SURİYELİ DÜŞMANLIĞI GÖZLERİ KÖR Etmiş?

image_870x_68265bf0a03dd

Son gelişmelerle Suriye halkının kazanımları, bunun halkımız üzerinde yarattığı olumlu etki ve Esad’ın zulmünün, çirkinliklerinin ortaya saçılması üzerine pek sesini çıkaramayan yıllardır Suriyeli sığınmacılara kin kusan çevreler yeniden kafalarını çıkarmaya, dillerini uzatmaya başladı.

Türkiye’nin politikalarının Suriye gerçekliğinde doğrulanması, daha bunun mürekkebi (aslında kanı) kurumadan Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın, aralarında anlaşmazlık ve çatışma bulunan Somali ve Etiyopya’yı barıştırması, üstüne üstlük PKK’nın Suriye’de etkisini kaybetmesi, yetmedi İbrahim Kalın’ın Katar istihbarat başkanı ile birlikte Şam’da boy göstermesi, Suriyelilerin ve dünya basınının Cumhurbaşkanımıza yönelik övgüleri, bunlara epey kurdeşen döktürmüş olmalı ki acısını Suriyelilere çemkirerek çıkarmak istemişler.

Mansur Yavaş, ‘savaş var bahanesi artık ortadan kalktı, bir an önce dönsünler memleketlerine’ derken Musavat Dervişoğlu da büyük bir hazla ‘Esat gitti, misafirlik bitti’ diyor. Sanki Suriyelilere bir katkısı olmuş. Sanki aşını ekmeğini çalmış, evine pislemişler de görmezden gelmiş ama illallah etmiş. Hele ötekisi sanki savaş ve zulüm bütün dünyanın gözleri önünde cereyan etmemiş gibi buna ‘bahane’ diyebiliyor. Sanki onları bunlar misafir etmiş de bezmişler. Ya siz ve sizin gibiler bir de halkı kışkırttınız onların üzerine.

Bu iki şahıs ‘Türk milliyetçisi’ oldukları iddiasındalar. Halbuki Türk töresinde mazluma merhamet, misafire hürmet vardır. Hele Ümit Özdağ, Tanju Özcan daha ağzını açmamış. Belki de etmişlerdir bir iki çift laf da ben duymamışım.
Bizde olan ‘tanrı misafiri’ deyimi başka milletlerde ve devletlerde var mı araştırmadım ama Anadolu halkının böyle bir geleneği vardır. Mekke’den hicret eden Müslümanlara kucak açmış Medineliler bunları görse yüzlerine tükürürdü mutlaka.

Tabi bunların zihinlerini bulandırdıkları da var. Ayrıca zaten bencil olup da peşlerine takılanlar. Çok şükür ki halkımızın büyük çoğunluğu bu gibileriyle aynı fikirde değil. O yüzden de bunların siyasetlerine oy vermiyor. Patladınız mı dimi? İnsanlar zaten coşkuyla dönüş hazırlıklarına başlamış bir kısmı gitmiş bile. Hangisine mikrofon uzatılsa dönmekten söz ediyor, Türkiye’ye ve Türk insanına şükranlarını, minnetini belirtiyor.

Bu zihniyet hem Suriyeli düşmanı hem de Erdoğan karşıtı. Suriyelileri ateşe atmaktan çekinmeyenler. Onları zorla otobüslere bindirip göndermek, ellerinden gelse paralamak isteyenler. Ama ne oldu? Türkiye’nin politikaları sayesinde Suriye’de zulüm düzeni çöktü. Barış ve özgürlük ortamı ihtimali güçlendi. Suriyeliler de evlerine dönmeye başladı. Bu kişiler Suriyelilere çemkirmeye devam etse inandırıcı olamayacaklar. Gelişmeleri onaylıyor görünseler ‘Erdoğan’a yarayacağını’ düşünüyorlar. O yüzden de böyle abuk sabuk konuşuyor, içlerindeki nefreti döküyorlar.

Hakkını yemeyeyim Özgür Özel daha makul cümleler kurmuş. Suriye’nin hazır olmadığından, devlet kurumlarının oturmamışlığından, alt yapı sorunları bulunduğundan falan söz ederek sabırsızlık göstermemiş. Ondan önceki genel başkan olsa ağzından köpükler saçarak kim bilir neler söylerdi. Çünkü zatları bizzat kendisi bir mezhepçi olarak hep Esad’ın yanında yer almış biridir. ‘Ne işimiz var Afrin’de, Suriye bataklığı’ gibi sözlerin sahibi odur.

Ama görüyoruz ki hayat, son kullanma tarihi geçmiş düşünce sahiplerinin, Esad gibi zalim ve merhametsizlerin nasıl tarihin çöp sepetine gittiğinin örnekleriyle dolu.

Exit mobile version