Makale Özeti:
Bu makale, İran’ın Suriye’deki Şii-Alevi nüfusunu örgütleyerek yeni bir Hizbullah benzeri yapı oluşturmaya çalıştığını iddia ediyor. Metin, İran’ın bu örgütlenmeyi Türkiye’ye karşı kullanabileceğini ve Türkiye’deki İran sempatizanlarını harekete geçirebileceğini öne sürüyor.
Makalenin iddiaları, İran’ın Suriye’deki rolü ve bölgedeki hedefleri hakkında bazı yaygın endişeleri yansıtıyor. Ancak metnin bazı iddiaları abartılı veya kanıtlanmamış olabilir. Örneğin, makale İran’ın Suriye’deki Şii-Alevi nüfusun ayaklanmaya teşvik ettiğini iddia ediyor, ancak bu iddiayı destekleyecek somut kanıtlar sunmuyor.
Genel olarak, makale İran’ın Suriye’deki faaliyetleri hakkında bazı geçerli endişeleri gündeme getiriyor, ancak iddialarını desteklemek için daha fazla kanıt sağlaması gerekiyor.
Makale İçeriği:
İran, Suriye’de Müslümanlara karşı yaptığı katliam ve tehdidi İsrail’e karşı yapmamıştır.
Bu söz burada dursun ve asıl konumuzu anlatalım. Sonuna kadar okuyup paylaşalım.
Şunu asla unutmayın.
İran devlet aklının Müslüman ülkelerdeki birinci politikası, Şii nüfusu örgütleyip kullanmaktır.
Bu nüfusla sivil, silahlı, gizli örgütlenmeyi kurar ve kullanır.
Bunu Lübnan, Irak, Yemen, Bahreyn, Suriye, Afganistan, Pakistan, Türkiye gibi birçok Müslüman ülkede yaptı.
Hatırlarsanız bunu Osmanlı’da da yaptı.
Osmanlı içinde isyanlar oluşturdu, devleti oyaladı. Devam…
Bu örgütler aracılığı ile hem istihbarat faaliyeti yapıyor hem silahlı operasyon yapıyor hem de tehdit oluşturuyor.
Şii nüfusun olduğu her yerde kurdurulan bu sivil, silahlı ve gizli örgütler, İran’dan gelecek emri uygulamak için hazır bekliyor.
Türkiye de dahil uyuyan hücreler şeklinde bekleyen yapıları da çok.
Yapabilecekleri ajanlık, eylem ve ihanetin sınırı yok.
Peki, gelelim asıl soruya.
İran şu an Suriye’de ne yapıyor? Burası önemli.
Suriye’nin dini yapısını iyi bilmeli.
Suriye’nin %75’ini Sünni Müslümanlar oluşturur.
%15’i Şii-Alevi nüfustan oluşur. Bunlar genellikle Lazkiye ve Tartus şehirlerinde yaşar.
Esad ailesi de Lazkiyeli ve Şii-Alevi nüfustandı.
Devletin tüm kademelerine Şii-Alevi kişileri yerleştirip azınlık rejimi kurdular.
İran da mezhep kardeşliği sebebiyle Esad rejimini destekledi.
Esad devrilip Sünni Müslümanlar hükümet kurunca İran etkisiz kaldı.
İran da Lazkiye ve Tartus’taki Şii-Alevi nüfusu kullanmak için büyük bir plan hazırladı ve onu uygulamaya koydu.
Derin İran bu nüfusa sivil ve silahlı bir örgüt kurduruyor.
Tıpkı Lübnan’daki Şii Hizbullah’ı oluşturduğu gibi. Bakın burası çok önemli.
Derin İran, Esad devrildikten sonra Suriye’deki bu Şii-Alevi nüfusu bugün kışkırtıp ayaklandırmaya başladı bile.
Bu nüfusu daha profesyonel bir örgüt ve yapıya dönüştürecek. Bunun mesajını verdi.
Şu an yalan yanlış kışkırtıcı bilgilerle Şii-Alevi nüfus sokağa döküldü ve eyleme başladı.
