ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı, Trump’ın göreve başlamasıyla birlikte Çin’in ABD şirketlerine ihracat kontrolü uygulamasıyla başladı.
ABD’nin karşılık vermesiyle ticaret savaşı alevlendi ve her iki ülke de ekonomik ve ideolojik üstünlük için yarışıyor. Savaşın küresel ekonomiyi olumsuz etkilemesi ve diğer ülkeleri de etkilemesi bekleniyor. Şu an için bir çıkış yolu görünmüyor ve ABD’nin iç borcunun yüksekliği, ticaret savaşının ABD’deki krizi derinleştirmesine neden olabilir.
Çin’in ABD’ye ihracat kontrolü uygulaması, yeni ticaret savaşının işaret fişeği olarak görülüyor.
ABD’nin Ekonomik Sorunları
Trump’ın başkanlığı, Batı ve ABD için zor bir gelecek vaat ediyor. Çin, ABD’ye yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak 28 ABD şirketine ihracat kontrolü uyguladı ve bu da yeni bir ticaret savaşının başlangıcı olarak görülüyor.
Trump’ın önceki ticaret engelleri küresel tedarik zincirine zarar verdi ve küresel ekonomi zaten enflasyonist baskılar, enerji güvensizliği ve savaş tehdidiyle boğuşuyor. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı bu zorlukları daha da kötüleştirecek.
Biden’ın Çinli firmalara yatırım yapan Amerikalı kuruluşlara yönelik yaptırımları ticaret savaşını kızıştırdı. Her iki ülke de ekonomik ve ideolojik üstünlük için yarışıyor ve çatışmayı demokrasi ile otoriterlik arasındaki bir savaş olarak çerçeveliyor.
Ticaret savaşı ABD ve Çin ile sınırlı kalmayacak ve gelişmekte olan piyasalar en çok etkilenenler arasında olacak. ABD’nin iç borcu 36 trilyon doları aştı ve Trump, yaklaşan mali felaketin sorumlusu olarak görülüyor.
ABD’nin en büyük sorunu ekonomi ve Çin’in ticari darbeleri, ABD’nin askeri, ekonomik ve jeopolitik krizlerini daha da derinleştirecek. Ticaret savaşından şu anda bir çıkış yolu görünmüyor ve ABD’nin dış yatırımları ile federal borçları arasındaki uçurum hızla büyüyor.
ABD-Çin Ticaret Savaşı?
Trump’ın başkanlığı, ABD ve Batı için zorluklarla dolu bir gelecek vaat ediyor. Çin, ABD’de gerçekleşen saldırılarla eş zamanlı olarak Lockheed Martin ve Boeing Defense gibi 28 ABD şirketine ihracat kontrolü uygulayacağını açıkladı. Bu hamle, yeni ticaret savaşının başlangıcı olarak görülüyor.
Trump’ın seçim kampanyasında Çin mallarına gümrük vergisi koyma ve Çin yatırımlarını sıkılaştırma vaatleri, Çin’in misilleme yapmasına yol açtı. ABD’nin ateşine ateşle karşılık veren Çin, ticari stratejiyi sıfır toplamlı bir oyun olarak algılıyor.
Trump’ın önceki ticaret engelleri, küresel tedarik zincirine zarar verdi. Küresel ekonomi zaten enflasyonist baskılar, enerji güvensizliği ve savaş tehdidiyle boğuşuyor. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı bu zorlukları daha da kötüleştirecek.
Biden’ın Çinli firmalara yatırım yapan Amerikalı kuruluşlara yönelik yaptırımları, ticaret savaşını daha da kızıştırdı. Her iki ülke de ekonomik ve ideolojik üstünlük için yarışıyor.
Ticaret savaşı ABD ve Çin ile sınırlı kalmayacak ve diğer ülkeler de etkilenecek. Gelişmekte olan piyasalar en çok etkilenenler arasında olacak.
Şu anda ticaret savaşından bir çıkış yolu görünmüyor. ABD’nin iç borcu 36 trilyon doları aştı ve Trump, yaklaşan mali felaketin sorumlusu olarak görülüyor. ABD’nin en büyük sorunu, dış yatırımlar ile federal borçlar arasındaki uçurumun büyümesi. Çin’in ticari darbeleri, ABD’nin askeri, ekonomik ve jeopolitik krizlerini daha da derinleştirecek.
Trump’ın Küresel Ekonomiye Etkisi Devam edecekmi?
Trump’ın başkanlığı, Batı ve ABD için zor bir gelecek vaat ediyor. Çin, ABD’ye yönelik saldırılarla eş zamanlı olarak 28 ABD şirketine ihracat kontrolü uyguladı ve bu da yeni bir ticaret savaşının işareti olarak görülüyor. Trump’ın Çin mallarına gümrük vergisi koyma ve Çin yatırımlarını sıkılaştırma vaatleri, Çin’in sıfır toplamlı bir oyun olarak algıladığı ticari stratejiye yol açtı.
