SAVAŞ EKONOMİSİ ÜRETİM SAVAŞINA KARŞI.

image_870x_6826626486f27

-HİNDİSTAN-PAKİSTAN BLÖFÜ-

Savaş tarihinin izini sürenler şu tespite tanıklar: Güç ve Savaş arasındaki ilişki zorunludur. Ayrıca “Silahlar sustuğunda” bir şey başlar: Sömürgecilik

Sömürgecilik ise eş zamanlı üç koldan örgütlenir ve ilerler. Askeri, Ekonomik ve Kültürel.

Birinci ve İkinci dünya savaşlarının sebep-sonuç sürecinin ortaya çıkardığı sömürgecilik kendini güncellemeye mecbur kaldığı şartların içinde. O nedenle askeri, ekonomik ve kültürel kollardaki sömürgeciliğin kendini güncellemesi şart.

Sömürgecilik kendini güncelleme programına soktuğunda iki “yeni” süreç başlar: Yeni bölgesel güçler ve yeni sömürgeciliğin yeni ortakları.

ABD patronu olduğu önceki yüzyılın sömürgeciliğinden yeni sömürgeciliğe geçişte kontrolü elden bırakmak istemiyor. Ancak ABD içinde “kontrol mekanizması” konusunda bir ayrışma-bölünme var: Savaş üzerinden kontrolü elde tutmak isteyenler; Para üzerinden kontrolü elde tutmak isteyenler.

Demokratlar savaş üzerinden; Cumhuriyetçiler ise para üzerinden kontrolü elde tutmak istiyorlar.

Kritik/Kritize soru şu: Savaş halinde olan tüm ülkelerde kontrol demokratlarda mı? Yoksa devletler para üzerinden savaş pozisyonu aldılar; ancak para pazarlığı için “şantaj-blöf” cepheler mi açıyorlar?!

ABD bir strateji yürütüyor: Ya Çin karşısındasın veya düşmanımsın!…

Hindistan safını netleştirmek için Pakistan’a saldırıyor.

O nedenle şu cümle büyük resmi netleştirir: Dünya para savaşına çoktan girdi ve izlediğimiz sıcak savaş sahneleri bu para savaşında sadece bir şantaj-blöf cepheleri!.

Trump dönemi ise birşeyin farkında: Ne kadar çok sıcak savaş çıkarsa; Para savaşlarında ABD o kadar çok zorlanır!… Sıcak savaşlar sadece Çin’i büyütür!….

Türkiye’nin ise stratejisi net: Her konuda aracı-lojistik-müzakereci ülke kalmak!. Mümkün mü?

Bizce, aylardır iddia ediyoruz: Küresel mutabakat bu yönde!

Exit mobile version