Kalabalığı yönlendiren kişinin İran’a yakın Şii İmam “Lokman Bedrgarh” olduğu ortaya çıktı.
Bedrgarh’ın Şii-Alevi grupları yeni Suriye yönetimine karşı isyana teşvik ettiği belirtildi.
En önemlisi de gözaltına alınan birçok kişinin üzerinden Lübnan kimliği çıkması, olayların arkasında Hizbullah’a bağlı milislerin de olabileceğini düşündürdü.
Diğer tecrübeli Şii örgütler Suriye’deki Şii-Alevi nüfusu örgütlemek için seferber edildi.
Yeni Suriye yönetimi bu tehlikeyi gördü.
İran, Suriye’yi rahat bırakmayacak. Dikkat.
Derin İran Suriye’de yeni bir yapılanma kurduracağı mesajını verdi.
İran’ın gerçek lideri Ayetullah Hamaney, Suriye’deki Şii-Alevi isyanı üzerine: “Suriyeli gençlerin kaybedecek bir şeyleri kalmadı. Suriye’de güçlü bir hareketin ortaya çıkacağını öngörüyoruz” diyerek örgütlenmeyi kurdurup daha büyük isyanlar oluşturacağı mesajını verdi.
Sonra şunları ekledi: “Lübnan’daki iç savaştan Hizbullah doğmuştu. Suriye’de de aynısı olabilir.”
Mesaj net. Suriye’deki Şii-Alevi nüfusu Lübnan’daki Hizbullah gibi yapılandıracak.
Bitti mi? Hayır.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Suriye’de Şii-Alevi nüfusun gösterilere başlaması üzerine: “Esad rejimi devrilse de Suriye’de birçok gelişme yaşanıyor. Suriye’nin geleceğinde kimlerin etkili olacağını konuşmak için henüz çok erken” dedi.
Anlayacağınız Suriye’deki Derin İran operasyonu derinleşerek devam ediyor.
Suriye, İran’ın “Şii Hilali Projesinin” en önemli ayağı.
En önemli açıklama İran derin devletinin en önemli unsuru olan İslam D*vrim Mu*afızları Ordusu’ndan geldi. İslam D*vrim Mu*afızları Ordusu’nun komutanı Suriye’deki çatışmalara desteğini resmen açıkladı.
Şöyle dedi: “Suriye’deki gençler ve direnişçiler, yönetimin işgaline, dış saldırılarına ve iç zulmüne sessiz kalmayacaklar. Bir yıldan kısa bir süre içinde yeniden canlanacaklar” dedi.
Anlayacağınız Derin İran, Suriye’de Şii-Alevi nüfusla sinsi ve derin bir örgütlenmeye gidiyor.
Baş ağrıtacak faaliyetler yapacaklar.
İran, bu örgütlenme için “stratejik motivasyon” aşılamaya başladı bile.
Suriye’deki Şii-Alevi eylemi ile İran biz buradayız mesajı verdi.
En önemli yere geldik.
İran, Suriye’de en büyük düşman olarak Türkiye’yi görüyor.
Çünkü İran Suriye’de Türkiye yüzünden gücünü kaybetti.
Bu sebeple İran, Türkiye’nin başına bela açmak için PKK-PYD oluşumuna destek verebilir.
Bunu daha önce Esad da İran da yaptı.
Zaten PKK’nın asıl büyüyüp palazlandığı yer, baba Esad döneminde kurdurulan Suriye’deki PKK kamplarıdır.
Ayrıca İran, Türkiye’deki İran sempatizanlarını ve İran’a bağlı insan ve grupları da aktif hale getirip kullanacak.
Yakında seslerinin arttığını duyarsınız.
Türkiye’deki İran da hareketlendi.
İlk sözü tekrar edelim.
İran, Suriye’de Müslümanlara karşı yaptığı katliam ve tehdidi İsrail’e karşı yapmamıştır.
Bunu fark edin…
Şam’a selam olsun…



