1. Haberler
  2. Video Analiz
  3. 16 TEMMUZ PLANINI DEŞİFRE EDİYORUZ!

16 TEMMUZ PLANINI DEŞİFRE EDİYORUZ!

Bu analiz, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olması durumunda devreye sokulması planlanan ve FETÖ, NATO, İsrail, CHP gibi aktörleri içeren çok katmanlı "16 Temmuz Planı"nı 10 maddede deşifre ederek, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu devam eden stratejik tehditleri ortaya koymaktadır.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklamı kaldır

10 NUMARADA TERÖR

16 TEMMUZ PLANINI DEŞİFRE EDİYORUZ!

Yazar: Servet Hocaoğulları
Yayın Tarihi: 16 Temmuz 2025

15 Temmuz’u atlattık! Peki ya 16 Temmuz!

– Not; Kamuya açık analizdir-

-( Yazı uzun değil; Rapor özetidir :) )

Kısa Açıklama: Bu analiz, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olması durumunda devreye sokulması planlanan ve FETÖ, NATO, İsrail, CHP gibi aktörleri içeren çok katmanlı “16 Temmuz Planı”nı 10 maddede deşifre ederek, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu devam eden stratejik tehditleri ortaya koymaktadır.

FETÖ örgütünü “Fethullaşçıların örgütü” diye anlamak, görmek ve anlatmak/göstermek ve özellikle Gülen’in ölümünden sonra cemaatinin “Başsız örgüt” diye algılamak; 16 Temmuz projesidir!.

“O geceyi atlattık!…” demek başka bir anlayış/duruştur; “O gecenin sabahında başladı FETÖ ile mücadelemiz!” demek bam başka bir duruş/anlayıştır.

16 Temmuz devam ediyor!… Gelin 16 Temmuz’u sıcağı sıcağına analiz edelim. Çünkü “15 Temmuz gecesini” anıyoruz; yıl dönümünde.

Oysa 16 Temmuz hala devam ediyor ve “anacak” zamana erişmedi. Çünkü 15 Temmuz gecesini planlayan aklın; başarısız olurlarsa bir 16 Temmuz planı vardı!… Veya başarılı olsalardı 16 Temmuzda devreye alacakları planları vardı.

Dolayısıyla; onların 16 Temmuz A ve B planları var bu işliyor!

-Dikkat ederseniz 10 yıldır her ay FETÖ operasyonu yapılıyor –

Madem bugün 16 Temmuz; o zaman o planı deşifre edelim. Üstelik onların 16 Temmuz’u devam ederken.

1) 16 Temmuz Planı-1: FEDERATİF SURİYE-AZINLIK KÜRTLER

NATO’nun devreye girmesi sağlanarak; Türkiye Suriye’de “Butik Kürt Devleti”ni kabul edecek ve önce “Federatif Suriye” sağlanacak; PKK’ya sırtını yaslayanlar kurulan bu devletin sözde vatandaşı iddiasıyla Türkiye’deki “Azınlık Kürtler”” projesini devreye alacaktı.

16 Temmuzdan bu yana bu planı boşa çıkarmakla uğraşan Cumhur İttifakı “Terörsüz Türkiye” ile ön almak istemiştir/almaktadır. Öcalan’ın çağrısı, videosu 16 Temmuz planı içinde PKK2nın olmayacağının ilanıdır!…

Ancak 16 Temmuz planının garantörü İsrail’dir!. Ve İsrail Türkiye’deki 15 Temmuz gecesinin sabahında yani 16 Temmuz gününde yaşanacakların hem A planının hem B planının garantörü idi!… Aktifliği devam ediyor. Zaten Dürzilerle Güney Suriye’de yapmak istediği ile 15 Temmuz sabahı FETÖ ile yapacağı aynı şeydi: Federatif Suriye- Azınlık Kürtler…

Federatif Suriye-Azınlık Kürtler projeksiyonu bir 16 Temmuz planıdır ve işliyor!… Yani 15 Temmuz bitmedi!

16 Temmuz operasyonu devam ediyor; Terörsüz Türkiye bir 16 Temmuz direnişidir! Geceyi siviller çözdü; gündüzü de şimdi güvenlik-istihbarat-asker çözüyor!… Fakat 16 Temmuz bitmedi.

