Yayıncı: Analiz Vakti Özel Haber
Yayın Tarihi: 2025-10-10
📝 KISA AÇIKLAMA
İsrail’de barış süreci yeniden gündemde. Ancak geçmişin gölgesi hâlâ karanlık: Barışı sabote etmek isteyen güçler, tarihin tekerrür etmesi için pusuda bekliyor.
📍 Tel Aviv – 10 Ekim 2025 – 22.45
Barışın Bedeli: “Suikast” Korkusu Yeniden Mi Dönüyor?
Dünya tarihi gösteriyor ki, hiçbir savaş ya da barış anlaşması, “suikastsiz” tamamlanmadı. Her dönemin dönüm noktasında, bir kurşun, bir lideri değil; bir süreci durdurdu.
Siyonizm tarihi de tam olarak bu karanlık zincirin içindedir. İsrail-Filistin çatışmasında barış girişimlerinin çoğu, organize suikastlerle sabote edilmiştir.
İsrail Cumhurbaşkanı Yitzhak Rabin, 1995’te imzaladığı barış anlaşmasının ardından, aşırı sağcı Yahudi Yigal Amir tarafından öldürülmüştü. Bu suikast sadece bir cinayet değil; barışın ortasında patlayan bir bombaydı.
Bugün ise benzer bir tablo yeniden oluşuyor. Trump’ın öncülük ettiği “Gazze Barış Haritası”, Netanyahu’yu tarihin en sıkışık köşesine sürüklüyor.
Netanyahu İçin Çıkışsız Süreç
Netanyahu, hem içeride hem dışarıda ağır baskı altında. Soykırım suçlaması iddiaları, onu siyasi olarak “yalnız ve hedefte” kılıyor. Bu durum iki ihtimali gündeme getiriyor:
- Trump, barışın kalıcılığı için Netanyahu’nun yargılanmamasını garanti altına alabilir. Ancak bu seçenek, hem uluslararası hukuk hem de kamuoyu açısından ciddi kriz yaratır.
- Bu gerçekleşmezse, barışı sabote etmek isteyen çevreler, tıpkı geçmişte olduğu gibi, “suikast” kartını yeniden devreye sokabilir.
Çünkü İsrail’in kendi iç dinamikleri, Netanyahu’yu “Yitzhak Rabin’in kaderiyle” baş başa bırakabilecek kadar keskin hatlara sahip. Aşırı sağcı gruplar, “barış”ı bir ihanet olarak görebilir.
Siyonizmin Suikast Hafızası
Siyonizm tarihinde suikast sadece bir güvenlik olayı değil, bir strateji aracıdır.
Kennedy’nin ölümü de benzer şekilde “İsrail politikalarıyla” ilişkilendirilmişti. Bu gelenek, Siyonist yapılanmanın “kontrol dışı barış” durumlarında nasıl refleks verdiğini göstermesi açısından kritik.
Tarih bize şunu söylüyor:
“Siyonizm, sadece Yahudi olmayanları değil; Siyonizme hizmet etmeyen Yahudileri de susturur.”
Kur’an’da anlatıldığı gibi, “Kendilerine hizmet etmeyen peygamberleri bile öldüren” bir zihniyetin devamı bugün siyasi arenada başka formlarda karşımıza çıkıyor.
Olası Senaryolar: Barışa Karşı Suikast Planları
Uzmanlar, İsrail’in barış sürecini sabote etmek için üç temel senaryoyu gündeme alabileceğini belirtiyor:
- Yahudi hedeflerine yönelik sahte saldırılar: Olayı Filistinlilere yükleyip, “Hamas hâlâ tehdit” algısı oluşturmak.
- İsrail içinde provokatif eylemler: Güvenlik krizini büyüterek Netanyahu karşıtı politikaları yeniden meşrulaştırmak.
- Müslüman liderlere yönelik suikastlar: Radikal örgütlerin üstüne atılarak, “Hamas’ın uzantısı” söylemiyle İslam dünyasında güvensizlik yaratmak.
Bu adımların her biri, barış sürecini doğrudan hedef alacak nitelikte.
Analiz Vakti Yorumu ve Analizi
Analiz Vakti’ne göre barış sürecinin en büyük tehdidi, silahlı çatışmadan ziyade “gölge operasyonlardır.”
Netanyahu’ya yönelik olası bir saldırı, sadece bir siyasi cinayet değil, bölgesel dengelerin domino etkisiyle çökmesi anlamına gelir.
İsrail içindeki aşırı sağcı odaklar, barışı “devlete ihanet” olarak görebilir. Bu durumda bir suikast, sadece Netanyahu’yu değil, Trump’ın barış planını da hedef alabilir.
Türkiye’nin garantör rolü bu noktada kritik hale geliyor. Ankara, olası sabotaj senaryolarına karşı hem istihbarat hem diplomatik kanallarda aktif bir pozisyonda.
Çünkü artık “Gazze’de bina yapmak kolay, barışı korumak zor.”
Türkiye, sahadaki teknik gücüyle değil, barışı sabote edecek girişimleri deşifre etme kapasitesiyle fark yaratıyor.
Sonuç: 1948’in İsrail’i Değil, 2025’in Türkiye’si
Bugün sahnede artık “1948’in İsrail’i” yok.
Ama karşısında da “Eski Türkiye” yok.
Ankara, hem askeri hem diplomatik akılla barışı garanti altına alabilecek tek aktör konumunda.
Netanyahu’nun kaderi, İsrail’in geleceği kadar Ortadoğu’nun barış umudunu da belirleyecek.
Ve tarih bir kez daha aynı soruyu fısıldıyor:
“Bu kez barışı kim öldürecek?”
✍️ Yazar: Analiz Vakti Haber Ekibi


