Başlariya ve kazanmaya öylesine aç kalmışlar ki ;
– Kazan da nasıl kazanırsan kazan, istersen seçmene milyon tane yalan söyle, yeter ki seçimi kazan, gerisi hiç önemli değil.
– Seçimi kazandın mı? ehh tamam önemli olan kazanmak, sonrasının hiç bir önemi yok, hiç bir vaadini yerine getirmesen de olur, her şeyin içine etsen de olur, deveyi hamuduyla götürürcesine tüm bütçeyi silip süpürsen, hatta borçlanma kredisini sıfırlayana kadar borçlansan da olur, sonraki kerizler ödesin, sen götürmene bak, CB’nı kefil olmadan kredi alamaz hale mi düştün, ne önemi var canım, daha güzel ya işte “ENGELLENİYORUZ” der, suçu başka yere atarsın, yalandan kim ölmüş, kim bilecek CB’nın imza atmadığı şeyin aslında “kredi kefilliği” olduğunu, “Ankara projemizin onaylamıyor” dersen, kimse anlamaz, hele bize oy veren moronlar hiç anlamaz, onlar ne dersek bize inanırlar, önlerine ne koysak yerler, simdiye kadar hiç aksi olmadı, her şeyi yediler.
Destekledikleri Zübük resmen yürüyen iki ayaklı YALAN MAKİNASI, zübüğün bugüne kadar bir kere dahi olsa doğru konuştuğu vaki olmadı, her şeye tamam da arkadaş bu kadar yalanın altına da yatılmaz ki, tüm yalanları yalayıp yutan bir kitle var, Dünyada ve insanlık tarihinde eşi benzeri görülmüş şey değil.
Allah insanı bunlar kadar çamur ve çukur hale düşürmesin, ulan insan kendi yalanını bile savunamazken, bunlar başkasının milyon tane yalanını nasıl savunabiliyor, ulan insan kendi çalsa kendisini savunamaz, bunlar başkasının hırsızlığını nasıl savunabiliyorlar, bunlar ki kendi analarını babalarını bile belki bu kadar koruyup kollamazken, IQ’su yerlerde sürünen sümüklü bir yalancıyı, sümüklü bir hırsızı, sümüklü bir sahtekârı nasıl savunabiliyorlar? Hayret etmemek elde değil, ya kafadan kırık, ya da bir yerlerinde başka bir takim arızalar olmalı, başka bir izahı yok.






