( Bu arada isim vermeyeyim: 16 Temmuz sabahı NATO’yu göreve çağıran Muhafazakar ve Milliyetçi aydın-akademisyen-Gazeteciler vardı! İçeride yatıp çıktılar; Ve tek gündemleri var: Muhafazakarlar “Erdoğan İslam’a zarar verdi!” karapropagandasını yaparken; yatıp çıkan Milliyetçiler de “Erdoğan devlete zarar verdi!” hezeyanındalar!… Yani 16 Temmuzcular hayattalar ve aktifler!… Siz 16 Temmuzcu iş dünyası, STK, Medya… diye her alana uyarlaya bilirsiniz!…)

2) 16 Temmuz Planı-2: CHP İKTİDARI

Demokratik yolla; yani sandıkla-milli iradenin tercihi ile CHP iktidarı hem meşru hem demokratik hem de aziz milletin hakkıdır.

Ancak CHP elli yıldır sandıkla, meşru, milli iradeyle iktidara gelmedi/gelemiyor(du.). Darbelere çağrı, sokak hareketleri, bürokratik vesayete hükümeti düşürme dilekçeleri… gibi; Bildik CHP zihniyeti ürünü bir sürü “gay-ri meşru” yöntem uyguluyordu.

15 Temmuz gecesinde plan yapanlar; yani CHP’yi 16 Temmuz’da iktidara taşıma planı içinde olanların başarısı için TV başında kahve içip izleyenler; İlk domino taşı darbe gerçekleşmeyince aziz milletin devletin direnişine “Tiyatro” diyenler!…

Başta İngiliz büyükelçiliği başta olmak üzere 2023 CB seçimlerini müzakere etmeleri; 16 Temmuz planının işlediğini gösteriyor. Zaten eski ABD başkanı Biden’in “Darbe ile olmadı… Muhalefeti destekleyerek işi bitirmemiz lazım!” demesi de 16 Temmuz planına ilişkin bir niyetti.

İmamoğlu 16 Temmuz planında sadece bir kukladır. 15 Temmuz gecesi ve öncesindeki sicili de bellidir!. CHP’nin “Gezi bir direniştir!…” demesi ve sürekli sokak eylemlerinden söz açması da bir 16 Temmuz planının parçasını canlı tutmaktan ibarettir. Çünkü 16 Temmuz planı CHP’yi sandık dışı yollar üzerinden iktidar yapma planıdır.

Oysa millet 2024 yerel seçimlerde CHP’ye “İktidara da sandıkla yürü!…” mesajı verdi. Yani millet CHP’ye “Çözüm sokakta, batı ile iş birliğinde, Yabancı büyük elçiliklerde toplantılarda değil!…Çözüm Mecliste’ Sandıkta!…” mesajı verdi. Nitekim Özgür Özel 2024 sonuçları sonrası ilk açıklamalarında “CHP mesajı almıştır; CHP’de değişim zamanı gelmiştir!…”. dedi. Hatta bir ara “Normalleşme” ağzı bile bu mesaj kapsamında idi. Olmadı!

CHP yerelde verilen bırakın mesaja ihaneti; yerel iktidarın imkanlarını “Para yoluyla iktidar” gibi yine gayr-i meşru yönteme başvurarak çözmeye kalktı; daha doğrusu bu yöntemle Cumhurbaşkanı hesabı yapan İmamoğlu’na ve onun zihniyetinde olan 16 Temmuz’culara CHP’yi yedirtti!… Onlarda Özel’e “Ya hep ya hiç!” diyerek mesaj verdi.

Asıl kritik soru şudur: CHP’nin neredeyse ana büyük bütün büyükşehir belediyelerine yönelik operasyonlar özünde bir 16 Temmuz planını yani 15 Temmuz darbe girişiminde bulunanların başarısız olmaları durumda 16 Temmuz için öngördükleri 16 Temmuz planını boşa çıkarma operasyonu mudur? Eğer böyle okuyacak olursak; neden on yıl sonra? Neden şimdi?

Acaba, 16 Temmuz devam ediyorsa; CHP belediyelerine yönelik operasyonlar iktidarı tuzağa düşüren bir “Kripto operasyon” olabilir mi?! Ne de olsa 15 Temmuz’da alçakF-16’lar devrede iken; 16 Temmuz planı yüksek diplomasi ve bürokrasi operasyonu ile yürütülüyor!…

Görülen O ki, sayın Erdoğan ev sayın Bahçeli yapılan operasyonu “Kripto şüphesi olan/ters yöntemli operasyon” olarak görmüyorlar. Aksine 16 Temmuz planını boşa çıkarma olarak görüyorlar ve CHP operasyon zamanlamasını kesinlikle Suriye Federasyonu-Azınlık Kürtler planını boşa çıkarmak için eş güdünlü-simetrik operasyon olarak kabul ediyorlar. Yani 16 Temmuz sabahı CHP’yi iktidara getirmeye hazırlanan küresel plana cevap verdiklerini düşünüyorlar. Çünkü Suriye hala “Ferderasyon” riskinde ve sıcak çatışmalar sürüyor!

