Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, üniversite diplomasına ilişkin tartışmalar yeniden alevlendi. Bu kez tartışmanın merkezinde, İmamoğlu’nun 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden (GAU) İstanbul Üniversitesi’ne yaptığı yatay geçiş yer alıyor. GAU’nun kurucusu Özalp Tozan, Bir gazeteye verdiği demeçte, İmamoğlu’nun üniversiteye geçiş yaptığı dönemde okulun Türkiye Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından tanınmadığını ve öğrenci kayıtlarının sınavsız yapıldığını doğruladı. Bu açıklamalar, İmamoğlu’nun akademik geçmişine dair soru işaretlerini bir kez daha gündeme taşıdı.
Tozan’ın İddiaları Ne Anlama Geliyor?
Özalp Tozan’ın açıklamalarına göre, İmamoğlu’nun GAU’da eğitim aldığı dönemde üniversite, YÖK tarafından tanınan bir kurum değildi. Ayrıca, GAU’nun o yıllarda öğrencileri sınav olmaksızın kabul ettiği bilgisi de paylaşıldı. Bu durum, şu iki önemli soruyu beraberinde getiriyor:
- YÖK Tanınırlığı Sorunu: Eğer GAU, YÖK tarafından tanınmıyorduysa, İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçişi nasıl gerçekleşti? Türkiye’de üniversite transferleri genellikle YÖK’ün belirlediği kurallar çerçevesinde yapılır. Tanınmayan bir üniversiteden yapılan geçişin meşruiyeti, bu noktada tartışma konusu olabilir.
- Sınavsız Kayıt Meselesi: Tozan’ın, GAU’nun öğrencileri sınavsız kabul ettiğini belirtmesi, üniversitenin o dönemdeki akademik standartlarına dair şüpheleri artırıyor. Bu, İmamoğlu’nun aldığı eğitimin niteliği ve geçerliliği hakkında kamuoyunda yeni bir tartışma başlatabilir.
Tozan’ın bu iddiaları, SABAH gazetesinde de geniş bir haber olarak yer aldı ve İmamoğlu’nun diplomasıyla ilgili uzun süredir devam eden spekülasyonlara yeni bir boyut kattı.
Karşı Argümanlar ve Belirsizlikler
Tozan’ın açıklamaları ciddi bir iddia ortaya koysa da, bu durumun tam bir resmi yansıttığını söylemek için henüz erken. Şu noktalar dikkate alınmalı:
- Özel Düzenlemeler Olabilir mi?: GAU’nun YÖK tarafından tanınmadığı dönemde bile, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki eğitim anlaşmaları veya özel düzenlemeler sayesinde yatay geçişler mümkün olmuş olabilir. Bu tür istisnalar, geçmişte sıkça görülen uygulamalardı.
- İmamoğlu’nun Savunması: İmamoğlu veya ekibi, bu iddialara karşı belgeler ya da resmi açıklamalarla yanıt verebilir. Örneğin, İstanbul Üniversitesi’nden alınan diplomanın geçerliliğini kanıtlayan evraklar ya da YÖK’ten alınmış bir onay, tartışmayı farklı bir yöne çekebilir.
Sonuç: Daha Fazla Bilgiye İhtiyaç Var
Özalp Tozan’ın açıklamaları, Ekrem İmamoğlu’nun diploma tartışmasına yeni bir soluk getirmiş olsa da, bu mesele henüz netlik kazanmış değil. GAU’nun tanınırlığı ve sınavsız kayıt politikaları, İmamoğlu’nun akademik geçmişini sorgulatan önemli unsurlar. Ancak, bu iddiaların doğruluğunu ve yatay geçiş sürecinin detaylarını anlamak için YÖK, İstanbul Üniversitesi ve İmamoğlu cephesinden gelecek resmi açıklamalara ihtiyaç var.
Şu aşamada, İmamoğlu’nun diplomasına ilişkin tartışma, hem akademik hem de siyasi boyutlarıyla kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Konunun çözümü, ancak tüm tarafların şeffaf bir şekilde belge ve bilgi sunmasıyla mümkün olacak gibi görünüyor.



