1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Atatürk’ün Ölümünde İki “Olağan Şüpheli”: ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi?

Atatürk’ün Ölümünde İki “Olağan Şüpheli”: ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

📑 Yayıncı Kaynak: Analiz Vakti Özel Haber
🪧 Yayın Tarihi: 2025-11-09
✍️ Yazar: Servet Hocaoğulları


Bir Vesayet Rejimi Olarak Akademi

Beşer ölür. Atatürk de öldü. Fakat insanın ölüm ve ölenle ilişkisi başlı başına tarihçesi olan ve kendine özgü kültürü oluşan bir olgu. Bir de ölen “Peygamber”, “Lider”, “Filozof”, “Büyük Sanatçı”, “Şeyh” v.s. olduğunda “Taraftarlık” kültürü açısından bin bir halin olduğu tablolar oluşur.

Fakat en popüler ağız şudur: “Fikrin, hedeflerin, hizmetlerin yaşayacak, yaşatılacak ve geliştirilerek hep var kılınacak!”

Tarih, vahiy alan peygamberlerin bile bizzat onlara inananlar tarafından nasıl dönüştürüldüğü, başkalaştırıldığı dönemlere tanık iken; liderlerin de yaşadıkları dönemlerde yapıp ettiklerinin nasıl dönüştürüldüğünü, bambaşka evrelere taşındığını ve genelde “istismarcılık” örnekleriyle dezenforme edildiğini biliyoruz.

Bir bakmışsınız; vahyin reddettiği, mücadele için indiği ne kadar çarpık, sapkın inanç türleri varsa; peygamberin vefatı sonrası, bizzat kendisine “inananlar” diyenler tarafından; bırakın mücadeleyi, vahyin özü-sözü hâline getirildiğini biliyoruz.

Bir bakmışsınız; ne kadar absürt, çarpık, yetersiz tipler ve ideolojiler varsa, kendilerini ölen lidere nispet ederek; sapkınlıklarını lider üzerinden ideolojiye, devlet politikasına dönüştürmeye çalışıyorlar.

Fakat bir de bakmışsınız; kuruluş amacı bambaşka olan ve bu tuzaklara düşmemesi gereken kurumların bile zaman içinde aynı metoda başvurup **“Lider istismarcılığı”**nın kuluçkası olduklarına tanık oluyorsunuz.


Cumhuriyetin Akademik Yüzü: ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi

Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ve özellikle devletin vizyonuna yönelik hedefler için; neredeyse “Devlet içinde devlet” olarak nitelenecek kadar çok büyük imkânlar, yetkiler verilmiş iki üniversite var ki; bu üniversitelerin geldiği noktanın fotoğrafını çektiğimizde, “Atatürk’ü Öldüren İki Olağan Şüpheli” vurgusunun kadrajı netleşmiş olacaktır.

Çünkü söz konusu bu iki üniversite kuruluş amacına, hedefine, yol haritasına oldukça uzak ve hatta aksi yönde pozisyon almış durumdadır.

Türkiye’nin bilim-teknoloji alanında “Cumhuriyetin mühendislik yüzü” olarak inanılmaz imkân ve yetkilerle donatılmış ODTÜ Üniversitesi; ve Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanında “Cumhuriyetin gıda yüzü” olarak aynı imkânlarla donatılmış Atatürk Üniversitesi (Erzurum).


ODTÜ: Söylem Üretir, Ürün Değil

Türkiye tarihinde bilim-teknoloji adına “Made in Türkiye” gururu yaşatacak hiçbir bilimsel-teknolojik ürünün, başarı öyküsünün ne başında, ne ortasında, ne de sonunda ODTÜ yoktur. Başarı öyküsünün kahramanlarının bazılarının ODTÜ mezunu olması dışında bir ilişki-bağıntı kurulamaz.

Bir de ODTÜ’nün sürekli bir “söylem”i olur… o kadar.

Fakat Türkiye’nin ne kadar darbe, “laikçi-jakoben operasyonu”, öğrenci kışkırtıcılığı, politik salvo varsa, hepsinin başında ya da ortasında ODTÜ vardır.

Ne zaman CHP dışında bir iktidar olmuşsa; ODTÜ hep “paralel muhalefet” alışkanlığında en önde durmuştur. Neden?


Atatürk Üniversitesi: Adına Rağmen Sessiz

Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanındaki tüm gelişmelerde başat rol oynasın diye kurulmuş; inanılmaz imkân ve yetkilerle donatılmış olmasına rağmen Atatürk Üniversitesi’nin tarım ve hayvancılıkta tek bir başarı öyküsü yoktur.

Hatta bu alandaki kötü tabloya dair hiçbir “üstüne alınma” refleksi de yoktur.

Üstelik Türkiye’de ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi kadar devasa arazilere, yetkilere, pozitif ayrımcılığa sahip üçüncü bir üniversite de yoktur.


İroni mi Gerçek mi?

Çok ilginçtir; kendisini Kemalizmin-Antiemperyalizmin kalesi diye pohpohlayan ODTÜ, aslında tam aksi yönde yerli ve milli olana direnç gösteren küreselcilerin takdirine mahkûm bir pozisyona düşmüştür.

Yine çok ilginçtir; kendisini milliyetçiliğin-ülkücülüğün merkezi olarak tanımlayan Atatürk Üniversitesi’nin tarım ve hayvancılık adına ortaya koyduğu tek bir **“milliyetçi proje”**ye bile tanık olmuyoruz.

Neden?
Atatürk’ün adı, özel hayatının kumaşından neden “soygun yapanların maskesi” gibi kullanılır?

Üniversitelerin mevcut durumu “malumu ilan”dır. Ancak ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi çok daha kritik durumda!

📣 Analiz Vakti Görüşü:
Servet Hocaoğulları – Akademik Analiz Uzmanı: “ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi’nin kurucu vizyonla bağını yeniden kuramaması, Türkiye’nin akademik dönüşümünde en zayıf halkadır.”
Analiz Vakti Yorumu: “Atatürk’ün mirası kurumlar eliyle değil, fikirler eliyle yaşatılır. Bu iki üniversite bu farkı unutmuş görünüyor.”

Atatürk’ün Ölümünde İki “Olağan Şüpheli”: ODTÜ ve Atatürk Üniversitesi?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.