Hani klasik söz var ya ‘galip sayılır bu yolda mağlup’ diye, işte bu tür durumlar için söylenmiştir. Rakipten daha fazla sayı aldığımız maçı kaybettik. Ama bu basket maçı değil, voleyboldu. Aslında biz maçı üç kez kaybettik. Birincisi ilk setti, nedense bizim takımın ilk set sendromu var. Kazanabileceğimiz bir setti. İkinci sette fırtına gibiydik, durumu düzelttik. Üçüncü sette bir kez daha kaybettik. O da kazanabileceğimiz bir setti. Eğer talih biraz yanımızda olsaydı İtalya’yı 3-0 yenerek kupayı almış olurduk.
Dördüncü sette de çok iyiydik, durumu 2-2’ye getirdik. Ne var ki son sette kader kararını çoktan vermişti. 2-0 Başlamamıza rağmen birden çözüldük. Ne yapsak olmadı. Bütün maç boyunca yemediğimiz kadar blok sayısı yedik. Sanki görünmez bir el oyuna müdahale ediyordu diyeceğim çünkü oyuncularımız üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Sonucu İtalyan ekibin kabiliyeti ile açıklamalıyım. Karar setinde kanlarının son damlasına kadar çarpışarak kazandılar. Daha fazla hak ettiler diyebilirim. Ama biz de hak etmiştik fakat kısmet değilmiş.
Kazanamadığımızdan dolayı tabi ki içim buruk çünkü kazanabilirdik de. Ama ben şampiyon olamadığımız için üzülmek yerine dünya ikincisi olduk diye sevinmeyi tercih edeceğim. Bu bizim ilk deneyimimizdi. Şimdiye kadar elde ettiğimiz en iyi derece altıncılık. Brezilya kaç kez final oynamış ama hiç şampiyonluğu yok. İtalya’nın ise ikinci şampiyonluğu. Evet; uzun ince bir yola çıkmış vaziyetteyiz.
Ülkemize bir dünya ikinciliği kazandıran sporcularımızı kutluyorum.


