış sebeplere bağlayarak sorumluluğu TAC’a atıyor.
TAÇ → başarı
TAC → suçu başkasına atmak
Aradaki fark yalnızca bir nokta… ama anlam farkı büyük.
AK Partinin En Büyük Kopuşu: OLGU’dan ALGI’ya Geçiş
Bir zamanlar AK Parti meşruiyetini:
- Hizmetten,
- Performanstan,
- Somut projeden,
- Şehir-insan ilişkisini merkeze almaktan
alırdı.
Bugün ise:
- Algı operasyonları,
- Görünürlük faaliyetleri,
- “Muhalefet daha kötü” anlatısı
partiyi kendi gerçeğinden koparıyor.
Bu tablo, artık iktidar ve muhalefet arasında bir düzleşme oluşturuyor.
Son Söz: Müzakere Bitti. Nokta.
AK Partinin 23 yıllık iktidarında yaşadığı en büyük kırılma:
Kendisiyle yarışmayı bırakıp muhafazakâr konfor alanına çekilmesidir.
TOKİ, belediyecilik ve şehir vizyonu örnekleri bu kopuşu en çıplak haliyle gösteriyor.






