3) 16 Temmuz Planı-3: EVANJELİST HRİSTİYANLIK- SİYONİST YAHUDİLİK MÜTTEFİKİ “MÜTEŞABİH İSLAM” DÖNEMİ

FETÖ projeksiyonunun aslında bir ” KÜRESELCİ DİNDARLIK” projesi olduğu görülmedi/fark edilmedi. Bırakın Diyanet İşlerinin kabul edilemez bu konudaki basiretsizliğini, aymazlığını, dalgınlığını; Türkiye’de dindar çevrelerin ve onların yapısal tüm cemaat, tarikat, vakıf öbeklerinin bile Gülen’e “Gülen” duruşu oldu/olduruldu. Çünkü ezici çoğunlukta dindarlık kültürümüzde ve onun yapısallaşmış tüm adreslerinde inanılmaz “Güc”e ve “İktidar”a karşı zaafiyetleri vardı. O nedenle güç ve iktidar ile ilişkilerde “faydacı akide” yürüttükleri için FETÖ projeksiyonun yansıtıldığı perdeyi bile göremediler! Çünkü gözlerine güç ve iktidar perdesi inmişti.

Oysa EVANJELİST-SİYONİZM’in küresel oyun kuruculuğunda Dinler ve dindarlar vardı. En büyük gündemleri de İslam idi. İslam’ı “MUHKEM DİN” olmaktan çıkarıp; “MÜTEŞABİH DİN” yapmaktı. Dinler arası diyalog da “İbrahim Dinler” de bunu sağlamak içindi… Yani “Net-sabit-berrak-delilli-anlaşılır-somut-hükmü belli”… karakterini yok edip; yerine “Metaforik-müteşabih-gizemli-seçilmişkil-ezoterik-metafizik-şifreci-rüyacı bir külte çevirmekti.

Bu şu demekti. 16 Temmuz sabahında dindarların ve ezici yapılaşmış adresleri teslim almak ve FETÖ üzerinden bu projeksiyona hizmet ettirmekti. Bu plan hala işliyor!…

15 Temmuz sonrası hatırı sayılır ölçekte Gülen’e “Gülen” yapıların inanılmaz hızda iktidara angaje olması/ veya iktidar tarafından FETÖ karşıtlığında pozisyonlandırılması; bir 16 Temmuz’a ön alma idi. Ancak İktidarın göremediği bir şey oldu: İktidara angaje olmuş/oldurulmuş ( ve daha çok ekran-popülizm tetikçisi yüzler) İmam-Hatip, İlahiyat ve Diyaneti hedef almaktan ve altını boşaltmaktan geri durmadı. Yani 16 Temmuz’un “küçük mesele” başlığı altında öngörülmüş planı olan: “İmam-Hatipleri itibarsızlaştır; İlahiyatlarda ehl-i sünnet riskinden söz aç ve Diyanet kadrosunu yapılara teslim et!..” 10 yıldır aktif!..

Nitekim CHP’nin “İktidara gelirsek!… İmam-Hatip-İlahiyat-Diyanet konusunu masata yatıracağız!” cümleleri ile zaten bu üç adresi masaya yatırıp kesip-biçip doğrayan yapıların aldığı bir mesafe var!… Dolayısıyla 16 Temmuz planı olan “MÜTEŞABİH İSLAM” operasyonu aktif!

4) 16 Temmuz Planı-4: GÜLENCİ CEMAATİ “HAYALET CEMAAT” YAPMAK

15 Temmuz başarısız olursa; Ki başarılı olsaydı Gülenciler “Görünür” olmayı seveceklerdir; Gülenci Cemaat için öngörülen şuydu: 16 Temmuz sabahında Acil koduyla “Kripto Cemaat” ve “Hayalet Cemaat” olmaktı!… Nitekim oldular. 10 yıldır operasyon yap yap bitmiyorlar!… Veya suçları hayalet cemaat işliyor; fakat devlet olay mahalinde kimi görürse onu tutukluyor ve adını FETÖ operasyonu diye “dosya kapama” yöntemini kullanıyor. Oysa adı üstünde “Kripto-Hayalet Cemaat”!…

