1. Haberler
  2. Haber Vakti
  3. AK PARTİ KONGRESİ -DEŞİFRE

AK PARTİ KONGRESİ -DEŞİFRE

Bir Veda/Vefa Kongresinin Anatomisi -Erdoğan "Bölünmüş sosyolojiyi çözebildi mi?Cumhuriyet "Bölünmüş Sosyoloji" üzere kuruldu

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

  • Bir Veda/Vefa Kongresinin Anatomisi –
    Erdoğan “Bölünmüş sosyolojiyi çözebildi mi?
  • Cumhuriyet “Bölünmüş Sosyoloji” üzere kuruldu.

Toplumun bir kesimi ( CHP’nin seçmen kitlesinin de köklerini oluşturan sosyoloji bu bölünmüşlüğün bir tarafıydı) 1923 öncesi Osmanlı Devleti ve Toplum modeline ilişkin her ne varsa; tamamını hafızadan silip; hatta inkar edip; dahası karalayıp , “Yeni sayfa” diyerek bir devlet ve toplum mühendisliğinden yana oldu. 1923-1938 arası kendilerine “Atatürkçü” dediler; İnönü ile beraber “Kemalist” diyerek mühendislik misyonunu devletleştirmek istediler. Özgür Özel bu çizgiyi ” Biz Jön Türklerin ve İttihat Terakkinin devamıyız!..” diyerek açıktan cephesini resmetti. CHP 1923 yılında 100. yılını kutladı. O zaman Özel “Erdoğan’ı devirerek; işgal edilmiş Cumhuriyeti kurtaracağız ve Atatürk’e iade edeceğiz!” demişti. Deviremediler. Çünkü CHP neredeyse yetmiş yıldır toplumun sadece %25’ini ikna edebildi.

Toplumun %75 ise Atatürk ile CHP özdeşliğini reddetti. CHP’nin Atatürkçülük ve Kemalist ideolojisini ve politikasını başından beri benimsemedi. Hatta CHP’nin “Atatürk’ü politik açıdan sömürdüğünü” düşündü. O nedenle CHP elli yılı aşkındır İktidar olamıyor.

Toplumun diğer yarısı ise; 1923’den bu tarafa nüfusun en az %75’ini oluşturuyor; Osmanlı devlet ve toplumunun unutulmasını, kötülenmesini reddetti. Cumhuriyeti benimsedi; ancak Saray üzerinden Osmanlı ailesini ve ardından 1923 öncesi Türk Devletinin inkarını şiddetle reddetti. Hatta CHP’nin “Atatürk böyle istedi!…” iddiasına da itiraz etti. CHP’nin her fırsatta halkın geneline yönelik operasyon sopalarının üstüne veciz bir Atatürk sözü koymasını “Atatürk istismarcılığı” olarak gördü ve CHP’ye her seçimde demokratik ceza verdi.

Fakat toplumun bu %75 oranındaki enerjisi CHP karşısında 100. yılını kutlayacak bir parti çıkaramadı. Demokrat Parti/ DYP, ANAP, MHP, MSP/Refah ve AK Parti bu %75 ten doğdu ve iktidara geldi; Ancak parçalı ve kırılgan siyasetten kurtulamadı.

Toplumun bu %75 enerjisinin en güçlü olduğu dönem AK Parti dönemi oldu. Erdoğan’ın kişisel kredisi hep %50 bandında seyretti. CHP’nin siyaset tarihinde en çok zorlandığı ve panik-atak dönemi AK Parti iktidarı dönemi oldu. Darbelere ve Sokak eylemlerine bile başvurması CHP’nin “Erdoğan sendromu”nu azaltmadı.

Ancak Erdoğan vefat ettiğinde geride bırakacağı %75 sosyolojinin durumunun fotoğrafı çekildiğinde bir gerçekle yüzleşilecek: Erdoğan sonrası %75 sosyoloji kendi tarihinin “Fetret Dönemi”ne girecek ve “Politik dağılma” süresi hızlanacak.

CHP bu %75 sosyolojinin fetret dönemine girmesini fırsat bilip; üç büyük operasyon yapacak:

Birinci operasyon: AK Parti döneminin tamamını itibarsızlaştıracak bir kara propagandaya yönelecek.
İkinci operasyon; Medya, İş Dünyası, TSK, Yargı başta olmak üzere geçmiş yıllarda olduğu gibi “Toplum ve Devlet Mühendisliği” dönemine hızla girecek, Yani kendi fetret döneminden hızla sıyrılacak.
Üçüncü Operasyon: Tamamen kontrolünden çıkmış olan “İslam’ı dönüştürmek” ve “Dindarları yönetmek” planına büyük bir kinle dönecek.

Pazar günü yapılacak Kongre ve atanacak Kabine’de; yukarıda çerçevesini çizdiğimiz bu duruma yönelik hiç bir tedbir veya bunun üzerinde çalışacak bir kadro planı yok!

Yani AK Parti CHP karşısında 100. yaşını kutlayacak hiç bir strateji içinde değil. %75 sosyoloji uzun zamandır CHP karşısındaki kazanımlarını koruyacak bir siyasi oluşum ve lider arayışına yöneldi. Erdoğan bu yönelişe yönelik bir hazırlık içinde de değil. Çünkü Erdoğa’a göre CHP artık eski günlerine dönemez; bunun sebebi de %75 halk değil ;değişmiş olan Devlettir!…

CB Erdoğan bu tespitinde yanılıyor mu? Bence hayır. Ancak %75 sosyolojinin kendi fetret dönemine çoktan girdiğini biliyoruz; gözlemliyoruz.

