📝 Suriye ordusu, PYD/PKK-SDG kontrolündeki alanlara yönelik operasyonlarını genişletti. Deyr Hafir ve çevresinde kontrol yeniden Şam’a geçti. ABD “operasyonları durdurun” çağrısı yaptı. Sahada dengeler değişiyor.
Yayıncı Kaynak: Analiz Vakti Özel Haber
Suriye sahası 2026’ya girerken yeni bir kırılma eşiğine girdi. Uzun süredir donmuş görünen cephe hatları, Suriye ordusunun PYD/PKK-SDG varlığına karşı başlattığı operasyonlarla yeniden hareketlendi. Özellikle Halep’in doğusu ile Fırat hattını birbirine bağlayan bölgelerde yaşanan askeri gelişmeler, Şam yönetiminin yalnızca taktik değil, stratejik bir hedefle sahaya indiğini gösteriyor.
Son günlerde Deyr Hafir ve çevresindeki bazı yerleşimlerin Suriye ordusunun kontrolüne geçmesi, bu operasyonların “sınırlı bir baskı” değil, devlet otoritesini yeniden tesis etme hamlesi olduğuna işaret ediyor. Sahadaki tablo, Suriye’nin geleceğine dair tartışmaları da yeniden alevlendirdi: Suriye tek parça olabilir mi? ABD bu süreci durdurabilir mi? Operasyonlar nereye kadar uzanır?
Operasyonlar neden şimdi başladı?
Şam yönetiminin zamanlaması tesadüf değil. Uzun süredir PYD/PKK-SDG ile yürütülen dolaylı temaslar ve entegrasyon tartışmaları somut bir sonuca ulaşmadı. Suriye ordusunun sahaya inmesi, bu tıkanıklığın ardından gelen askeri baskı stratejisi olarak okunuyor.
Şam’ın temel yaklaşımı net:
– Silahlı yapıların merkezi otoriteye bağlanması
– Enerji, ulaşım ve nehir hatlarının devlet kontrolüne alınması
– Yerel yönetim alanlarının parçalı yapıdan çıkarılması
Bu çerçevede Deyr Hafir gibi noktalar yalnızca birer kasaba değil; Halep–Fırat geçişini kilitleyen stratejik düğümler olarak öne çıkıyor.
Sahada ne değişti?
Operasyonlarla birlikte Suriye ordusu, PYD/PKK-SDG’nin hareket alanını daraltan bir hat kurmaya başladı. Askeri kaynaklardan yansıyan tabloya göre:
- Bazı bölgelerde çatışmasız geri çekilme yaşandı
- Suriye ordusu, girdiği alanlarda istikrar ve güvenlik tahkimi başlattı
- PYD/PKK-SDG, geniş çaplı çatışmadan kaçınarak zamana oynayan bir tutum sergiledi
Bu durum, Şam’ın kısa vadede toplam kontrol yerine, kademeli ilerleme ve “psikolojik üstünlük” hedeflediğini gösteriyor.
Perde arkası: Asıl mesele harita değil
Operasyonların arka planında üç temel dinamik öne çıkıyor:
1️⃣ Entegrasyon baskısı
Şam, PYD/PKK-SDG’yi tamamen tasfiye etmekten çok, merkezi ordu ve kurumlara eklemleme hedefini dayatıyor. Askeri baskı, bu entegrasyonu hızlandırmak için kullanılıyor.
2️⃣ Enerji ve nehir hattı kontrolü
Fırat’ın doğusu, yalnızca askeri değil, ekonomik olarak da Suriye’nin can damarı. Petrol sahaları, tarım alanları ve su kaynakları, devletin yeniden inşası için kritik görülüyor.
3️⃣ Yerel aşiret dengeleri
Bölgede yaşayan Arap aşiretlerinin önemli bir kısmı, PYD/PKK-SDG yönetiminden rahatsız. Şam, bu sosyolojik zemini kullanarak meşruiyet alanını genişletmeyi hedefliyor.
ABD neden devreye girdi?
Operasyonların genişlemesiyle birlikte ABD ordusu sahaya dair açık bir mesaj verdi: “Operasyonlar durdurulmalı.” Washington’un bu çıkışı, Suriye’nin toprak bütünlüğü kaygısından çok, kendi askeri ve siyasi çıkarlarını koruma refleksi olarak değerlendiriliyor.
ABD açısından iki temel risk var:
- DEAŞ dosyasının yeniden açılması ve güvenlik boşluğu
- ABD askerlerinin bulunduğu bölgelerde kontrolsüz bir tırmanma
Bu nedenle Washington, Şam’ın ilerleyişinden rahatsız olsa da doğrudan bir çatışma yerine dengeleyici baskı kurmayı tercih ediyor.
Şam ABD’yi dinler mi?
Sahadaki göstergeler, Suriye yönetiminin tam bir geri adım atmayacağını, ancak ölçülü hareket edeceğini ortaya koyuyor. Şam için geri çekilmek, “devlet otoritesi” iddiasını zedeleyecek bir adım olarak görülüyor.
Bu nedenle olası senaryo şu şekilde şekilleniyor:
– Operasyonlar tamamen durmaz
– Geniş çaplı cephe savaşına girilmez
– Baskı, noktasal ve kademeli biçimde sürer
Bu yaklaşım, ABD ile doğrudan çatışmadan kaçınırken sahadaki dengeyi Şam lehine çevirmeyi amaçlıyor.
Operasyonlar ne kadar sürebilir?
Sürenin belirleyicisi, PYD/PKK-SDG’nin nasıl bir yol seçeceğiyle doğrudan bağlantılı.
- Entegrasyona yaklaşılırsa: Operasyonlar kısa sürede yavaşlar
- Direnç ve oyalama sürerse: Şam baskıyı artırır ve cephe genişleyebilir
Bu nedenle önümüzdeki haftalar, Suriye sahasında ya yeni bir uzlaşmanın ya da uzun soluklu bir askeri kampanyanın işaretlerini verecek.
Suriye tek parça olabilir mi?
Bu soru artık “imkânsız mı?” değil, “hangi bedelle?” sorusuna dönüşmüş durumda. Şam yönetimi ilk kez bu kadar net şekilde ülke bütünlüğünü sahada dayatan bir pozisyon almış durumda.
Ancak gerçek şu:
- Silahlı yapıların entegrasyonu
- Yerel yönetimlerin yeniden tanımlanması
- Dış aktörlerin etkisinin azaltılması
Bu üç başlık çözülmeden kalıcı bir birlik sağlanması zor. Yine de mevcut tablo, Suriye’nin parçalı yapıdan çıkma ihtimalinin hiç olmadığı kadar arttığını gösteriyor.
📣 ANALİZ VAKTİ GÖRÜŞÜ
Analiz Vakti – Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi:
“Şam’ın PYD/PKK-SDG’ye karşı başlattığı operasyonlar, askeri olmaktan çok siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. Amaç, sahada kazanarak masada kaybetmemek. ABD’nin itirazına rağmen bu sürecin tamamen durması beklenmemeli.”
Okuyucuya not
Suriye sahasında yayılan hızlı ve çelişkili bilgiler, algı operasyonlarının bir parçası olabilir. Gelişmeleri değerlendirirken tek bir harita veya iddiaya değil, sürecin bütününe bakmak gerekiyor.
Sence Suriye bu hamleyle gerçekten tek devlet hedefine yaklaşır mı, yoksa yeni bir çatışma döngüsü mü başlar? Görüşlerini yorumlarda paylaş.






