“FETÖ bitmedi! Devlette Aktif!” diye tempo tutulmasının sebebi bu! Bu doğru. Ancak bu “Hayalet efsaneleri” eşiğinde sürdüğü için; gerçeği bilinmiyor. Ancak 16 Temmuz planı olan “Hayalet Cemaat” moduna geçilmesinin ve hala aktif olmasının sebepleri var ve bazıları buna karşı durması gereken iktidarın yaptığı bazı kritik hatalar. Daha doğrusu yöntem hataları. Bunlardan sadece en kritik olanları sıralayalım:

“İspiyoncu Vatandaş” projesi/çağrısı iyi yönetilemedi. Sayın Erdoğan’ın 17-25 aralık sonrası meydanlarda “Haşhaşileri ispiyonlayın!… İnlerini söyleyin!” çağrısını vatandaşların ezici çoğunluğu şöyle anladı: “Sevmediğin kişiyi veya yerine geçmek istediğin kişiyi FETÖ’cü diye ispiyonla!…”. İşte bu! FETÖ’cülerin “Hayalet Cemal” olması ve kalması için inanılmaz verimli bir iklim-ortam demekti. Hatta öyle ki bizzat FETÖ’cüler masum vatandaşları FETÖ’cü diye erken davranıp ispiyonlayarak ortamdan sıvıştılar. Tabi başta MİT olmak üzere kurulan bütün FETÖ karşıtı komisyonlara yığan ihbarların haddi hesabı olmadı; yükleri arttı; kesin sonuç zamana yayıldı. Buna TSK, Yargı, Bakanlıklar gibi tüm devlet kurumlarında bizzat FETÖ’cüler tarafından yürütülen “Sahte belgelerle ispiyonlama fırtınası” eklenince! Gerçekten de “Yurt dışına kaçan FETÖ’cüler” dışında kalan tüm sosyoloji “”Hayalet sosyoloji” oldu. On binlerce polisi, hakim, eğitimci, bürokrat, asker… toplumun içinede hayaletleşti.

Tabi zaman, yıllar geçtikçe; FETÖ gerçeği netleştikçe; hayalet olmaktan çıkıp yavaş yavaş normal hayata dönenler; gizlice “gizli tanık” olup, affedilip tekrar bürokrasiye dönenler. KHK sebebiyle memur olamasa da hayatın için de tutunmaya çalışanlar…. Ve büyük sosyolojik yarılma.

Fakat tüm bu kargaşaya rağmen; 16 Temmuz planı olan “Hayalet-Kripto Cemaat moduna geç!” planı işledi; işlemeye devam ediyor!.. ve sadece MİT ve ilgili kritik komisyonlar takip edebiliyor; Toplum ve bürokrasi için artık her ortam onların!… Psikolojisi oturdu.

5) 16 Temmuz Planı-5: DERİN NATO-NATO’CU KEMALİSTLER UNUTTURULACAKTI

Aslında 15 Temmuz işgal girişimin de FETÖ iltisaklı olmayan ama darbe müttefiki olan ve de darbeciler geleneğinin mutfağından çıkmış “Nato’cu Kemalist” ( Atatürkçü’ler ısrar kendilerini bu gruptan uzak tutarlar) bir grupda vardı. Yani gece FETÖ’den ibaret değildi. FETÖ’yü yöntem aynı adrese bağlı ancak başka bir grup-kesim de vardı.

16 Temmuz planlarından biri de bu ikinci grubu hafızlardan uzak tutmaktı. Ki, yeniden TSK içinde varlıklarını sürdürsünler. Harp okulu birincisi olmuş Kadın bir askerin Kılıç çatma töreni sürecindeki tutum sonrası ihraç edilmeleri; aslında Cumhur İttifakının bu planı boşa çıkarma mesajı idi. Yani “Biz unutmadık!..” refleksi idi.

Kuşkusuz TSK içindeki NATO’cu Kemalisttlerle Atatürkçüleirn gerilimi, mücadelesi ap ayrı bir müzakere konusu. Ancak Küreselvilerin 16 Temmuz planlarının TSK içindeki uzantılarını boşa çıkarmak noktasında TSK içindeki Atatürkçülerin çok büyük gayreti var ve aldıkları ciddi sonuçlar da var. Bu arada NATO’cu Kemalist olup TSK emeklisi olanların CHP yandaşı medyada yorumcu olmaları tesadüf değildir. Çünkü CHP’nin “Derin” kısmı NATO’cudur!… NATO’cu derken “Türkiye’nin NATO üyesi olmak”lığından söz açmıyoruz. NATO’nun emrindedir!…

Nitekim kaçan FETÖ’cüler on yıldır kaçan-kaçamayan Cemaatçileirne “Darbeyi biz yapmadık! Yapanlar bir kısım arkadaşlarımızı kandırmış!…” diye yutturmaya çalışsa da; durum öyle değildi. Durum netti: FETÖ-NATO’cu Kemalistler aynı kuklacıya bağlıydılar. Zaten önceki çözüm sürecini sabote edenler de yine FETÖ-NATO’cu Kemalistler idi. Bu ittifak devam ediyor.

