1. Haberler
  2. Video Analiz
  3. Savaş mı Darbe mi?

Savaş mı Darbe mi?

İran'dan sonra Erdoğan sırada mı(ydı)?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklamı kaldır
Savaş mı Darbe mi?
İran’dan sonra Erdoğan sırada mı(ydı)?
Aslında önümüzde duran fotoğraf çok net. Fakat olanı değil; algımızı hakim kılmak istediğimizden gerçekliği(mizi) çarpıtıyoruz.
İşte gerçekliğimiz:
1) Devlet dediğimiz mekanizmanın halka dönük yüzü var ve iç politika üretmek durumda. Ancak devletin büyük bölümü diğer devletler tarafından akredite olmak durumda olan “küresel” yüzü var. Dolayısıyla dış politikası uzlaşma-uyum üzere olmak zorunda.
Birinci-İkinci dünya savaşının galipleri ABD-İngiltere-İsrail, Türkiye dahil tüm Ortadoğu ülkelerinin küresel yüzünü “Batıcı-NATO’cu” kıldı. Bu şu demektir: “Küresel güçlerin izin verdiği kadar.” varlığınızı sürdürebilirsiniz; ve her alanda bağımlı kalacaksınız.
Küresel güçler bu modeli saat gibi işletiyor. Tek sorunları/olası problemleri: bu modele/küresel mekanizmaya çomak sokacak ve zamanla devleti etkin bağımsız kılacak “Hükümet/İktidar”ları yönetmekte zorlanmaları.
Netenyahu’nun İran halkına “Ortak düşmanımız baskıcı rejiminizdir. En zayıf zamanında gelin iktidarı devirelim!…Medeni dünyada buluşalım!…” çağrısı aslında Erdoğan iktidarı için de hazırlanmıştı.
Çağrıdan önce plan şuydu: Suriye(liler) üzerinden iç kamuoyu oluşturulacak; Suriye’de iç savaş ortamında yaşatılacaklar sonrası; zaten kıvamına getirilmiş muhalefet üzerinden “Erdoğan’ı devirelim!” çağrısı yapılacaktı.
Suriyeliller hakkında iç politikada oluşturulmuş iklim hazırlanmışken; Suriye içinde PKK/PYD ve Esed yanlısı olanlarla çatışmaların bizim askerlerin kaybı ile sonuçlanmasıyla; İsrail Suriye’ye girecek ve Türkiye ile sıcak çatışma noktaları oluşturulacaktı. Ardınadan İsrail/Netenyahu da “Baskıcı-Diktatör rejimi yıkma zamanı!” diye bizim halkımıza çağrı yapacaktı. Bu kurgu değil; gerçek bilgiye dayanıyor…
Fakat; Esed’in gidişi; El-Şara ile Suriye’de elde edilen politik-askeri nüfuz; PKK feshi gibi hamleler; ardından iç politikayı Suriye’liler üzerinden İsrail planına uygun iklime getirmekten sorumlu Ümit Özdağ’ın yürüttüğü kampanyaya müdahale edilip tutuklanması ( Kayseri ve Gaziantep’te yaşanan olayların öznesi olması sebebiyle…); İmamoğlu’nun Erdoğan sonrası için hazırlanması ve en önemlisi CHP’nin “Hamas terör örgütüdür” çıkışı ile söz konusu çağrıya muhatap olma talebi… durumuna karşılık; CHP kurultay sürecine yönelik operasyon yapılması…
Şimdilik İsrail’in Türkiye’ye “İktidarı devirme zamanı!” çağrısı, planı boşa çıkarılmış oldu; ancak sadece ertlenmiş oldu!…
Evet… Fakat sadece ertelenmiş oldu. Bu ertelemede Trump’ın “Türkiye’de iktidarı devirme konusu; şimdilik ertelensin!…” planı da; bu ertelenmenin ana sebebi oldu. Fakat ısrarla söylüyoruz; çağrı sadece ertelendi.
O zaman kritik soru şudur: Küresel güçlerin İran’a “Bizim izin verdiğimiz kadar Uranyum-Nükleer programın olabilir!” gibi; Türkiye’ye de “Bizim izin verdiğimiz kadar olabilir!…” diyeceği bir ana konu olmalı! Peki bu nedir? Yani Türkiye’nin “Nükleer”i nedir; Ki, ABD-İngiltere-İsrail pazarlık konusu yapsın!”…
