1. Haberler
  2. Video Analiz
  3. Fatih Altaylı Neden Tutuklandı? Türkiye’deki Siyasi Tutuklamaların Sosyolojik Arka Planı

Fatih Altaylı Neden Tutuklandı? Türkiye’deki Siyasi Tutuklamaların Sosyolojik Arka Planı

Fatih Altaylı'nın tutuklanması Türkiye'nin derin sosyolojik yarılmasına mı işaret ediyor? Siyasi tutuklamaların ardındaki devlet refleksi bu yazıda masaya yatırılıyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

VIZ Ne, TIRIS Ne? Fatih Altaylı Neden Tutuklandı?

Türkiye’deki siyasi tutuklamaların ardındaki toplumsal ve hukuki dinamikler.

Şimdi Türkiye’de doğan bebeklerin bile bildiği bir gerçeklik var:

Türkiye’de bölünmüş bir sosyoloji mevcut. Toplumun bir kesimi, yaklaşık 100 yıldır CHP çatısı altında “Devleti biz kurduk; Toplum mühendisi biziz! Muktedir biziz! Eğitimli, Modern biziz!” diyerek örgütlenmiş ve tüm seçimlerde %25 bandında CHP’ye oy vermiştir. Bu kesim CHP dışında partilere oy vermez. CHP dışındaki tüm iktidarları “Sandık zaafı” olarak görür. AK Parti iktidarına/Erdoğan‘a usulden değil esastan karşıdır! Osmanlı konusunda ise REDDİ MİRAS politikasındadır ve bunu devlet ideolojisi olarak sunar!

Doğal olarak bu kesimin İş Dünyası – Medyası – Kulüpleri – STK’ları vardır. Üstelik zengin-etkin-muktedir sosyoloji bu kesimdir. Yani bu kesim için CHP “Partiden öte!..”dir. Fatih Altaylı da bu sosyolojide/kesimde kendini var kılmış ve tarafçıdır. Anlaşılır bir durum.

Toplumun nüfus olarak %75’lik sosyolojisi ise CHP ve onda temerküz eden “Jakoben/Elitist/Vesayetçi Toplum Mühendisliği”ne itiraz eden; Osmanlı konusunda REDDİ MİRASI içine sindiremeyen geniş halk kitlesidir. Ancak CHP gibi istikrarlı formda, CHP gibi yüzüncü yılını kutlayan bir parti çatısı altında toplanamamıştır. Değişik isimlerle (Demokrat-AP-DYP-MSP-MHP…ve AK Parti) kendini ifade etmiştir. En çok AK Parti iktidarda kalmıştır.

AK Parti’ye “Partiden öte!…” bakan bir kesim olsa da; CHP gibi temerküz etmiş ve oturmuş bir sosyolojisi yok/oldurulamadı; Kırılgan ve Erdoğan enerjisiyle aktifleşen bir sosyoloji kaldı; daha doğrusu “Aktivist kitle” var sadece! Tabi bu sosyolojinin de İş dünyası-Medyası-STK’ları var! Mesela Cem Küçük de bu tarafta kendini var kılmış biri. Tutuklanma sürecindeki rolü sebebiyle zikrediyorum…

Ne diyordu Özgür Özel “2023 CB seçimlerinde işgal edilen Cumhuriyeti; işgalden kurtaracağız ve Atatürk’e iade edeceğiz!”

Fatih Altaylı Neden Tutuklandı?

İşte Fatih Altaylı bu nedenle tutuklandı!

Çünkü bölünmüş sosyoloji kültüründe “Tutuklama” “Hukuki” bir tercih değildir. Yüzyıldır bölünmüş sosyolojide “Tutuklama” siyasi bir tercihtir. Erdoğan’ın şiir okuması sebebiyle tutuklanması da bu kültür nedeniyledir. Bölünmüş sosyoloji devam ediyorsa “Tutuklama”nın siyasi olması da devam eder. Hatta yasal ve hukuki olan siyaseten tutuklama seçeneği devletin bir hakkıdır.

Sorun şu: Siyaseten tutuklama bir “marifet” ve “enformasyon” zekası gerektirir. Yani siyaseten tutuklama tercihi algıyı yönetme ve sahaya hakimiyete hizmet etmek zorunda. Bu seçeneği kullanma hakkı sadece devletindir ve halka izahını yapmak zorundadır. “Devletin güven; Devletin bir bildiği vardır!…”da ısrar etmek “kapalım toplum otoritesi”nin özelliğidir.