CHP’nin ya FETÖ veya NATO’cu Kemalistlere sahip çıkmakla suçlanacak bir çok olay yaşamsı tesadüf değil. FETÖ’nün 17-25 Aralıktan bu yana CHP desteği de doğaçlama değil!…

Onun CHP artık “Atık kutusu” gibi. Ya da yasal olmayan tüm örgütlerin geri dönüşüm kutusuna döndü. Operasyona açık onlarca yönü var. Belediye konusu devede kulak kalır. O nedenle tereddütsüz şu cümleyi kurarım: Devlet aklı CHP’yi temizliyor!…

6) 16 Temmuz Planı-6: AK PARTİ “AKP” OLDURULACAKTI!

AK Parti 15 Temmuz gecesi başarısız olmaları durumda; 16 Temmuz planı içinde AK Partinin AKP oldurulması planını kabul etmiyor; içine sindirmiyor ve hatta bu mevzuyu açanları “Fitnecilik”le suçluyor. O nedenle 2017’den bu yana sürekli oy kaybediyor; seçim kaybediyor; yerelin neredeyse %70’ini CHP2ye kaptırdı. Fakat hala bunun sebebini AK parti içinde aramıyor. AK Partinin eski AK Parti olmadığından söz açan herkesi suçluyor. İnanılmaz bir içine kapanma refleksi gösteriyor. Üstelik AK Partiyi AKP yapma planının işlediğinden en ufak söz açanlara AK Parti üst yapısı adeta informatik olarak çullanıyor!…Neden?

Bunun iki ana nedeni var: Birincisi CB Erdoğan bu iç tartışmayı inanılmaz riskli buluyor. O nedenle öz eleştiriyi sadece o üstleniyor ve her seçim sonrası “Mesaj alınmıştır; gereği yapılacaktır!…” diyor: Mental yorgunluktan, davaya ihanet edenlere; Trenden inenlerden partiyi ticarethaneye çevirenlere kadar geni yelpazede “Çuvaldızı” önce kendine batıyor.

Ancak AK Partinin 23 yıldır üst kadrosunun neredeyse tamamı ( ayrılıp gidip parti kuranlar hariç) eksiksiz duruyor ev sadece nöbet usulü makam değiştiriyorlar!… Bu şu demek: Lidere göre AKP diye bir şey yok!… Bilmediğinden değil; strateji gereği burada duruyor ve değiştirmeyecek.

Peki üst yapı ne diyor? Hiç üstüne alınmıyor ve çok sade bir gerekçeye yaslanıyor: “Zaten oylarda payımız az; çoğu lidere ait!… Düşüler ekonomik sebeple! Cebe para girer; Oyla yükselir!…”. Bu da bir zeka bir strateji!…tercihi. Fakat “Erdoğan vefat edince AK Parti ne olacak? sorusuna hep bir ağızdan aynı cevap veriliyor ama: AKP olacak!…

Demek ki 16 Temmuz planının AK Parti cephesi işliyor.

7) 16 Temmuz Planı-7: İSRAİL STRATEJİK MÜTTEFİK OLACAKTI

15 Temmuz gecesinde yaşananlar en çok siyonist, soy kırımcı Derin İsrail devletinde yaşandı. Çünkü 15 Temmuz başarılı olsaydı biz Gülen’i Nobel ödülü almaktan tutun da “Yahudilerin manevi dostu” ünvanı alacak geniş yelpazede küresel aktör kılınacaktı. İsrail Türkiye’de “Yahudileştirilmiş Cemaat” olarak Gülenistleri etkinleştirecekti. Zaten Gülenin tüm hayatındaki Yahudilik-İsral konusundaki niyeti-fikri açıktı. Burada asıl önemli olan nasıl bir ittifak olacağı konusudur. Çünkü zaten NATO’cu yapı ile İsrail’ci sosyoloji üzerinden Türkiye Devleti-İsaril Devleti arasında “Küresel iletişim” hep vardı. Zaten Gazze konusunda da “İktidar ticaretini kesmiyor İsrail ile!” merkezli muhalefet pozisyonu alış da bu arka plan sebebiyledir.

