Çok Şükreden Kul-Abden Şekura (Hazreti Nuh Peygamber.

84fc4c14-be8d-4c1f-89d5-98ea6a99a52d

Hazreti Nuh Peygamber;
Biz insanlar vasfımız dahi yokken bu aciz halimizde bile sabretmeyi,şükretmeyi bilmez akletmezken;
Peygamber vasfında olan Nuh Aleyhisselam çok şükredermiş.
Biz insanlar düşmana karşı bırakın şiddetli öfkelenmeyi. Net tavır sergilemeyi düşman olduğunu dahi ayırt edemezken;
Nuh Peygamber düşmana karşı oldukça sert,tavrı çok şeditmiş.

Gözden Kaçmasın
thumbnail
Yakut (Saha) Türkleri
Haberi görüntüle

İnsanlık onda yeniden türemiş ve yeniden duygular vücud bulmuşcasına hayatları idame ettirilmişdir.
Kötüler gemiye binmemiş ve hatta iman etmeyerek helak olmuşsa. İnsanlıgın ikinci başlangıcı kabul edilen büyük Tufan sonrası iyiler gemiye doluşmuşsa. Kötülük nereden türemiştir peki.
İnsandan mı.
Hayır.
Nefisten türemiştir arkadaşlar.
Yoksa gemiye Salihler ve inananlar binmişti.

Evet öyleydi. Müşriklere çok sert bir üslubu vardı. Oysa öyle mi olmalıydı. Evet. Caydırıcılık çok önemliydi.

Biliyor muyduk. Ticaretle ve çobanlık ile ugraşırmış Nuh Peygamber.

İslam’a göre, Nuh’un misyonu ahlaksız ve günah içine batmış olan halkını, uyarmaktı. Allah, Nuh’a halkına putperestliği bırakmalarını ve sadece Allah’a ibadet etmelerini, iyi ve saf hayatlar yaşamalarını tavsiye etme görevini verdi.

Oysa iman noktası öyle bir yerdeydi ki,gemiyi inşaa etmekte o imana dahildi,o gemiye binmemekte imansızlık alametiydi. Nasipten öte bir yoldu bu. Zira iman etmek başlı başına iyilik dogururdu.
Kimler iman etmiş kimler etmemişti. Ona baksak bile terazide bir sürü dengesizlik fark edilirdi.
Nasıl olurdu ki evladı iman etmesin. Nasıl olurdu ki eşi iman etmesin.
Evladı iman etmezken uğruna ölecek başka evlatlar iman edendi.
Allah Hud Suresinde (Hud, 11/40.) Hz. Nuh’un ailesinden üç oğlu ve onların eşleri inanmış kimselerdi. Ancak karısı ve bir oğlu iman etmedikleri için gemiye binmediler. Zira kurtuluş gemisine binmek, bir iman işiydi.

Oysa günümüz de böyle değil mi. Neye iman neye itiraz bilemez haldeyiz. İman ettiklerimize itiraz ederken. İtiraz ettiklerimize iman eder haline geldik.

Aslında evin içi gurbet olurken gurbette evin içi gibiydi. Bu paye yine bir terazide dengesi şaşmış mütevazilige işaretti. Bu bekleyiş sabırla bekleyişti.
Yani doğru bir tezdi.
İman ettiklerimize itiraz ederken. İtiraz ettiklerimize iman eder haline gelmiştik…

Yazar: Yakup Erdem

Exit mobile version