Gerçi, “Türkiye’de siyaseten tutuklama kalmasın; Tutuklama kesin tarifi yapılmış “Hukuk adımı” olsun!..”. Dense de; Teklif gerçekçi değil! Çünkü “tutuklama”yı siyaseten araçsallaştırmayan tek bir devlet ve iktidar yok. Önemli olan bu seçeneği minimumda tutma ve tutuklamada da enforme etme becerisidir.

AK Parti iktidarının bu seçeneğe çok sık başvurduğu; minimumda tutmadığı; enformasyonda da başarılı olamadığı… söylenir. Doğru!

Halk TVSözcüTele1 nasıl bölünmüş sosyolojide bir kesimin medyası ise; ATVCNN24AKİT…de diğer sosyolojinin medyasıdır. İktidar yanlısı medyanın siyaseten tutuklama seçeneğini harc-ı alem kullandırtma ısrarı; Muhalefet yanlısı medyanın “iktidarı devirme” hamlelerini ısrarla “Düşünce özgürlüğü”; “Eleştiri hakkı”; “Demokratlık” gibi tezgahlarla kuvvetlendirme çabası da ortadadır.

“Dışarı kaçma riski yok; delil karartma ihtimali yok… O zaman tutuklanmadan yargılansın!…” talebi bölünmüş sosyolojide sadece “temenni” kalır. Hatta risk kuluçkası olur. “Hukuk Devleti” sicili açısından siyaseten tutuklama seçeneğinin yok olması da bizzat hukuk devletini anlamamaktır. Hukuk devletini Devleti bölecek kuluçka etkisinde tarif etmeye izin verilemez.

Siyaseten tutuklama da devletin meşru müdafaa hakkıdır. Zaten siyaseten tutuklamaları da halka izah etmek durumunda olan yine devlet ve/veya iktidardır. Örneğin geçmişte Erdoğan’ı tutuklamasını izah edemedi. Halk Erdoğan’a iade-i itibarı iktidarla verdi.

Altaylı’nın onlarca değil yüzlerce konuşması siyasidir; gazeteciliği çoktan aşan bir politik cepheden ateş eden biridir. İktidarı onlarca kez tehdit etmiştir; Başörtülülere ağza alınmayacak hakaret yaparken de bilerek siyasi hamle olmak amaçlı yapmıştır. Yani Altaylı Politikacıdır; ve bunu Gazeteci etiketiyle yapmaktadır.

Altaylı’nın tutuklanması doğası gereği siyasidir. Hatta İmamoğlu soruşturması kapsama alanı ile ilintili olarak ince ayarlı bir tutuklamadır.

Ancak bu seçeneği yani siyasi tutuklama seçeneğini kim kullandı? Asıl sahibi Devlet mi; Yoksa bölünmüş sosyolojide kendine “Tetikçi” mesleği seçenler mi? Erdoğan’a karşı ince ayarlı dezenformasyonu planlayanlar mı? Yoksa Erdoğan kanatları altında duran bir kesimin hoyratça bu seçeneği kullanabilme ve yanlarında kar kalma rutini mi işledi?

Siyasi tutuklamalar hem Hukukidir hem Devlet hukukunun tabii bir seçeneğidir. Zaten “Kamuoyunu kışkırtmak”; “Toplumu kin ve nefrete teşvik”; “Ötekileştirme”; “CB’ye hakaret”… gibi çok şey siyaseten tutuklama gerekçesidir ve yasaldır ve de hukukidir.

Önemli olan bu seçeneği kullanan iradenin gerçek sahibi mi; otorite boşluğundan faydalanan tezgah mı; politik tatmin mi?

AK Parti’nin son yıllarda yasal ve hukuki olan siyaseten “tutuklama” seçeneği noktasında halkı enforme etme ve operasyon tarzı konusunda “dezenformasyona açık” bir uygulama içine düşürüldüğü gözlemleniyor.

Mesela İmamoğlu tutuklaması siyaseten bir tutuklama değildir. Siyasetçi olan biri olsa da tutuklama kategorisi siyasi değildir; iddialar üzere Kamu davasıdır. Bakmayın Cumhurbaşkanı adayı tezgahı üzerinden siyaseten tutuklama algısı verilmek isteniyor.

Altaylı’nın tutuklanması ise siyasidir. Bir sürü de malzeme var! Fakat… “Suyun ısındı!” diyor; AK Parti yönetiminden biri; ardından tutuklanıyor Altay’lı…. algısı; şunu gösteriyor bize:

İktidar “siyaseten tutuklama” seçeneği yasal, haklı, hukuki bir seçenekken; Politik magazine düşürmeden; yönetemiyor!

Neden?

Fatih Altaylı Neden Tutuklandı? Türkiye’deki Siyasi Tutuklamaların Sosyolojik Arka Planı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.