Oysa “Kahrolsun İsrail” deyince; bir saf belirleme gerçekleşse de; iki ayrı İsrail var! Biri siyonist devlet olarak etkinleşmiş İsrail. İkincisi ise Hristiyan dünyaya da diz çöktürten-edilgen tutabilen Küresel sertler grubu İsrail. Başta ilaç, gıda, teknoloji, silah endüstrisi olmak üzere neredeyse tüm Ulus devletleri uzlaşmaya mecbur bırakan bir ekonomi ahtapotu var.

“Kahrolsun İsrail” haklılığını; Markete girerken ürün boykotu olarak göstermek; Karıncanın safını belirlemesi kadar ;gerçekçi, doğru bir tutum. Ancak, “İlaçlar da İsrail ürününü boykot!..” veya “Tarımda tohum boykotu!” veya Teknolojide ürün boykotu… alanlarına da taşıya bilir miyiz? Örnek olsun diye arka plan fotoğrafın denklemini anlatmak için söylüyorum. Konumuz bu tarafa kaysın diye değil…

Konumu: 16 Temmuz planı. Kuşkusuz CB Erdoğan “İsraili diplomatik olarak hasımalştırmak”ta ısrarlı. Zımnen içinde “Sorunumuz; soykırımcılık, işgalcilik… Ve bunun somut iradesi Netenyahu hükümeti!..” diyerek; soykırımcılık ve işgal konusunda normalleşem olursa İsrail ile ilişkilerin daha rasyonel olacağını söylemiş olsa da… Özellikle Gazze hafızasından sonra şimdi de Suriye pratiği var. Gerçekten de reel olarak Türkiye-İsrail “diplomasi komşusu” oldular.

Netenyahu’nun İran’a saldırırken halkı isyana çağırması gibi; İşler iyi gitseydi; Türkiye’ye de çağrı yapacaktı Netenyahu ve “Erken seçim için Türk halkı isyan etmeli!…” diyecekti. Zaten 16 Temmuz planı da İsrail-Türkiye stratejik ittifakını içeriyordu! Ve kuşkusuz muhatap belliydi: CHP!

Anti emperyalist ve Kuvva-i Milliyeci ruha sahip olduğunu ileri süren ve her yere/yerde partinin kurucu lideri olarak da Atatürk portresini yücelten CHP’nin geldiği nokta; gerçekten Cumhuriyetin kuruluş değerlerine, felsefesine, yerli-milli kodlarına 180 derece zıt bir yere savruldu. “İmamoğlu Türkiye’yi yönetecek! Kardeşim!” diye “Yürüyen şaibe” olan bir adama CHP’yi yedirtmek ; gerçekten de bir trajedi jübile. İsrail bile bu saaten sonra CHP ile ittifak ( Erdoğan’ı devirme ittifakı) enstrumanlarını gözden geçiriyordur.

Oysa CHP’nin yaslandığı sosyoloji ve gelenek ülkeye hizmet edecek tecrübeye sahip. Yazık!…

8) 16 Temmuz Planı-8: ERDOĞAN İMRALI’YA GÖNDERİLECEKTİ

CHP ne diyordu yıllarca “15 Temmuz Erdoğan’ın darbesidir!… CHP İmamoğlu’nun tutuklandığı güne ne diyor “Erdoğan’ın darbe günü!…”. Burada “Darbe” kelimesi metafor olarak kullanılmıyor. Erdoğan’ın yargılanmasından söz açıyor. Ne diyordu Demirtaş: “Seni başkan yaptırmayacağız!… Seni adil yargılayacağız!…”. Yani CHP’nin aklı fikri Erdoğan’ı İmra’lıya göndermek! Neden? Çünkü Menderesi astıkları günün “iktidar şehveti” hiç akıllarından çıkmıyor. CHP “asabilirsem ibret olur!” politikasını hiç elden bırakmadı. Çünkü demokrasiye inansa gidip Menderes’in mezarında iade-i itibar törenleri düzenler!… CHP “Erdoğan Apo’yu çıkarma hesabı içinde!…” derken; aslında “Erdoğan’ı İmra’lıya alacağız!” politikasını güncelliyor. Çünkü 16 Temmuz planı Erdoğan’ı İmra’lıya götürmekti!… Ailesi de sürgün hayatına mecbur edilecekti…

15 Temmuz gecesinde işgal girişiminde olanların ellerinde liste vardı. Oluşturulacak hükümet-kabine; atanacak bürokratlar; öldürülecekler; atanacaklar… Hatta başarılı olunsaydı: FETÖ iltisaklı bir kitle-sosyoloji devleti yönetmenin heyecanı ile “nereden nereye” diyecekti. Yani “Mağduruz!” sosyo-psikoloji yerine “Gururluyuz! Hakkımızdı!…” diyecekti bu sosyoloji. Şehit olanlara da “meşru müdahaleye gereksi siper olan Erdoğan kurbanları!..”. denecekti. Zaten o gece direnen sivilleri de suçlamadılar mı?! “Erdoğan için değmez!… Ölmenize!” diye. Oysa Erdoğan “Meydanlara inin!…” demeden inilmişti ve oyunu bozacak irade artık direnmişti!…