Bu bağlamda; Pazar günü kongre ve kabine konu ettiğimiz bu tarihsel akışı yönetecek bir kadro üzere olmayacak!…

AK PARTİ KONGRESİ – DEŞİFRE
“Atatürksüzleştirme” ve “İslamsızlaştırma” İkileminde Erdoğan.
Kemalizm ve Siyasal İslam Kışkırtmasında Seçmen gerçeği

Bu topraklarda Politik pratik/olgusal gerçeklik konuları, “Algı olgudan önce gelir!” yalanıyla hem çarpıtıldı hem de gerçekliği kabul ertelendi:

Oysa 1923-2023 arasında yüzyıldır iki pratik ortada: Bu toprakları İslamsızlaştırma projelerinin hepsi sonuçsuz kalmıştır. Bu topraklarda “Atatürksüzleştirilmiş gelecek senaryoları”nın hiç biri sonuç alamamıştır.

Fakat “Atatürk” konusu da “İslam” konusu da “Süzme politikacılar” tarafından bölünmüş sosyolojiyi canlı tutan iki politik sermaye olarak hem kullanılmış hem de karşıtlık üzere konuşlandırılmıştır. Türkiye’nin enerjisini sömüren/azaltan; tarihi yürüyüşünü sakatlayan ve insan ve hayata dair gerçek konulara odaklanmayı geciktiren “Atatürk istismarcılığı” ve “İslam istismarcılığı” reel politikanın “benzin istasyonu” gibi üstelik taşımadık tekniğiyle hep kullanılır olmuştur.

Kuşkusuz neredeyse yüzyıldır sürdürülen bu bölünmüş sosyoloji o kadar zihinlerde oturmuş ki; Ne Atatürk gerçekliği ne de İslam sahihliği bu bölünmüş sosyolojide ortaya konulabilmiştir. Bu iki alanda “iletişimde vasatlık” zemini bile kurmak “Linç lunapark”ının dönme dolabıdır.

İronik ve trajedi bir “algı oyunu” da hiç bitmemiştir: İslam-Başörtüsü ilişkisi ile Cumhuriyet-Atatürk Heykeli ilişkisinin bölünmüş sosyolojinin iki sembolik metaforu kılınmıştır. Bu sürecin “küreselcilerin ebedi tuzağı” olduğu ısrarla kabullenilmek istenmemiştir. Oysa iki metafor da kendi bağlamından koparılarak “Politik satrancın taşları” kılınmıştır. Kuşkusuz bunun sebepleri üzere mutabakata ulaşmak bile imkansız.

AK Parti iktidarının bu “Atatürk” ve “İslam” konusundaki köklü bölünmüş sosyolojinin ve tarafların metafor yarışının ortaya çıkardığı politik tuzaklamaları “Ertelenmiş sosyoloji”ye evrilttiği veya “Dondurulmuş karşıtlık” kıldığı ortada.

Ancak AK Parti ne “Atatürk” gerçekliği için ne de “İslam sahihliği” iklimi oluşturmak/yapılandırmak/enforme etmek noktasında bir girişime/projeye/enformasyona yönelmedi. İki konuyu da birer “Sandık sermayesi” olarak etkinleştirdi. Fakat “Kemalizmin” dayak atmaktan zevk aldığı dindarların haklarını iade ve itibarını sağlamak noktasında önemli bir performans sergiledi.

Fakat CHP bu konudaki süreçleri “Cephe kaybı” ve “Prestij sıfırlaması” olarak görüyor. Rövanşizm kılıcını bileyliyor. Özellikle FETÖ-Diyanet-Tarikatlar üçgeninde çok ciddi ortaya çıkan “Şüpheli haller”i gerekçe gösterip; sadece dindarların “üstünden geçmek” planı içinde değil; ayrıca “İslam” konusunda özel bir “terbiye programı” üzerinde çalışıyor. Özgür Özelin 31 Mart seçim sonrası yaptığı bir seslenişte CHP iktidarı döneminde nasıl bir İslam olacağını ve nasıl bir dindarlığı yayacaklarını resmetmişti.

Pazar günkü AK Parti kongresinde ve kabine değişikliğinde; yukarıdaki çerçeveye ilişkin herhangi bir öngörü, senaryo, hazırlık gündemde değil. Dolayısıyla hem kongre hem kabinedeki değişim bir “Politik güncelleme” veya “Politik strateji” içermemektedir.

CB Erdoğan’ın vefatından sonra; dindarların içine düşeceği sosyoloji bu gerilimin içinde boğulacak bir sosyoloji olacaktır. Bir kısım dindarların sosyo ekonomik kazançları dışında miras kalmayacaktır. Bu şu demektir: Erdoğan vefat ettiğinde geride bırakacağı en büyük “belirsiz alan” bizzat İslam alanı olacaktır.

CHP ise FETÖ-Diyanet-Tarikatlar üzerinden oluşturduğu kamuoyu rüzgarını “İslam’ı dönüştürmek/Ulusalcılaştırmak” projesini/yelkenini şişirmek için kullanacaktır.

Kongre ve Kabine “Erdoğan sonrası kadro” olmayacaktır!

servet Hocaoğulları

AK PARTİ KONGRESİ -DEŞİFRE
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.