Hazreti Şuayb Peygamber
Dağ yolculuklarında, dağa çıkarken dağlar eğimini kaybeder, dümdüz olurdu. Medyen topluluğundaki tüm taşları etrafında döndürmüş ve o taşları bakır hâline getirmiştir.
Konuşmakla aşınmıştır belki dağlar taşlar. Çünkü o Hatîb-ül Enbiyâ’dır. Kavmi çürük olsa da silsilesi sağlamdır. Hazreti Musa Peygamber’in kayınbabasıdır.
Kavmi çürük dedim, evet. Biraz o günün, biraz bugünün aynasıdır. Belki de aynısıdır.
Bugün değil, o günden anlatıyorum. Siz bugünden, buralardan anlarsınız.
Ticari hayatta dürüstlükten uzaklaşmışlar. Bugün de öyle değil mi? Baksanıza etrafınıza. Evden çıktıktan sonra çoğunlukla dürüstlüğe mi rastlıyorsunuz, yoksa hileye mi?
Dürüst olunsaydı, insanlık kefil sorar mıydı kurumlardan? Ederi 10 lira olan bir şeye 100 lira ödenir miydi?
Dürüst olunsa kazanırdı her taraf. Oysa bak bakalım kazanan var mı? Kaybediyor alan da, satan da.
İşlerine hile bulaştırıp ölçü ve tartıları eksik yaparlardı. Bu, o kavmin helâk olmasına başlı başına yeterdi. Helâl olup gitti gitmesine de bizler bu yaşanmışlıkları ne ara hikâye gibi hissettik?
Bugün ölçüye bulaştırılan hilenin tesiri, her alanda bu kavmi zelilleştirdi. Kâr sandığın her şey, seni şifaya muhtaç etti.
Bu dünyadaki terazide elde ettiğin haksız gelir, ahirette kurulan mizandaki terazide fire verecektir. Bu, başlı başına ateşin kendisiydi.
Bol bol rızıklandıranı görmeyip verene şükretmemişlerdi. Bu, o insanlığın en nankör hâliydi. Bugün de öyle değil mi? Hangi rızkın öşrünü gözetiyoruz? Veren eli göremedik.
Alırken kırdık, tükettik. Allah’tan aldığımız her güzelliği kullardan esirgedik. “Neden?” diye düşünmedik bile. Güzel olan her şeyi esirgedik.
Tıpkı helâk olan o kavim gibiydik. Her helâkı hak ettik. O kavim ki yanarak bedel ödedi. Biz yanmıyor muyuz, donmuyor muyuz, yıkılmıyor muyuz, kıtlık yaşamıyor muyuz?
Hepsini yaşıyoruz.
Ne mi yapmalıyız?
Helâk olmaya sebep olan her duyguyu gözden geçirip hayatımızdan çıkarmalıyız. Her mazlumun yanında olup paylaşmayı öğrenmeliyiz.
Hileden uzak durmalıyız. Haksız kazançtan beri durup, dünya zevklerinden soyutlanmalıyız. Allah’ın bize verdiği her nimetin şükrünü yapmalıyız.
Peygamberlerden Kendimize Güzellikler Aramalıyız
“Peygamberlerden kendinize güzellikler arayın” denmiştir. Bizler, helâk olan kavimlere benzer olduk.
Soruyorum size:
Ne yapmalıyız?
Nasıl yaşamalıyız?..


