Türkiye Avrupa’nın Güvenlik Kalkanı Olarak Bedel istiyor!

image_870x_682661fc858d2

Avrupa, son yıllarda Rusya-Ukrayna savaşı, enerji krizi ve göç dalgaları gibi ciddi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya. Bu kaotik durumda, Avrupa mallarının güvenli limanlara dayanması, büyük ölçüde Türk komandolarının, Türk İHA’larının ve Türk diplomasisinin himayesiyle mümkün oluyor. Karadeniz’deki koridordan Filistin’deki insani durmaya, Somali’deki satıcıdan Ukrayna’daki dengelere kadar Türkiye, Avrupa’nın güvenliğine doğrudan katkı sağlıyor. Ancak bu katkıların bir bedeli var ve artık şu soru netlik kazanıyor: Avrupa, bu güvenliğin karşılığını ne ödüyor?

Güvenlik Sağlayanın Hak Ettiği Ödeme

Türkiye, devletin konumu ve askeri yeteneğiyle Avrupa’nın güvenlik mimarisinde vazgeçilmez bir aktör. Türk İHA’ları gökyüzünde devriye gezerken, komandolar sahasında istikrarı koruyor ve diplomasi masasında oluşturma hamleleri yapılıyor. Bu çabalar, Avrupa’nın ekonomik ve siyasi çıkarlarını korurken, Türkiye’nin sırtına ciddi bir yük bindiriyor. Eğer bu bir ortaklıksa, bedeli olmalı; eğer bir ittifaksa, ortak masada Türk sandalyesi bulunmalı; eğer yük paylaşımıysa, Avrupa artık Türkiye’nin sırtına yük bindirmek yerine yük almaya hazır olmalı.

Ancak mevcut tablo, bu beklentilerden uzak. Çağ dışı gümrük birliği politikaları , vize engelleriyle örülen duvarlar ve AB üyelik sürecinde oyalamalar, bu ortaklığın ayrılması en büyük engeller. Türkiye, Avrupa’nın parasını sağlarken, masa başında “hâlâ değerlendirmeye alacağız” gibi cevaplarla karşılaşması kabul edilemez. Kusura bakmasınlar, ama bu çağda krizde olan tarafta, sahada güvenlik sağlayan değil, karar masasında ayak direyenlerdir.

Türkiye’nin Alacağı: Lütuf Değil, Hak

Türkiye, Avrupa’nın taşınmasısa, kazancını da paylaşmayı hak ediyor. Bu, bir jest ya da lütuf değil, bir alacak meselesi . AB fonlarından savunma sanayi ortaklıklarına, enerji işbirliğinden karar masasında eşit bir sandalyeye kadar dosyası, Türkiye’nin hakkıyla kazanabileceği pozisyonlar. Filistin’de susmayan, Somali’de savaşan, Ukrayna’da dengeyi okuyan ve Karadeniz’de kaçışını açan Türkiye, sadece sahada değil, değerler uçaklarında de yükü olan taraf. Avrupa, bu katkıları görmezden gelemez.

Bu alacak, mahcup bir ücretle değil, net olarak ödenmeli. Avrupa, Türkiye’nin güvenliğini sağlamayı birleştirme bir ortaklık çerçevesinde değerlendirmeli ve somut adımlarla vermeli. Aksi takdirde bu birliğin sürdürülebilirliği sorgulanır hale gelir.

Ortak Gelecek İçin Stratejik Adımlar

Türkiye ve Avrupa arasındaki ilişki, karşılıklı çıkarlara dayalı bir ortaklık olmalıdır. Türkiye, Avrupa’nın maliyetlerini sağlarken, Avrupa da Türkiye’ye karşı yükümlülüklerini yerine getirmeli. Bu, bir seçenek değil, bir yıldır. Gümrük birliği modernize edilmeli, vize engelleri kaldırılmalı, AB üyelik süreci ciddiyetle ele alınmalı ve savunma-enerji gibi alanlarda eşit ortaklıklar kurulmalı. Türkiye’nin Avrupa’dan elinde var ve bu hesap, net bir şekilde kapanıyor.

Sonuç olarak, Avrupa’nın güvenlik kalkanı olan Türkiye, bu rolün karşılığını aldı. İttifak satın aldığının bedeli de bu olacak. Avrupa, Türkiye’nin katkılarını oluşturma bir vizyonla değerlendirmeli ve ortak bir geleceğin temellerini atmaya hazır olmalı.

Exit mobile version