Dolayısıyla, başarılı olunsaydı; cezaevlerinde yıllarca yatacağı kesin olan ve makamlarını kaybedecek geniş bir kitle; o gecenin tüm kahramanlarına ve Şehid-Gazi öncülerine borçlular!… Onların şehit-gazi olmalarına sebep değerleri, hedefleri yaşatmak zorundalar!…

O geceye ihanet-vefasızlık sayılacak her türlü fikir, tutum bir ihanet olacaktır. O gece şehit olanların, gazilerin ve sokağa çıkanların ( Halkın kendisi; Ancak özü de bir sosyolojik profili var!…) ahı tutar! Eğer onları incitecek işler yapılıyorsa!… Özellikle onlar sayesinde makamlarını ve siyasette konumlarını muhafaza edenler çok ama çok daha büyük vebal altındalar!

AK Parti kapanmadı!… Fakat AK Partinin DP gibi kapanıp; Menderes’in asılması gibi Erdoğan’ın asılmasına izin vermeyen, sonucu engelleyen bu aziz halk ile AK Parti arasında son yıllarda bir “Kırgınlık-Kızgınlık-Hayal Kırıklığı” başlığı altında müzakere edilmesi gereken haller yaşanıyor. Bu durumu “Ceplerine para koyunca; susarlar!…” diye tarif etmeye kalkan ve bunu AK Parti şemsiyesi altında yapmayı deneyen kim varsa; 15 Temmuz gecesi direnişin haini ve 16 Temmuz planının parçadırı!…

Kuşkusuz bu tarz tutuma girecek kişilere müsade etmeyecek bir Lider duyarlılığı ve parti akl-ı selimi var! Var ama! Anadolu2yu gezerken gördüklerimiz var; yaşananlar var!… 2024 Yerel seçimlerinin müsebbibi olaylar ve kişiler var. Ve bunlar 15 Temmuz’a vefasızlık ev 16 Temmuz’a su taşıyan duruş ve söylemlerine devam ediyorlar. 16 Temmuz planını yürütenler bu tipleri, çevreleri esir almışlar ve kullanıyorlar!…

9) 16 Temmuz Planı-9: ERDOĞAN SONRASI/ AK PARTİ YERİNE “YENİ PARTİ” KURDURTULACAKTI

Şimdi bu plan vardı. Ancak bu planın muhatapları konusunda 10 yıldır manipülasyon-bilgi kirliliği-Sisleme yapılıyor. Çünkü bu konuyu netleştirmek çok ama çok zor. Neden netleştirilmesi çok zor?

Çünkü “Yeni Parti” özünde sosyolojik bir durum. İhtiyaçların, niyetlerin, kopuşların zemini. Tercihlerin doğal yolu. Şahsen ben Mevcut partilerden hiç birini 16 Temmuz planının parçası-kurgusu olarak görmüyorum. Sosyolojik duruma yorumluyorum. Kuşkusuz 16 Temmuz planı yapanların bu partilerle ilgili hesabı-kitabı var; hatta bence hepsinde adamları da var! Fakat bu başka birşey!

16 Temmuz’da AK Parti yerine kurulacak parti şu olacaktı; Lideri şuydu; ekip şuydu! demek bambaşka birşey!…

Hatta Yeni partilere yönelik “sizin bu diliniz, şu politikanız, şu ittifakınız 16 Temmuz planına hizmet ediyor!…” şeklinde sert eleştirileri de anlarım. Ancak AK Parti yerine kurulacak parti şudur diye ortaya net-sarih bir adres-tablo koymak bambaşka bir şey.

Mesela en kritik soru şudur: Söz konusu bu “Yeni Parti”ye mevcut AK Partiden katılım olcak mıydı? Bunun hazırlığında olan var mıydı? Bu da çok su götürür. Hatta “Suya götürüp-getirir!..” diyeceğimiz profesyonellere alan bile açar. Çünkü hepsi afaki/kurgusal olacaktır. Ancak Plan netti: AK Parti yerine o tabanı konsolide edecek Yeni Parti kurulacaktı. Plan “Erdoğan sonrası” için ise aktif şimdiden!…

10) 16 Temmuz Planı-10: HALK TESLİM ALINACAKTI!

