Cuma Hutbesinden Kritik Uyarı: Kamu Malına El Uzatanlar ve Liyakatsizler Cehennemliktir!
Bugün Türkiye genelindeki camilerde okunan Cuma hutbesinde, toplumsal vicdanı derinden yaralayan ve İslam dinine göre en büyük günahlar arasında sayılan konulara dikkat çekildi. Hutbede, liyakate ve kamu malına riayet etmeyen, vatanına ihanet eden, adam kayıran ve devletine zarar verenlerin akıbetinin cehennem olduğu net bir dille ifade edildi.
Şehitliğe Engel Olan Günah: Kamu Malından Çalınan Hırka
Konunun ehemmiyetini vurgulamak için verilen örnek, Hayber’in fethine dayanıyor. Sahabiler, savaşta canlarını feda eden şehitleri anarken, adı geçen bir kişi hakkında Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
“Hayır! Ben onu kamu malından çaldığı bir hırka ile cehennemde gördüm.”
Bu hadis-i şerif, kamu hakkını çiğnemenin, Allah yolunda canını feda eden bir kimsenin dahi şehitlik mertebesine ulaşmasına engel olacak kadar büyük bir günah olduğunu gözler önüne sermektedir.
Kamu Hakkı Allah’ın Hakkıdır: Tüyü Bitmemiş Yetimin Vebali
Hutbede, kamu hakkının sıradan bir hak olmadığı, doğrudan doğruya ‘Hukukullah’, yani Allah’ın hakkı olduğu ve O’nun bizlere bir emaneti olduğu vurgulandı. Bu emanete sahip çıkmak, Müslüman olmanın temel gereklerinden biridir. Kamu hakkına ihanet etmek, yalnızca bir haksızlık değil, aynı zamanda büyük bir zulümdür.
Kamu malı, bir milletin tüm fertlerinin ortak menfaat alanıdır ve hiç kimsenin bu mallar üzerinde şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunma hakkı yoktur. Bu malda sadece bugün yaşayanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin ve bütün ihtiyaç sahiplerinin hakkı vardır.
Kur’an-ı Kerim’deki ‘Gulûl’ Uyarısı: İhanetin Cezası Kıyamet Günüdür
Kur’an-ı Kerim’de ‘Gulûl’ olarak isimlendirilen hazine, kamu, belediye, vakıf ve dernek mallarına el uzatmak, insanı dünyada zillete, ahirette ise büyük bir azaba sürükleyen ağır bir vebaldir. Yüce Rabbimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır:
“…Kim, kamu malına ihanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı, boynuna asılı olarak gelir…” (Âl-i İmrân, 3/161)
Günümüzdeki Kamu Hakkı İhlalleri Nelerdir?
Hutbede, günümüzde sıkça karşılaşılan kamu hakkı ihlallerine de değinildi:
- Hazineye, vakıflara, derneklere veya kamu kurumlarına ait malları zimmete geçirmek, işgal etmek veya gayr-i meşru kazanç sağlamak.
- Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak.
- Kamuya ait işleri bilinçli olarak yavaşlatmak veya aksatmak.
- Verilen görevleri layıkıyla ve zamanında yerine getirmemek.
- Kamu hizmeti sunarken insanlar arasında ayrımcılık yapmak, tanıdıklara öncelik tanımak (adam kayırmak).
- Mesai saatleri içinde şahsi işlerle meşgul olmak.
- Yapılan iş karşılığında alınan maaştan başka, hak edilmeyen ücretler veya menfaatler talep etmek.
Peygamber Efendimiz’den Net Uyarılar: Liyakat ve Emanet Bilinci
Bu tür davranışların büyük bir günah ve harama el uzatmak olduğu, Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) uyarılarıyla pekiştirildi. Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır:
“Hiç kimse hakkı olmayan bir karış toprağı bile almasın! Eğer alırsa, kıyamet gününde Allah yedi kat yeri onun boynuna dolar.”
Aynı şekilde, bir görev karşılığında alınan ücret dışındaki her türlü menfaatin emanete hıyanet olduğu şu sözlerle ifade edilmiştir:
“Bir kimseyi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak ona bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey emanete hıyanettir.”






