Ne diyordu Trump “Erdoğan akıllı ve sevdiğim adam! Yakında uzlaşacağımıza inandığım konular var; NATO’ya ve Batı’ya sadık bir stratejik müttefik ülke Türkiye! Erdoğan da onun akıllı lideri!…”.
Demek ki, “İran’dan sonra hedefte Türkiye var!” cümlesi ayak sesleri çoktan takip edilen bir süreç ve eli kulağında. Peki Türkiye’yi ne bekliyor? Ne de olsa İran NATO ülkesi değildi!
2) Soykırımcı İsrail/Netanyahu İran’ı hedef gösterirken ve küresel güçlere “sizin güvenliğinizi sağlıyor İsrail” derken; iki “ideolojik-enformatik” aydınlatma fişeği kullanıyor:
İran’ın Ortadoğu’daki “Şii hilal” gücünün bitirilmesini hedefe koyuyor. Böylelikle Mısır-Suudiarabistan-Birleşik Arap Emirliği-Katar gibi ülkeleri İran düşmanlığı üzerinden konsolide ediyor ve İsrail’in güvenliğini sağlıyor. Fakat bir hedef daha imgeliyor:
Türkiye’nin “Üç Hilal” politikasını aynı Arap ülkelerine ispiyonluyor.
Yani “Tekrar Osmanlı gelemez!…” derken Netanyahu aslında şunu söylüyor: “İran’ın Şii hilalini dağıtıyoruz!.. Ardından Türkiye’de Erdoğan rejiminin “Üç Hilal ( Balkan-Ortadoğu-Afrika alan etkisi) hesaplarını da bozacağız!…”. Böylelikle Mısır, Suudiarabistan, Birleşik Arap emirliği gibi ülkelerin Türkiye’ye karşı temkinli kalmasını sağlıyor.
Peki Türkiye’de halk “Erdoğan rejimini devirme zamanı!…” çağrısına hazır mı? Muhalefete göre Halk Hazır!.. Onlar da zaten iktidar hazırlığında!
Fakat bu çağrıyı İsrail yaparsa halk zamanlama olarak itibar etmez! Halk İsrail ile anılmak istenmez. Şimdilik İran halkının bu çağrıyı İsrail yaptığı için zamanlama olarak olumlu cevap vermemesi gibi. Fakat İran muhalifleri için şartlar olgunlaştırılıyor… Üstelik Gazze katili, soykırımcı Netanyahu gibi birinin ağzına denk düşmez halklar! Ancak bu sadece ertlenmiş bir durum.
Türkiye’nin cevaplandırması gereken soru şu: “Türkiye ile pazarlık konusu yapılmak istenen konu ne? Küresel güçleri tedirgin eden, İsrail’in istemediği ne var bende? Nükleer etkisinde olan?!”.
İşte buna verilecek cevap herşeyi çözümlememizi sağlayacak.
Bir kesim Türkiye’nin “Nükleer etkisi” veya “Uranyum” gibi önemli imkanı: Kürtler diyebilir; Bir başkası Savunma Sanayimizdeki Bayraktar Group ile üretilenler diyebilir… Bir başka kesim Üç Hilal etkisi olan Kültürel atlas diyebilir…
Fakat kesin olan bir şey var: İsrail’in Cumhur İttifakı iktidarının devrilmesi için muhalefete çağrı yapma planı vardı ve bu iktidarın karşı hamleleriyle ertelendi!… Fakat sadece ertelendi!
İsrail’in saldırısının çoklu hedefi olsa da; İran’a saldırmasında ana meselesi İran’ı masada uzlaşmaya almak!… Zaten olacağı da bu!
Türkiye’ye yönelik çağrı ise Suriye’deki gelişmeler üzerinden verilecek. Dedik ya; ısrarla.. Ertlenmiş olsa da… Plan işliyor.
Dikkat!

Savaş mı Darbe mi?
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Analiz Vakti ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!