Zaten hırçındı ama şimdiki halleri öyle böyle değil. Bunun iki sebebi var. İçine düştükleri afişe olma çaresizliği ile Özgür Özel’in cahil ve acemi tavırları, söylemleri. Hayat öyle bir gelişti ki onları büyük bir açmaza soktu. Artık zemin ayaklarının altından kaymaktadır. ‘Son umut’ olarak sarıldıkları ve ‘Atatürk’e eşdeğer’ gördükleri İmamoğlu’nun foyasının dökülmesi onları büyük bir çaresizliğin içine itti. Bu çaresizlikle canhıraş bir süreci başlattılar. Kısa ‘normalleşme’ hevesleri rafa kaldırılıverdi.
En büyük korkuları İBB ekibi hakkındaki soruşturmalar. Biliyorlar oradan ne turplar dökülecek ortaya. Bu acayip bir gaz sancısı yaratıyor. Olayın sıcaklığı ile ‘bu iyi oldu biz de bu selden kütük kapalım’ düşüncesiyle yanlarına koşan diğer muhalefet partileri bile ortaya çıkan gerçekler karşısında temkinli davranmaya çalışır oldu. Artık Sözcü ve Halk TV’de fazla görünmenin yarar değil, zarar getirdiğini anladılar.
Buna ilaveten tabi ki Türkiye’nin yeni başarıları.
En başta Suriye’deki gelişmeler. Esad’ın çöküşü. Trump’ın bu konuda söyledikleri. İsrail’e Türkiye ile ilgili ayar vermesi.
Terörsüz Türkiye girişimi. YPG’nin havlu atması. PKK’nın da bunu yapmasının kapıda olması. Öcalan, PKK’yı kurdurup besleyenlerden umut olmadığını kavradı ve Türkiye’nin yanında olmanın gerektiğini fark etti. Bunu da örgüte izah etti. Şimdi sıra, buna aklı ermeyenlerin de dizginlenmesinde.
Ekonomik programın istikrarlı uygulanması ve bunun sonuçlarının olumlu olacağı sinyallerinin gelmeye başlaması. Dünyanın gözünün Antalya Diplomasi Forumuna çevrilmiş olması. Buradaki büyük başarı.
Bu gelişmeler başta CHP olmak üzere tüm muhalefeti panikletti. Gelecek seçimi değil kazanmak, büyük bir hezimetle karşılaşma korkusu sardı. Bakmayın siz ‘anketlerde CHP oy kazandı’ masalına. Mezarlıkta türkü söylemek bu. Yolsuzluktan oy mu kazanılırmış. Öyle olsaydı boykotları tutardı. Yaptıkları sokak eylemleri ve mitinglere katılım sayılarını ve topladıkları imzaları aşırı abartmazlardı.
Hukuksal bir süreci, iktidarın suçu gibi göstermeye çalışmak gibi acayip bir durum ortaya çıktı. Yargıya savaş açmayı ve günü kurtarmayı seçtiler. Güneş balçıkla sıvanmaz. Neyin ne olduğu yakında ayan beyan anlaşılır.
Bu durum Özgür Özel ve diğer CHP sözcülerinin söylemlerine de yansıdı. Yolsuzlukları savunmak için akla mantığa uymayan nelere başvurdular. Kendileri, bütün emperyalist mahfillere ‘destek’ için’ yalvar yakar olurken, Trump onore edici sözler söyledi diye Cumhurbaşkanımızı ‘mandacı, cuntacı’ ilan etme saçmalığına vardılar. Emperyalist darbeye direnmiş birini. Askeri vesayeti sonlandırmış, ülkesinin çıkarları için en güçlü emperyalist devletlerle cebelleşmiş birini.
Yavaş yavaş finale yaklaşıyoruz. Her türlü pis işlerini ‘iktidar gelsin de’ düşüncesiyle biat ve iman etmiş kitlelerinin içine saklama çabaları sonuç getirmeyecek. Gerçeklerle ve suçlarıyla er geç yüzleşecekler. Mukadderattan kaçılmaz.