Trump’ın önceki ticaret engelleri küresel tedarik zincirine zarar verdi ve küresel ekonomi zaten enflasyonist baskılar, enerji güvensizliği ve savaş tehdidiyle karşı karşıya. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı bu zorlukları daha da kötüleştirecek. Biden’ın Çinli firmalara yatırım yapan Amerikalı kuruluşlara yönelik yaptırımları, ticaret savaşını daha da kızıştırdı.
Ticaret savaşı ABD ve Çin ile sınırlı kalmayacak ve gelişmekte olan piyasalar en çok etkilenenler arasında olacak. ABD’nin iç borcu 36 trilyon doları aştı ve Trump, yaklaşan mali felaketin sorumlusu olarak görülüyor. ABD’nin en büyük sorunu ekonomi ve Çin’in ticari darbeleri, Imperium Americana’nın krizlerini derinleştirecek.
İki Ülke Arasındaki Ticaret Savaşı Ateşlendi?
Trump’ın başkanlığı, Batı ve ABD için zor bir gelecek vaat ediyor. Çin, ABD’ye yönelik saldırılarını artırırken, Trump’ın “Derin ABD”den ziyade Çin’in saldırılarının zorlayıcı olacağı düşünülüyor. Çin, ABD’de gerçekleşen saldırılarla eş zamanlı olarak Lockheed Martin ve Boeing Defense gibi 28 ABD şirketine ihracat kontrolü uygulayacağını açıkladı. Bu hamle, yeni ticaret savaşının işaret fişeği olarak görülüyor.
Trump’ın seçim kampanyasında Çin yapımı mallara yüzde 60 gümrük vergisi koymayı ve Çin yatırımlarının daha sıkı denetlenmesini defalarca vaat etmesi, Çin’in bu kararı zamanlaması açısından tesadüf değil. ABD’nin ateşine ateşle karşılık veren Çin, ticari stratejiyi sıfır toplamlı bir oyun olarak algılayan Trump’a göre hamleler yapıyor.
Trump’ın önceki döneminde uyguladığı ticaret engelleri, küresel tedarik zincirine ağır darbeler vurdu. 2025’te dinamikler değişti ancak hafiflemedi. Küresel ekonomi zaten enflasyonist baskılar, enerji güvensizliği ve savaş hayaletiyle boğuşuyor. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ticaret savaşı bu zorlukları daha da kötüleştirecektir.
ABD Başkanı Joe Biden’ın geçtiğimiz gün bazı Çinli firmalara yatırım yapan Amerikalı kuruluşlara karşı aldığı yeni hukuki ve cezai yaptırımlar, iki dev arasındaki ticaret savaşını daha da kızıştıracaktır. ABD tarifeleri ve cezaları artırırken Pekin ise yeni finansal kısıtlamalar getirerek savaşa savaşla karşılık veriyor. Üstelik her iki ülke de sadece ekonomik hâkimiyet için değil aynı zamanda ideolojik üstünlük için de yarışıyor ve çatışmayı demokrasi ile otoriterlik arasındaki bir savaş olarak çerçeveliyor.
Alevlenen ticaret savaşı ABD ve Çin arasında sınırlı kalmayacak ve diğer ülkelerinde bu durumdan payını alacaktır. Özellikle gelişmekte olan piyasalar yaşananlardan en çok etkilenen ülkeler olacaktır.
Yaşanan ticaret savaşından şuan için bir çıkış yolu görünmüyor. ABD’nin iç borcunun 36 trilyon doları geçtiğini hatırlatarak, Trump’ın ABD’de yaklaşan mali felaketin direksiyonundaki şoförden farksız konumda olduğunu belirtti. 2025 yılı için ABD’nin en büyük sorununun ne DEAŞ, ne Trump ne de Ukrayna, Rusya, Suriye, Panama, Kanada, NATO, BM, Almanya veya Fransa olmadığını gerçek sorunun ekonomi olacağını söyledi. Asıl sorun ABD’nin dış yatırımlar ile federal borçları arasındaki uçurumun hızla büyümesi. Bir bakıma cari hesap dengesizliği. Zira şimdiye kadar ABD imkânlarının ötesinde çılgınca yaşadı. Artık hesap verme zamanı. Çin’in ticari darbeleri kuşku yok ki Imperium Americana’nın maruz kaldığı askeri, ekonomik ve jeopolitik krizleri hem içeride hem dışarıda daha da derinleştirecektir.






