Kuşkusuz 15 Temmuz işgal girişiminde olanların devleti ele almak; İktidarı devirmek ;Türkiye’yi NATO’ya tasarruf için teslim etmek.. gibi ana hedefleri vardı. Ancak bunu sürdürebilir kılmak için ise Halkı teslim almaları gerekiyordu. Bu teslim alma 90 milyona “Kelepçe takmak” olamayacağına göre bir yönteme ihtiyaçları vardı: Algıyı teslim almak!

Halkın algısını kontrol etmek demek onu teslim almak demek. Bu ise ana kım medya-sosyal medya başta olmak üzere tüm enformasyon araçlarını etkinleştirmek demek!

Zaten FETÖ’nün en “maharetli” olduğu alandı bu! Zaten CB Erdoğan’ın “Aldatıldım!…” demesinin sebebi de FETÖ ve onun Kuklacısının ENFORMATİK ZEKASI’nı göremedi!…

Bugün de AK Parti “Ekonomik krizin doğal baskısı”nı hissettiği kadar ikinci bir krizi daha var: ENFORMASYONU YÖNETEMİYOR!…

AK Parti tam bir ENFORMATİK ANAFOR içinde içe doğru kıvrılarak “Derin”e iniyor/düşüyor. Bunu çözmesi lazım. écep2ten para azaldı; çoğalınca normalleşme olur!” diyen ev bu eşikte bir iletişim zekası taşıyanlar olabilir. Ancak durum bu yönde değil. Bir de “CEP” enformasyonu var. Ve bu CEP delik!… Ne atsan-yapsan yere düşüyor.

15 Temmuz gecesinde başarısız olanlar 16 Temmuz’dan bu yana tam 10 yıldır enformasyonu kontrol edebiliyorlar. Sebebi de küresel enformasyon sahipleri olan efendilerinin desteği sayesinde.

Büyük dezenformasyonlara karşı “Erdoğan güzellemesi” yapan, tribüne oynayan, sosyal medya klavyecisi… gibi uzayıp gidecek tarafgirlik temposunu anlarım. Fakat bu enformasyon değil!…

Ana akım medyada 7/24 “iktidar propagandası” yapan ve bundan ekmek yiyen geniş bir emekçi kitlesi de var. Bunları da makul görüyorum. Fakat enformasyon bu da değil!

Enformasyon enstrumanları içinde sadece ana kım-sosyal medya yok; Üniversite tezleri, Ar-Ge kurumları, diplomasi, psikolojik harp cepheleri, kültür-sanat-düşün etkinleşmesi… gibi çok yönlü ve bütün bir alandan bahsediyoruz ve AK Parti bu bütünlüğü yitirdi!…

Enformasyon “İletişim Başkanlığı”nı da aşan bir koordinasyon. Dolayısıyla 16 Temmuz planlarını işletenler bu cephede çok daha muhkemler. Zaten AK Parti yapıp ettiklerini enforme etmede zorlandığı gibi dezenformasyonlara cevap yetiştirmek dışında; başka projeksiyonlara mecali bile kalmıyor. Çünkü bu alana hizmet edecek insan kaynağı hem az hem de olanların çoğu “Politik Kariyer” için “CV için imaj” biriktirmek ile meşgul.

SONUÇ: 15 TEMMUZ’U ATLATTIK! PEKİ 16 TEMMUZ!

Mecburi hatırlatma: Bir süreliğine Strateji yazıları yazmayı planladım. O nedenle “Uzun metinler” yazıyorum. Bu yazı daha da uzun. Çünkü “Kamuya açık rapor” işlevinde. 10 adet başlığın her biri üstünde uzun müzakere gerektiren konular. Ve doğal olarak okuyucunun da gözlemleri, fikirleri olduğundan; ve yazıda çeşitlendirilmiş yorumlar çok olduğundan; yorum kısmına katkı amaçlı her türlü notu alabilirim. Müzakere karakterli her not için de ayrıca şimdiden teşekkür ederim. Ancak ya yazının uzunluğu sebebiyle; zihin yoruluyor ve aklıda kalan üzerinden polemik yapılmak isteniyor. Veya konuya yabancı kalınınca ( gerekli çalışma yapılmadığından genelde) kendi ezberi için yorum kısmını ullanabilirsiniz. O nedenle; hatırlatmam: Müzakere notu varsa alayım; değilse… Müdahale edersem; Kızmak, darılmaca yok! Polemiği başka yerde sürdürelim!… Saygılarımla.

16 TEMMUZ PLANINI DEŞİFRE EDİYORUZ!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!